3. Hukuk Dairesi 2015/13625 E. , 2016/8535 K. "İçtihat Metni" Y A R G I T A Y İ L A M I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dilekçesinde; dava
**3. Hukuk Dairesi 2015/13625 E. , 2016/8535 K.** **"İçtihat Metni"** Y A R G I T A Y İ L A M I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dilekçesinde; davaya konu edilen taşınmazın davacının tasarrufunda olduğunu, söz konusu taşınmaz üzerinde davacıya ait asma ve badem ağaçları bulunduğunu, 14.08.2013 tarihinde burada bulunan ve davalı kuruma ait olan Enerji Nakil Hattından kaynaklı çıkan yangın neticesinde davaya konu taşınmazın 1.226,60 m2'lik kısmında bulunan 60 adet asma, 1 adet kayısı, 3 adet nar, 4 adet badem ağacının %80 oranında gövde üzerinden tamamen yandığını, meydana gelen olayda davacıya atfedilebilecek bir kusur bulunmadığını, yaptırılan delil tespiti ile zarar miktarının tespit edildiğini belirterek, fazlaya dair talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile toplam 6.900,00 TL'lik zarar bedelinin zarar tarihi olan 14.08.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde;davalının yokluğunda yaptırılan delil tespiti ve alınan bilirkişi raporlarını kabul etmediklerini, davacının iddialarının soyut olduğunu, meydana gelen yangın olayının davalı kuruma ait Enerji Nakil Hattından kaynaklandığına dair dosya kapsamında bir delil ve emare bulunmadığını, ispat yükünün davacıda olduğunu,yangının farklı nedenlerle çıkmış olabileceğini,meydana gelen olay nedeniyle davalıya atfedilebilecek bir kusur bulunmadığını, nitekim nedensellik bağı bulunmadığını, davacının koruyucu tedbirleri almadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece; davanın kabulü ile; 6.900,00 TL tazminat alacağının 14.08.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş,hüküm süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Uyuşmazlık, yangının davalıya ait elektrik tesisinden çıkıp-çıkmadığı noktasında toplanmaktadır. Kanunda aksi öngörülmedikçe kural olarak herkes iddiasını ispatla yükümlüdür. HMK'nın 190. maddesi gereği "ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. .../... -2- Somut olaya gelince; dosya kapsamında yer alan ve yangın tarihi olan 14.08.2013 tarihinden 6 gün sonra Kocaköy Belediye Başkanlığı itfaiye amiri tarafından düzenlenen 20.08.2013 tarihli yangın raporunda yangının nasıl çıktığına dair bir bilginin yer almadığı, yine olay tarihi olan 14.08.2013 tarihinde iki ziraat mühendisi tarafından düzenlenen tutanakta da yangının çıkış nedenine dair bir bilginin yer almadığı anlaşılmaktadır. Dosya kapsamında da yangın olayının nasıl çıktığını bilen ve gören herhangi bir tanık beyanının bulunmadığı da sabittir. Mahkemece yapılan keşif neticesinde alınan 30.01.2015 tarihli elektrik bilirkişi raporu incelendiğinde ise; 14.08.2013 tarihinde meydana gelen olayla ilgili havai hattın fazlarının şiddetli rüzgar sonucu birbirine temas etmesi sonucu faz-faz çakışması olduğu ve bu olay sonucu kıvılcım atmış olabileceği kanaatinin oluştuğu,oluşan ark ve kıvılcım sebebi ile direğin bulunduğu alandaki kuru otların ve bahçe etrafındaki kuru ağaçların tutuşup yangına sebebiyet verebileceği kanaati oluştuğu, hattın bakımsız olmasının tellerin mukavemetini zamanla düşürebileceği gibi zayıf noktalar oluşturmasının mümkün olduğu, travers üzerinde bulunan izalatörlere yapılan havai hat bağlantısının gevşek olması sonucu herhangi bir rüzgar, yağmur, dolu vb. bir doğa olayında hattın kopması veya bağın gevşekliğinden sehim kaybının oluşması veya izalatörlerden bağlantısının kopup fazların çarpışması veya bir fazın demir traverse çarparak kıvılcım oluşturmasının mümkün olduğu, olay tarihi ile bahçe içinde ve dışında kuru otlar ile ağaçların olmasının muhtemel olduğu ve buradan meydana gelebilecek elektrikten kaynaklanan yangınlarda asli kusur olarak davalı kurumun tamamen sorumlu olduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır. Dosya kapsamında yer alan yangın raporu,ilgili tutanak ve alınan bilirkişi raporları dikkatle incelendiğinde ise, mevcut delil durumuna göre davacı taraf yangının davalı kuruma ait Enerji Nakil Hattından çıktığını ispatlayamamıştır. Yukarıdaki usul hükümleri gözetildiğinde sadece ihtimal hesabına dayanarak hazırlanan bilirkişi raporuna dayanılarak davalı kurumun sorumluluğuna gidilmesi doğru görülmemiştir. Hal böyle olunca mahkemece; davacının dosya kapsamında yer alan yangın raporu, tutanak ve yapılan keşifler neticesinde alınan bilirkişi raporları itibariyle davasını ispat edemediği dikkate alınmak suretiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 31.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. Katip:H.A Karşılaştırıldı: