4. Hukuk Dairesi 2021/18903 E. , 2023/13068 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulü/ davalının istinaf başvurusunun kabulüne Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hük
**4. Hukuk Dairesi 2021/18903 E. , 2023/13068 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulü/ davalının istinaf başvurusunun kabulüne Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 01.02.2015 günü Denizli adresinde kiracı olan müvekkili şirketin iş yerinde aşırı rüzgardan dolayı naylon çuval takılarak tellerin birbirine temas etmesi ve şaseden kopan hattın altındaki telefon direğine dolanıp yanması ile telefon tellerinin yüksek voltajlı elektrik yükleyerek bilgisayarları tutuşturması sonucu çıkan yangında toptan gıda deposunun alevler içinde kaldığını, müvekkilinin binayı ve emtiayı davalı ... şirketine sigortalattığını, Denizli 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/8 D.İş sayılı dosyasında aldırılan bilirkişi raporuna göre müvekkili şirketin 488.903,13 TL ürün, 4.782,00 TL demirbaş olmak üzere toplam zararının 456.853,82 TL olduğunun tespit olunduğunu, yapı hasarı bedelinin ise 474.058,00 TL olarak tespit edildiğini, davalı ... şirketinin müvekkili şirkete ait depoda 01.02.2015 tarihinde çıkan yangında meydana gelen hasarı kabul ettiğini ve 13.07.2015 tanzim tarihli ibraname gereğince 127.438,07 TL tutarında kısmi ödeme yaptığını, davalı sigortanın 07.10.2015 tarihinde düzenlenen ibranameye istinaden 511.312,08 TL'lik ek hasar tazminat bedelini ödemeyi taahhüt ettiğini ve 15.10.2015 tarihinden 511.312,08 TL ek hasar tazminat bedelini ödediğini, müvekkili şirketin davalı sigortadan yanan ve ıslanan mallarının KDV bedelini talep ettiğini, 14.01.2016 tarihinde düzenlenen ibranameye istinaden 35.776,54 TL KDV tutarının davalı ... şirketi tarafından müvekkili şirkete ödendiğini, davalıdan 930.911,82 TL ve bu tutarın KDV'si olarak alacakları bulunduğunu davalının ise toplamda 674.526,69 TL ödeme yaptığını, bu ödemenin 35.776,54 TL'lik kısmının KDV ödemesi olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ürün zararı ve demirbaş eşya bedeli olarak 1.000,00 TL, yapı hasar bedeli olarak 9.000,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL zararın davalı ... şirketinden temerrüt tarihinden itibaren uygulanacak reeskont faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 03.12.2018 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini toplam 341.976,22 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın meydana gelen yangın hasarına ilişkin müvekkil şirket tarafından yapılan ödemeler düşüldükten sonra bakiye zararın 292.161,67 TL olduğunu açıkça belirttiğini, buna rağmen davayı belirsiz alacak davası olarak açmakta hukuki yararın bulunmadığını, eksper tarafından düzenlenen raporlara göre tespit edilen toplam 674.526,69 TL tutarındaki hasarın davacıya ibraname mukabilinde ödenmek suretiyle müvekkili şirketin poliçeden doğan sorumluluğunu yerine getirdiğini, davacı tarafından da ibra edildiğini beyan ederek davanın usulden reddine, her halükarda müvekkili şirketin poliçeden kaynaklı tüm sorumluluğunu yerine getirdiği açık olduğundan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafa 01.02.2015 tarihinde 674.526,69 TL ödeme yapılmış ve bu ödeme nedeniyle sigortalı tarafından, sigorta şirketinin kayıtsız ve şartsız kesin olarak ibra edildiğini belirtmiş ise de gerçek anlamda ibranameden söz edebilmek için tazmin edilecek miktar ile buna karşılık alınan meblağ arasında açık oransızlığın bulunmaması koşulu olduğu, anılan belgenin ibraname değil ancak makbuz niteliğinde olduğu, ibranamenin verildiği tarih gözönünde tutularak gerçek zararın uzman bilirkişiler aracılığı ile saptanması suretiyle belirleneceği, somut olayda gabinin unsurlarının gerçekleştiği, kaldı ki ibranamelerde davacı tarafından fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğu, davalı ... şirketi tarafından 674.526,69 TL tazminatın 14.01.2016 tarihinde ödenmiş olduğu, yapılan hesaplamalarda eksik sigorta bedelinin düşülmüş olduğu, davaya konu binada yapı-inşaat ve elektrik hasar bedelinin 505.562,14 TL olduğu, ürün ve demirbaş zararının 492.630,36 TL olmak üzere toplam zararının 998.192,50 TL olduğunun tespit edildiği ve davalı ... şirketi tarafından ödenen 674.526,69 TL'nin mahsup edildiğinde davacının bakiye