10. Hukuk Dairesi 2024/5331 E. , 2024/12174 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/405 E., 2024/25 K. KARAR : Direnme Taraflar arasında Mahkemece görülen fiili birlikteliğe dayalı ölüm aylığının kesilmesine dair Kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkem…
**10. Hukuk Dairesi 2024/5331 E. , 2024/12174 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/405 E., 2024/25 K. KARAR : Direnme Taraflar arasında Mahkemece görülen fiili birlikteliğe dayalı ölüm aylığının kesilmesine dair Kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce yapılan inceleme sonunda kararın bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşamaya devam ettiği gerekçesiyle almakta olduğu ölüm aylığının 2011 yılı Şubat ayından itibaren kesildiğini ve 25.10.2008 – 24.02.2011 tarihleri arasında davacıya yapılan 15.702,60 TL ödemenin yersiz olduğu gerekçesiyle 5510 sayılı Kanun’un 96/I-a maddesi uyarınca borç çıkarıldığını belirterek, davalı Kurumun yersiz ödeme yapıldığına ilişkin tespitinin ve aylıkların iadesine ilişkin işlemlerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; davacıya babasından dolayı hak sahibi sıfatıyla ölüm aylığı bağlandığını, 5510 sayılı Kanun’un 56 ncı maddesi gereği eşinden boşandığı halde boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların bağlanmış gelir ve aylıkların kesileceğinin düzenlendiğini, tutanak tanığının da bu durumu doğruladığını, Kurum işleminin yerinde olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 26.05.2014 tarihli ve 2011/558 Esas 2014/278 Karar sayılı kararıyla; tespitlerin dayanağı olan tanıkların Mahkemeye verdikleri ifadelerinde davacı ile eski eşinin aynı evde birlikte oturmadıklarını beyan ettikleri, özellikle tanık ...'nun ifadelerinin çelişkili olduğu, bu suretle davacı ile eski eşinin dava konusu dönemde aynı evde birlikte yaşamadıkları, aksi yöndeki Kurum işleminin usul ve kanuna uygun olmadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının davalı Kuruma 15.762,60 TL borcunun olmadığının tespitine ve Kurumca yersiz ödemenin tahsili yönünde başlatılan işlemin iptaline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. [adres satırı maskelendi] B.Mahkemece Verilen Karar Mahkemenin 24.12.2014 gün ve 2014/621E., 2014/807 K. sayılı kararı ile önceki kararında direnilmiştir. C.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2015/10-2877 Esas, 2019/226 Karar sayılı ilamında; davacıya bağlanan ölüm aylığının iptali ve ödenenlerin iadesine yönelik işlem yönünden 5510 sayılı Kanun’un 56/son maddesi kapsamında inceleme yapılarak birlikte yaşama olgusunun yöntemince araştırılıp tespiti gerektiği, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uymak gerekirken, önceki kararda direnilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu belirtilerek direnme kararı bozulmuştur. D.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar [adres satırı maskelendi] E. Bozma Kararı Dairemiz bozma ilamında; davacının ve boşandığı eşinin adresinde yapılan kolluk araştırmalarının içeriğinden ve davacının MEDULA kayıtlarından ... çelişki nedeniyle, davacı ile boşandığı eşinin yersiz ödeme döneminde birlikte yaşamaya devam edip etmediğinin tespiti bakımından hem boşandığı eşin hem de davacının adres bilgileri raporunda kayıtlı oldukları adreslerde yapılacak araştırma ile bu adreslerde 2008-2011 tarihleri arasında ikamet eden komşuları, Esatmüminli Köyünün ilgili dönem muhtar ve azaları dinlenmeli, boşandığı eşin de MEDULA kayıtları celbedilerek incelenmeli birlikte yaşama olgusu yukarıda açıklanan düzenlemeler ışığında tekrar araştırılarak elde edilecek sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozulmuştur. F. İlk Derece Mahkemesince Verilen Direnme Kararı İlk Derece Mahkemesi kararı ile boşanma kararı akabinde beyan edilen Kırıkkale adresinde yapılan emniyet araştırmasında bizzat davacının kardeşi tarafından davacının boşanma kararı akabinde 1 aylık süre için iş bu adreste kaldığı, bir süre de Esatmüminli Köyü/Keskin adresinde birlikte kaldıkları beyan edilmiş, aynı tutanakta beyanı tespit olunan şahıs tarafından ise davacının hiç Yenimahalle Mahallesi/Kırıkkale adresinde ikamet etmediği bildirilmiştir. Mahkememizce Esatmüminli Köyü Keskin/Kırıkkale adresi üzerinden yapılan emniyet araştırmasında ise davacının 1983 yılından sonra hiç köyde ikamet etmediği, yaklaşık 15-16 yıldır (tutanak tarihi 15.06.2022 olup beyana göre 15 