T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1654 KARAR NO : 2026/206 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ EK KARAR TARİHİ : 23/10/2025 NUMARASI : 2025/48 D.İş DAVANIN KONUSU : İhtiyati Tedbir KARAR TARİHİ : 06/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 06/02/2026 İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 23/10/2025 tarih 2025/48 Değişik İş sa…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1654 KARAR NO : 2026/206 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ EK KARAR TARİHİ : 23/10/2025 NUMARASI : 2025/48 D.İş DAVANIN KONUSU : İhtiyati Tedbir KARAR TARİHİ : 06/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 06/02/2026 İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 23/10/2025 tarih 2025/48 Değişik İş sayılı kararının Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir talep eden vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP : İhtiyati tedbir isteyen vekili, müvekkilinin 1993 yılından bu yana pet ekipmanları sektöründe gerçekleştirdiği faaliyetleri ile ülkemizin bu sektördeki lider kuruluşları arasında yer aldığını, müvekkilinin 2007/67967 numara ile tescilli resun markasının sahibi olduğunu, 2025/002519 numaralı markanın da başvuru sahibi olduğunu, söz konusu markaların mal ve hizmetlerin uluslararası sınıflandırılmasına ilişkin tebliğin 070 11, 19 ve 35. Sınıfları kapsamakta olduğunu özellikle akvaryum filtreleri, filtre - motor kombinasyonları, havalandırma filtreleri vb. Emtialar bakımından tüketiciler nezdinde belirli bir ayırt edicilik seviyesine ulaştığını, aleyhine tespit talep edilen şirketin müvekkiline ait yasal olarak tam korumaya haiz olan ... +şekil markaları ile açıkça iltibas yaratacak şekilde birebir aynı marka ve kutu dizaynına havi ürünleri kaçak yollar ile Türkiyeye soktuğunu ve satışa arz ettiğinin taraflarınca tespit edildiğini, bu tespitin yapılabilmesinin sebebi ise söz konusu şirketin yaklaşık 10 yılı aşkın süredir müvekkili şirketi ile ticari ilişki içerisinde olması ve tespit konusu resun markalı ürün alışverişi yapmasından kaynaklandığını, karşı tarafın en son resun markalı ürünlerden 04/10/2024 tarihinde sipariş verdiğini ancak yapılan araştırmada karşı tarafın aldığı ürün sayısının çok üzerinde satış yaptığının görüldüğünü, müvekkili şirketin bu şüphe üzerine .... internet sitesi üzerinden sipariş verdiğini ve gelen ürünlerin açılması üzerine gelen ürünlerin müvekkili şirketi ile bağlantısı olmayan bir şirketten getirtildiğinin anlaşıldığını, davalının adresinde keşif yapılarak, müvekkili şirket dışı ithal edilen resun markalı her türlü ürünün ve bu ürünlerin kaç adet olduğunun tespitini, karşı taraf eylemlerinin müvekkilinin marka hakkına tecavüz, haksız rekabet ve suiniyet teşkil edip etmediği, karşı tarafın bu faaliyetlerinden dolayı müvekkili şirketin zarar görüp görmeyeceği, karşı tarafın .... marka kaçak ürünlerden kaç adet ithal ettiğinin tespitini, karşı taraf adresinde bulunan .... markalı kaçak ürünlerin toplatılmasını ve satışının önlenmesi yönünde tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde,. aleyhine tespit istenenin iş yerindeki ürünlerin üretici firması .... şirketi olduğu, ithalatçısının ise ... Şti. olduğu, paralel ithalat şartlarının oluştuğu ve marka hakkının tükenmesi söz konusu olduğu gerekçeleriyle ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir. Karara karşı talep eden vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Talep eden vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesince paralel ithalatın koşullarının gerçekleştiğini ve marka hakkının tükendiğini kabul edilmiş ise de, mahkeme kararına dayanak kararların maddi vakıalarla uyumlu olmadığını, her uyuşmazlığın kendi somut koşullarında değerlendirilmesi gerektiğini, talep eden şirketin yalnızca tek yetkili distribütör değil aynı zamanda 2007 yılından beri ... markasının Türkiye’de tescilli sahibi olduğunu, .... markalı ürünlerin yirmi yılı aşkın süredir Türkiye’de yalnızca talep eden şirket tarafından satışa sunulduğu ve markanın bilinirliğinin tamamen talep eden şirket yatırımları ve tanıtım faaliyetleri sonucunda oluştuğunu, buna karşın tedbir talebi yöneltilen karşı tarafın, malları ithal ettiği .... şirketinin asıl üretici ...