21. Hukuk Dairesi 2018/6176 E. , 2019/6761 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, Kurum tarafından gönderilen ödeme emirlerinin iptaline, borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi. KARA
**21. Hukuk Dairesi 2018/6176 E. , 2019/6761 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, Kurum tarafından gönderilen ödeme emirlerinin iptaline, borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi. KARAR Dava, ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, Dairemiz 27/03/2017 tarih 2017/850 E 2017/2428 K sayılı bozma ilamı sonrası davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de varılan bu sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamıştır. Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacı adına düzenlenen davaya konu prim borçlarına ilişkin ödeme emirlerinin 2008/4-2009/7 dönemine ilişkin olduğu, ticaret sicil kayıtlarına göre, davacının dava dışı borçlu limited şirkette 06/02/2009- 11/05/2009 tarihleri arasında hissedar olduğu, anlaşılmaktadır. Davanın yasal dayanağı ise 506 sayılı Kanun'un 80, 5510 sayılı Kanun'un 88 ve 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesi olup, davadaki sorunun bu maddeler ile birlikte değerlendirilerek çözüme kavuşturulması gerektiği ortadadır. 5510 sayılı Kanun'un yürürlük süresiyle ilgili 108/1-c maddesinde, Kanun'un 88. maddesinin 01/07/2008 tarihinde yürürlüğe gireceği belirtilmiştir. Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanun'un 80/12. maddesinde sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın birinci fıkrada belirtilen süre içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen kamu kurum ve kuruluşlarının tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri mesul muhasip, sayman ile tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici ve yetkililerinin kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları, 5510 sayılı Kanun'un 88/20. maddesinde de Kurum'un sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanun'da belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcilerinin Kurum'a karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları bildirilmiştir. 5510 sayılı Kanun'un 88/20. maddesi 506 sayılı Kanun'un 80/12. maddesinden farklı olarak, tüzel kişiliği haiz işverenlerin üst düzeydeki yönetici ve yetkilileri yanında, şirket yönetim kurulu üyelerini de sorumlu tutmaktadır. Uyuşmazlığın çözümü için 6183 sayılı yasanın 35. maddesinin değişiklikleri ile birlikte incelemek gerekir. 6183 Sayılı Yasanın 35. maddenin İlk Halinde; "Limitet ortaklıkların ödenmiyen ve tahsil imkânı bulunmıyan âmme borçlarından dolayı ortaklar vazettikleri veya vaz'mı taahhüt eyledikleri sermaye miktarında doğrudan doğruya mesul ve bu kanun hükümleri gereğince takibata tabi tutulurlar." hükmü düzenlenmiş olmakla devam eden süreçte 6183 sayılı Yasa'nın 35. maddesinde, ( Değişik madde: 22/07/1998 - 4369/21. m. ) limited şirket ortakları ( Değişik ibare: 04/06/2008 - 5766 S.K./3. m. ) şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar. (Ek fıkra: 04/06/2008 - 5766 S.K./3. m.) Ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahıslar devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur. (Ek fıkra: 04/06/2008 - 5766 S.K./3. m.) Amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahıslar, amme alacağının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur. Somut olayda, davacının dava dışı borçlu limited şirkette Karasu Noterliğinin 06/02/2009 tarih ve 1217 yevmiye nolu hisse devir sözleşmesiyle şirket hissedarı olduğu ve Karasu Noterliğinin 11/05/2009 tarih ve 3355 yevmiye nolu hisse devir sözleşmesiyle şirket hisselerinin tamamını şirket dışından Volkan GÜNERMELİKOĞLU'na devrettiği, anlaşılmaktadır. Davacının sorumluluğunun hukuki dayanağı 6183 sayılı Kanun'un limited şirket ortağının amme borçlarından sorumluluğunu düzenleyen 35'inci maddesidir. Yapılacak iş; 6183 s. Yasa 35/2. maddesindeki "Ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahıslar devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur." hükmü gereği davacının 06/02/2009 tarihinde hisse devralan şahıs olarak sorumluluğunu belirlemekten ibarettir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yanılgılı değerlendirme ile hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 11/11/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.