yıl öncesi 2007 yılına tekabül etmektedir.) İzmir adresinde ikamet ettiği belirtilmiştir. Öte yandan Kurum tarafından yapılan tahsis ödemelerinin uyuşmazlık tarihi arasında sürekli ve şekilde İzmir ili Karabağlar ilçesi adresinde bulunan banka ATM'sinden çekildiği, Yargıtay ilamında; kolluk araştırmalarının içeriğinde çelişki bulunduğu belirtilmiş ise de Mahkememizce bu yönde bir çelişki olmadığı değerlendirilmiştir. Şöyle ki; yargılama konusu muvazaalı boşanma iddiası hakkında Sosyal Güvenlik Kurumu şikayetiyle İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/423 Esas sayılı ve Kırıkkale Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/9 Esas sayılı dosyaları ile mükerrer şekilde kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan kamu davası açıldığı, İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/423 Esas sayılı dosyasında mükerrer açılan kamu davasının derdestlik nedeniyle reddine karar verildiği, Kırıkkale Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/9 Esas sayılı dosyasında ise suçun yasal unsurları oluşmadığından beraat hükmü tesis edildiği görülmüştür. Ancak her iki dosyada dikkat edilmesi gereken husus; davacı ... 'nin her iki dosyadaki savunma içeriğidir. Davacı her iki yargılamada boşandıktan sonra Kırıkkale İlinde kardeşi ... 'nin yanında kaldığını beyan etmiş, fakat emniyet araştırmasında bizzat ... tarafından bu hususun doğrulanmadığı görülmüştür. Davacının bir dönem yaşadığı iddia edilen Esatmüminli Köyü'nde emniyet araştırması yaptırılmış, Yargıtay'ın bozma ilamında dinlenmesi gerektiği belirtilen köy muhtarı ve azasının beyanı üzerine tanzim edilen araştırma tutanağında, uzun yıllardır köyde yaşamadığı açıkça ifade edildiği, Yargıtay ilamında MEDULA kayıtlarında çelişki olduğu belirtilmiş ise de; Mahkememizce aksi yönde değerlendirme yapılmıştır. Zira; davacının MEDULA kayıtları incelendiğinde; 16.01.2008 tarihinden, aylık kesilme dönemi olan 2011/02 tarihine kadar toplam 23 adet poliklinik başvurusundan yalnızca 14.05.2010-09.06.2010 tarihleri arasındaki başvuruların Kırıkkale'de bulunan hastaneye yapıldığı tespit edilmiş, ayrıca; Kırıkkale İlinde bulunan başvuruların Poliklinik başvurusu olduğu belirlenmiştir. Buna karşılık davacının diğer dönemlerde muhtelif tarihlerde İzmir İlinde bulunan hastanelere başvurduğu, başvuruların bir kısmının acil bölümüne yapıldığı görülmektedir. Belirtilen tarihlerde Kırıkkale İlinde yaşadığını iddia eden davacının acil sağlık durumu nedeniyle İzmir İlinde bulunan hastanelerin acil bölümüne başvuru yapması olağan görülmediği, Nitekim; belirtilen hususlar ile davacının Kurum tarafından bağlanan aylığı her ay İzmir İlinde çekmesi birlikte değerlendirildiğinde davacı iddiasına itibar edilmesi mümkün görülmemiş, davacının hakkında boşanma kararı verilen eş ile eylemli olarak birlikte yaşadığı kanaati hasıl olmuş, davacıya bağlanan ölüm aylığının iptali ve ödenenlerin iadesine yönelik işlem yönünden 5510 sayılı Kanun’un 56/son maddesi kapsamında yapılan inceleme sonucu birlikte yaşama olgusunun gerçekleştiği sonucuna ulaşılarak tesis edilen Kurum işleminde hatalı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle önceki kararda direnilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, tanık beyanları arasındaki çelişkinin giderilmediğini, Kurum işleminin isimsiz ihbar dilekçesine ve ...'nun beyanına dayandığını, rapor içeriğinde tespitin yapıldığı adresin davacının resmi ikametgahı olmadığı ve adresin boş olduğunun belirlendiğini, MEDULA kayıtlarında Kırıkkale hastanesinde tedavi olduğunun görüldüğünü, aylığın Karabağlar adresinden çekildiği belirtilmişse de bizzat davacı tarafından değil oğlu tarafından çekildiğini, davalı işlemine dayanak olgular şüpheye yer bırakmayacak şekilde kesin ve net olarak ispatlanamaması karşısında direnme kararı verilmesinin hatalı olduğunu, kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, boşandığı eşiyle birlikte yaşadığı gerekçesiyle ölüm aylığının kesilmesi ve yersiz ödenen aylıkların iadesine ilişkin Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 , 371 ve 373 üncü maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 56/2 nci maddesidir. 3. Değerlendirme [adres satırı maskelendi] VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 373 üncü maddesinin beşinci fıkraları uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 02.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.