şirketinin yetkili bayi/toptancısı olmadığını, .... ile .... arasında hiçbir ticari bağ bulunmadığını ve ....’nun talep eden şirketle hiçbir hukuki-ticari ilişkisi olmadığını, talep eden şirketin.... tarafından açık şekilde ülkesel marka sahibi ve tek koruma yetkilisi olarak yetkilendirildiğini, bu yetki kapsamında paralel ithalatı engelleme hakkının da bulunduğunu, paralel ithalatın en temel koşulu olan “ürünlerin yasal yollarla temin edilmesi” şartının somut olayda araştırılmadığını, dosyada ....’nun ürünleri nasıl temin ettiğine ilişkin hiçbir belge bulunmadığını, mahkemenin bu hususu incelemeden karar verdiğini, bunun yanında karşı tarafın talep eden şirketle 10 yılı aşkın süredir .... markalı ürünler bakımından ticari ilişki içinde olduğunu, markanın talep eden şirket tarafından tescilli olduğunu ve yalnız talep eden şirket tarafından piyasaya sürüldüğünü bilmesine rağmen, markanın uzun yıllar boyunca talep eden şirketin çabasıyla sektörel düzeyde güçlenmesini bekledikten sonra hukuka aykırı şekilde piyasaya ürün sunarak haksız yararlanma amacıyla hareket ettiğini ve kötü niyetli olduğunu, TMK m.2 uyarınca kötü niyetin hukuk düzeni tarafından korunamayacağını, tüm bu hususların mahkemece göz ardı edilerek eksik inceleme ile “tedbir talebinin reddi” yönünde hüküm kurulmasının usule, yasaya ve hakkaniyete aykırı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak HMK 353/1-b-2 uyarınca .... kaynaklı ....markalı ürünlerin toplatılması ve satışının durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir. GEREKÇE: Talep; ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle istemin reddine karar verilmiştir.Tedbir talep eden vekili, istinaf dilekçesinde tedbir talebinin reddine dair kararın kaldırılarak, tedbir taleplerinin kabulü ile karşı tarafa ait işyerinde bulunan ... markalı ürünlerin toplanması ve satışının önlenmesine karar verilmesini istemiş ise de dosya kapsamında toplanan delillerden talep konusu ürünlerin karşı taraf şirket tarafından paralel ithalat yoluyla yurda ithal edildiğine dair belgeler sunulduğu, paralel ithalat yoluyla markalı orjinal ürünlerin ithal edilmesi halinde Türkiye'de tescilli marka sahibi kişinin veya gerçek hak sahibinin orjinal markalı ürünleri ithal edip pazarlayan kişileri engelleyemeyeceği, marka sahibi ile Türkiye'de faaliyet gösteren tek satıcı şirket arasında tek satıcılık sözleşmesi bulunması durumunda dahi paralel ithalat yoluyla ithal edilen malların satışının marka hakkına tecavüz olarak değerlendirilemeyeceği (Bkz: Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 16.04.2015 tarih 2014/15689 Esas 2015/5363 Karar sayılı ilamı), bu haliyle mevcut delil durumu itibariyle karşı taraf şirketin sunduğu paralel ithalata ilişkin belgeler itibariyle tedbir uygulanabilmesi için aranan yaklaşık ispat şartının mevcut olmadığı, paralel ithalat şartlarının gerçekleşmediğine ve karşı tarafın kötü niyetli davranışlarda bulunduğuna dair iddiaların yargılamayı gerektirdiği, gerek 6100 sayılı HMK'nın 389 ve devamı maddeleri gerekse 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 159. maddesi uyarınca söz konusu tedbir talebinin reddine ilişkin olarak verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir. İstinaf kanun yoluna başvuran ihtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, ihtiyati tedbir isteminin reddine ilişkin kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince tedbir talep eden vekilinin yerinde olmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati tedbir isteyen yönünden istinaf karar harcı olan 1.206,00 TL'den peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 590,60 TL'nin ihtiyati tedbir isteyenden alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati tedbir isteyenin yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 06/02/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.