(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2011/6486 E. , 2012/1140 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: - K A R A R - Davacı vekili, müvekkiline ait aracın, müvekkilinin sevk ve idaresinde iken aynı istikamette seyreden daval…
**(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2011/6486 E. , 2012/1140 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: - K A R A R - Davacı vekili, müvekkiline ait aracın, müvekkilinin sevk ve idaresinde iken aynı istikamette seyreden davalıların maliki, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın, müvekkiline ait araca arka kısmından çarptığını ve müvekkilinin aracının yoldan çıkarak yolun kenarındaki ormanlık alana girip ağaçlara da çarparak hasarlandığını, araçta oluşan hasar bedeli 14.000 TL'nin müvekkili tarafından karşılandığını, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'ün tamamen kusurlu olduğunu iddia ederek 14.000 TL hasar bedeli ve 500 TL değer kaybı toplamı 14.500 TL tazminatın davalılar araç maliki ve sürücüsü yönünden kaza tarihinden, davalı ... yönünden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ve ... vekili, talep edilen hasarın fahiş olduğunu, kaza ile meydana gelen hasarın örtüşmediğini bildirerek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, davaya konu kazanın düzmece bir kaza olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, hasarın davacının bahsettiği yerde olmadığı, bu hale göre ispat külfetinin yer değiştirip davacıya geçtiği, davacının ise iddiasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın sigorta yönünden reddine, davalılar ... ve ... yönünden kabulü ile 14.500 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A/1 maddesinde, "Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı KTK.na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder. Meydana gelen bir kazada zararın ödenmesi veya azaltılması amacıyla, sigorta ettirenin yapacağı makul ve zorunlu masraflar sigortacı tarafından karşılanır. Bu sigorta işletenin (sigorta ettirenin) haksız taleplere karşı savunmasını da temin eder." hükmüne yer verilmiştir. Aynı genel şartların A/3 maddesinde " teminat dışında kalan haller", B/1 maddesinde "rizikonun gerçekleşmesi halinde sigorta ettirenin yükümlülükleri", B/3 maddesinde " sigortacının halefiyeti", ve B/4 maddesinde ise "zarar görenlerin haklarının saklı tutulması ve sigortacının işletene rücu hakkı" hüküm altına alınmıştır. Diğer taraftan, TTK. 1282. maddesi uyarınca, sigortacı, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı Yasanın 1281. maddesi hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de, sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin ZMSS Genel Şartlarının A.3.maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte, sigortalı, ZMSS Genel Şartlarına ve TTK. 1292/3. maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde kalmış gibi ihbar edildiği somut delillerle kanıtlanırsa, ispat külfeti yer değiştirip sigortalıya geçer. Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; Davalı ... vekili, kaza ve hasarın, dolandırıcılık amaçlı ve kasten meydana getirildiğini, bu nedenle trafik sigortası teminatı dışında kaldığını savunmuştur. Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle kazanın ihbar edilen yerde ve şekilde meydana gelip gelmediğinin açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı aracındaki hasarın tutanakta belirtilen şekilde bir kaza sonucu meydana gelmesi mümkün değildir. Oysa, davalı şirket tarafından dosyaya sunulan hasar dosyası içerisindeki 25.12.2008 tarihli “Hasar İnceleme Raporu” başlıklı araştırma uzmanı Necdet Güley tarafından tanzim edilen raporda, “Kazanın meydana geldiği yer bulunup incelendi. Olay yeri fotoğrafı çekildi. Olayın mağduru olarak olarak görünen ... plakalı ... araca ait parçaların olay yerinde olduğu görüldü. ... ağacında darp izleri olduğu görüldü” tespiti ile birlikte aynı raporda “Mağdur araç 35 Y 9137 plakalı aracın onarım gördüğü ... Oto'ya gidilip yetkili kişi ... Bey ile görüşüldü. Otonun onarılıp teslim edildiği öğrenildi. Çıkan parçalar incelendi. Parçalardaki hasar ile olay yerinin örtüştüğü anlaşıldı” belirlemeleri yapılmıştır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu tespitler irdelenmediği gibi sadece araçların hasarlı haldeki fotoğrafları üzerinden kanaate dayalı sonuca ulaşıldığı görülmüştür. Bu itibarla, İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlüğü gibi kuruluşlardan seçilecek konusunda uzman bilirkişilerden oluşturulacak bilirkişi kurulundan ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde dosya kapsamı ile uyumlu olmayan, yetersiz bilirkişi raporu hükme esas alınarak karar verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı ve davalılar ... ve ... vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ile davalı ...'e geri verilmesine 6.2.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.