zararının 323.665,81 TL olduğu, davalı ... şirketinin bakiye zararlar yönünden ödeme tarihi itibariyle temerrüde düştüğü anlaşıldığından bu tarihten itibaren işin niteliği, tarafların tacir olması nedeniyle ticari reeskont faizi uygulandığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile 323.665,81 TL tazminatın davalı ... şirketinden temerrüt tarihi olan 14.01.2016 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu yangın hasarına ilişkin olarak sigortalı binada meydana gelen zarar tespit edilirken davacının tazminat talebinin olmadığını ikrar ve kabul etmiş olduğunu, ürün ve demirbaş hasarının bütün hesaba dahil edilmiş olmasının hatalı olduğunu, müvekkili şirket tarafından dava konusu hasar bedelinin davacıya dava öncesinde ödenmiş olduğundan haksız ve mükerrer talepleri içeren davanın reddi gerektiğini, 01.02.2015 tarihinde davacıya yangın nedeniyle meydana gelen maddi hasar tazminatı olarak toplam 674.526,69 TL ödeme yapıldığını, bu nedenle müvekkilinin poliçeye ilişkin herhangi bir sorumluluğunun almadığını, davacı vekilinin yapılan keşif sırasında ürün zararından kaynaklanan tüm hasarın karşılandığını, taleplerinin yapı hasar bedeline ilişkin olduğunu belirttiğini, emtia/ürün zararına ilişkin müvekkili tarafından yapılan ödemenin ikrar ve kabul edilmiş olmasına rağmen bilirkişilerin binaya ilişkin zararı belirlerken ürün zararını da hesaplama katmış olmasının hatalı olduğunu, bilirkişilerce yapı hasar bedeline ilişkin hesap edilecek tutardan müvekkili şirket hasardan bina hasarına ilişkin ödenen 225.056,14 TL'nin tenzil edilmesi gerektiğini, tespit dosyasından alınan bilirkişi raporu referans alınarak toplam bir hesap yapılıp bu hesaptan da müvekkili şirket tarafından ödenen miktarın tenzil edilmesi ile bakiye yapı hasarından bahsedilemeyeceğini, sigortalı taşınmazın bir katlı betonarma karkas yapı sisteminde iş yeri olarak kullanılmakla mevcut binada iki ayrı iş yeri bulunduğunu, sigortalı alanın davacının kullanımında olan 3/A kapı numarasına sahip alan olup, 3/B kapı numarası ile gösterilen alanın ise Yağmur Gıda A.Ş tarafından kullanıldığını, bilirkişiler tarafından yapı hasarı yapılırken davacıya ait 3/A kapı numarasına ait olduğu alanlar dışında 3/B kapı numarası ile gösterilen alanlara ilişkin hesaplama yapılmış olmasının hatalı olduğunu, 3/B numarası ile gösterilen alanlar poliçeye dahil olmadığından bu alana ilişkin taleplerin teminat dışında olduğunu ve hesaplamaya dahil edilemeyeceğini, mahkemece iş bu davaya konu olay nedeniyle sigortacı tarafından Yağmur Gıda A.Ş'ye ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulmuş olmasının hatalı olduğunu, Yağmur Gıda A.Ş'ye ödeme yapılması durumunda söz konusu ödemelerin tazminattan düşülmesi gerektiğini. mahkemenin salt bilirkişi raporunu esas olarak hükme varmasının gerekçe olarak kabul edilemeyeceğini, mahkeme kararının gerekçesiz olması sebebiyle adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini, yukarıda açıklanan ve resen tespit edilecek nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek yeniden hüküm kurulması gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekili Avukat ...'ün 27.02.2017 tarihli keşif sırasında alınan imzalı beyanında, "meydana gelen yangın nedeniyle müvekkil şirketin mallarında oluşan tüm zarar davalı ... şirketi tarafından karşılandığı ancak binada meydana gelen yapı hasarı karşılanmamıştır. Davamız zarar gören malların bedeline ilişkin olmayıp zarar gören binanın yapı hasarına ilişkindir." şeklinde beyanda bulunduğu, davacı vekilinin dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak ürün zararı ve demirbaş eşya bedeli olarak 1.000,00 TL, yapı hasar bedeli olarak da 9.000,00 TL talep ettiği hususu dikkate alınarak davacı vekilinin bu şekildeki imzalı beyanı ile yapı hasarına ilişkin olarak talebini sınırladığı ve azalttığı, gözetilmeden talebi aşar şekilde karar verilmesi hatalı olup davalının bu yöne ilişkin istinaf talebinin yerinde olduğu, sigorta poliçesinin davacının iş yerinde kullandığı 3/A bölümü için yapıldığını iddia etmiş ise de, 01.07.2015 tarihli sigorta ekspertiz kesin raporunda teminat dışı genel toplam olarak belirtilen 511.312,08 TL bedel içerisinde raporda bina 3/B bölümünde meydana gelen zarara ilişkin hesaplamanın da yapıldığı, davalı tarafın bu hesaplamaya raporda teminat dışı kaldığı belirtilen 511.312,08 TL'yi davacı tarafa 07.10.2015 tarihli ibraname ile ödediği, davalı tarafça bina için eksik sigorta yapıldığı iddiasının tüm bina bedeli için değerlendirme yapılarak bulunduğu, sigorta poliçesinde binanın davacının kullanımında olan bölüm için sigorta yapıldığına dair özel bir ibareye yer verilmediği hususları birlikte değerlendirildiğinde davalı vekilinin bu yöndeki istinaf taleplerinin yerinde olmadığı, Yağmur Gıda A.