6. Hukuk Dairesi 2022/1350 E. , 2023/2845 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2013/753 E., 2020/516 K. HÜKÜM/KARAR : Ret Taraflar arasında görülen İİK’nın 94/2 nci maddesine dayalı olarak açılan tapu iptal ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davacı tarafında
**6. Hukuk Dairesi 2022/1350 E. , 2023/2845 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2013/753 E., 2020/516 K. HÜKÜM/KARAR : Ret Taraflar arasında görülen İİK’nın 94/2 nci maddesine dayalı olarak açılan tapu iptal ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davacı tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 19.09.20203 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ... ile davalılardan ... vekili Avukat ... geldi. Tebligata rağmen başka gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra gelen sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketten alacaklı olduğunu, alacağının tahsili amacıyla giriştikleri icra takibinin kesinleştiğini, davalılar arasında ise arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ilişkisi bulunduğunu, söz konusu icra takibinde, davalılar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca, davalı yüklenici şirkete isabet eden dairelerin, şirket adına tescili amacıyla İİK’nın 94/2 nci maddesine dayalı olarak yetki aldıklarını ileri sürerek, bu kapsamda iki adet bağımsız bölümün davalı yüklenici şirket adına tescilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının aciz vesikası almadığını, dava konusu bağımsız bölümlerin eksik işler ve tazminat bedelinin karşılığı olarak müvekkilinde kaldığını, davacı ile davalı yüklenici şirket arasındaki daire satışına ilişkin sözleşmenin resmi şekilde yapılmadığından geçersiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 21.02.2012 tarihli ve 2010/543 Esas, 2012/114 Karar sayılı kararı ile davalı yüklenici şirketin, diğer davalı arsa sahibine karşı tüm yükümlülüklerini yerine getirmediğinden dava konusu bağımsız bölümlerin tapularına hak kazanmadığı, bu nedenle yükleniciden alacaklı olan davacının da yüklenici adına tescil talebinde bulunamayacağı, kaldı ki davacı ile davalı yüklenici şirket arasındaki daire satışına ilişkin sözleşmenin de geçersiz olması nedeniyle davacının talebinin yerinde görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 13.12.2012 tarihli ve 2012/4960 Esas, 2012/7363 Karar sayılı kararıyla, davalılar arasında yapılan 05.01.2010 tarihli “Protokol/İbraname” başlıklı, dava konusu bağımsız bölümlerin bir takım eksik işlerin ve tazminat bedellerinin karşılığı olarak davalı arsa sahibine bırakılmasına dair sözleşmenin resmi şekilde yapılmadığından geçersiz olduğu, bu durumda uyuşmazlığın davalılar arasındaki 05.06.2006 tarihli arsa payı karşığı inşaat sözleşmesine dayalı olarak çözülmesi gerektiği, bu kapsamda, davalı arsa sahibinin alacakları hesaplanarak tümünü teminat altına alacak sayıda dairenin bırakılıp varsa diğer daireler yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği belirtilerek, karar davacı yararına bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı yüklenici şirketin binayı natamam vaziyette bıraktığı, kalan işlerin arsa sahibi tarafından tamamlandığı, arsa sahibi davalının eksik işler bedeli ve kira kaybı tazminatı alacakları ile birlikte iskan ruhsatı alınması için resmi kurumlara yapılması gereken ödemelerin toplam tutarının 185.154,00 TL, dava konusu bağımsız bölümlerin değerinin ise 175.000,00 TL olarak tespit edildiği, bu durumda yüklenicinin ve yüklenicinin halefi olan kişilerin bağımsız bölümlerin tescilini talep hakları bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde; davalılar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin değerlendirilmediğini, davalı arsa sahibinin alacaklarını daha önce satışını yaptığı bağımsız bölümlerin bedellerinden tahsil ettiğini, zira yüklenici şirkete isabet eden diğer tüm bağımsız bölümlerin arsa sahibi tarafından üçüncü kişilere satıldığını ve bedellerinin alındığını, bu bedellerin yüklenici şirket hesaplarına girdiğine dair bir kanıt bulunmadığını, davalı arsa sahibinin alacaklarının eksik ve hatalı hesaplandığını, kira tazminatı alacağı bulunmadığını, eksik işleri tamamladığına ilişkin iddiasının yerinde olmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, İİK’nın 94/2 nci maddesi hükmüne dayalı olarak açılan tapu iptal ve tescil davasıdır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, İcra ve İflas Kanunu’nun 94 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile Türk Borçlar Kanunu’nun ilgili hükümleri 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklana sebeplerle ; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Yargıtay duruşmasında vekili hazır bulunan davalı ... yararına takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin, davacıdan tahsili ile adı geçen davalıya ödenmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,19.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.