Ş'nin de aynı iş yeri için sigorta yaptırdığı, bu nedenle davacıya ödenecek bedelden varsa Yağmur Gıda A.Ş'ye ödenecek sigorta bedelinin düşülmesi gerektiği istinaf nedeni olarak ileri sürülmüş ise de aynı iş yeri için iki ayrı sigorta poliçesi yaptırılmasında hukuki bir engel bulunmadığı gibi davacıya ödenecek sigorta bedelinin belirlenmesinde dava dışı üçüncü kişiye başka bir sigorta tarafından ödenecek bedelin dikkate alınmasının mümkün olmadığı, öte yandan davacı tarafça dosyaya sunulan Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/1348 Esas, 2019/1303 Karar sayılı kararında da Yağmur Gıda A.Ş'ye sigorta şirketi tarafından yapı hasar bedeli olarak bir bedelin ödendiğinin belirtilmediği hususları birlikte değerlendirildiğinde davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talebinin de yerinde olmadığı, davacı vekilinin 27.02.2017 tarihli keşif sırasındaki beyanı dikkate alınarak davacının talebinin eksik ödenen hasar yapı bedeline ilişkin olduğunu belirtip bu bedele hasrettiğini açıkladığı, bu talebini 03.12.2018 tarihli ıslah dilekçesiyle 10.000,00 TL olarak belirtip 341.976,22 TL'ye ıslah ettiği, davalının ıslaha karşı itiraz dilekçesinde bu hususa itiraz etmediği, bu nedenle davacı tarafın yapı hasar bedeli talebi olarak açıkladığı davasını 341.976,22 TL'ye ıslah ettiği kabul edilmiş olup, davalı tarafça 01.07.2015 tarihli sigorta ekspertiz kesin raporunda bina 3/B zemin kat yapı hasar bedeli olarak 217.310,42 TL + bina 3/A bodrum kat yapı hasar bedeli olarak 7.745,71 TL olmak üzere belirtilen toplam 225.056,14 TL yapı hasar bedelinin davalı tarafça davacıya 07.10.2015 tarihli ibraname ile ödendiği, denetime elverişli hükme esas alınan 24.04.2019 tarihli bilirkişi raporunda da yapı hasar bedelinin 505.562,14 TL olarak belirtildiği anlaşılmakla, davalı tarafça davacıya eksik ödenen yapı hasar bedelinin ve davacının davalıdan talep edebileceği miktarın (505.562,14-225.056,14 TL) 280.506,00 TL olduğu gerekçesiyle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) inci alt bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davacının eksik ödenen yapı hasar bedeline ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 280.506,00 TL tazminatın temerrüt tarihi olan 14.01.2016 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Denizli 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 18.02.2015 tarihli 2015/8 D.İş dosyasında alınan bilirkişi raporunda toplam ürün zararının 456.853,82 TL ve yapı hasarı bedelinin 474.058,00 TL olarak tespit edildiğini, keşif esnasında davalı ... şirketinden ödeme alındığı hususunun yanlış anlaşıldığını, bilirkişi tarafından tespit edilen rakamdan tekrar düşüm yapıldığını, davalı ... şirketinin kendi bulduğu ekspertize hazırlattırdığı rapora göre ödeme yaptığından bu ödemeler yerel mahkeme tarafından alınan bilirkişi raporlarında mahsup edilerek alacağın belirlendiğini, bu nedenle mükerrer talebin söz konusu olmadığını, Yağmur Gıda A.Ş.'nin sadece kendi bina içindeki ürünlerini sigortalattığını binayı sigorta ettirmediğini, bu hususun raporlarda incelendiğini belirtmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının kiracısı olduğu, davalı tarafından iş yeri ekstra sigorta poliçesi ile sigortalanan işyerinde meydana gelen yangın sebebiyle eksik ödenen sigorta bedeli istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1401, 1409, 1453 ve 1459 uncu maddeleri, Yangın Sigortası Genel Şartları, 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçeler ile davacı vekilinin keşif sırasında imza altına alınan beyanına, davacı tarafından kullanılan taşınmazın alanının tereddüte yer bırakmayacak şekilde tespit edilmesine göre karar usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacı ve davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05. 12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.