Başvurucu, tutukluluğun makul süreyi aşması ve tutukluluğun devamına dair kararların gerekçelerinin yetersiz olduğunu ileri sürerek Anayasanın 19. maddesinde düzenlenen kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir.
Başvurucu, tutukluluğun makul süreyi aşması ve tutukluluğun devamına dair kararların gerekçelerinin yetersiz olduğunu ileri sürerek Anayasanın maddesinde düzenlenen kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir. Başvuru, 27/3/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca 29/1/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Birinci Bölüm tarafından 13/03/2014 tarihinde yapılan toplantıda, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına ve bir örneğinin görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmesine karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular 13/3/2014 tarihinde Adalet Bakanlığına bildirilmiştir. Adalet Bakanlığı, 4/4/2014 tarihli yazısı ile başvuruya ilişkin olarak görüş sunulmayacağını bildirmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve UYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Başvurucu hakkında Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 12/7/2009 tarih ve 2009/293 sayılı iddianamesi ile "kasten öldürmeye teşebbüs" suçunu işlediği iddiasıyla Şanlıurfa Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası açılmıştır. Şanlıurfa Ağır Ceza Mahkemesinin 29/7/2009 tarih ve E.2009/181 sayılı duruşma hazırlık tutanağı ile yargılama kapsamında tutuklu sanıklar olması nedeniyle, tutuksuz sanık statüsünde olan başvurucunun zorla getirilmesine karar verilmiştir. 30/10/2009 tarihli duruşmada, duruşmaya gelmeyen başvurucu hakkında duruşmada hazır edilmesi amacıyla 4/12/2004 tarih ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun maddesi gereğince yakalama emri çıkarılmasına karar verilmiştir. Başvurucu müdafisi, Mahkemenin 23/12/2009 tarihli oturumunda da hazır bulunmayan başvurucuyu bir sonraki duruşmada hazır edeceklerini beyan etmesine rağmen 19/2/2010, 14/4/2010, 11/6/2010, 6/8/2010, 1/10/2010, 26/11/2010 tarihli oturumlara da başvurucunun gelmemesi nedeniyle Mahkeme tarafından yakalama kararının devamına karar verilmiştir Başvurucu anılan yakalama emrine istinaden yakalanarak 10/1/2011 tarihinde Şanlıurfa Ağır Ceza Mahkemesi huzuruna çıkarılmıştır. Müdafii eşliğinde savunması alınan başvurucunun, duruşma sonunda tutuklanmasına karar verilmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: "... üzerine atılı ... öldürmeye teşebbüs suçunun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu, sanığa isnat edilen suçun CMK nun 100/3-a maddesinde sayılan suçlardan olması, sanığın uzun süredir kaçak olması ve kaçacağı ve saklanacağı hususunda somut emarelerin bulunması da nazara alınarak CMK 100 ve devamı maddeleri gereğince ..." Şanlıurfa Ağır Ceza Mahkemesinin 21/1/2011, 18/2/2011, 18/3/2011, 13/4/2011, 13/5/2011, 10/6/2011, 8/7/2011, 5/8/2011, 25/8/2011, 21/9/2011, 21/10/2011, 18/11/2011, 14/12/2011, 28/12/2011, 18/1/2012, 17/2/2012, 16/3/2012, 11/4/2012, 11/5/2012, 8/6/2012, 6/7/2012, 24/8/2012, 21/9/2012, 19/10/2012, 16/11/2012 ve 10/1/2013 tarihli oturumlarda “atılı suçun niteliği”, “isnat edilen suçun CMK.100/3-a maddesinde sayılan suçlardan olması”, “kaçma şüphesi”, “delilleri karartma şüphesi” ve delillerin henüz ikmal edilmemiş olması” şeklindeki gerekçelerle başvurucunun tutukluluk halinin devamına karar verilmiştir. Başvurucu Şanlıurfa Ağır Ceza Mahkemesinin 23/1/2013 tarihli oturumunda kendisi ile ilgili delillerin toplandığını, yaklaşık 25 aydan beri tutuklu olduğunu ve tutukluluğun devamını gerektirir bir durumun kalmadığını belirterek bihakkın veya adli kontrol şartıyla tahliye talebinde bulunmuştur. Mahkeme başvurucunun tutukluluk halinin devamına karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: "... üzerlerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu sanıklara isnat edilen suçun CMK. 100/3-a maddesinde sayılan suçlardan olması delillerin toplanmamış oluşu nazara alınarak tahliye talebinin reddi ile tutukluluk hallerinin devamına, ... " Başvurucu bu karara karşı itiraz yoluna başvurmuştur. İtiraz mercii olan Şanlıurfa Ağır Ceza Mahkemesinin 6/2/2013 tarih ve 2013/29 İş sayılı kararı ile başvurucunun itirazının reddine karar verilmiştir. Bu karar başvurucuya 26/2/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: "... sanığın üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu, tutuklamaya konu eylem için ceza kanununda ön görülen cezanın alt ve üst sınırları, delillerin henüz toplanmamış oluşu ve tutuklu kalınan süre de dikkate alındığında itirazın reddine karar vermek gerekmiş ..." Başvurucu 27/3/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur. Şanlıurfa Ağır Ceza Mahkemesi 13/9/2013 tarihli oturumunda başvurucunun tahliyesine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:“Sanık B.'nın üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti bir tek öldürmeye teşebbüsten oluşu tutuklu kaldığı süre, haksız tahrik hükümlerinin uygulanma hükümleri göz önüne alınarak bihakkın tahliyesine”, Şanlıurfa Ağır Ceza Mahkemesi 26/3/2014 tarih ve E.2009/181, K.2014/124 sayılı kararla başvurucunun kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir. Anılan kararın temyizi üzerine dava halen Yargıtay’da derdesttir.B. İlgili Hukuk 4/12/2004 tarih ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun maddesi şöyledir:“(1) Kuvvetlisuç şüphesininvarlığını gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedenininbulunması halinde, şüpheli veya sanıkhakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesibeklenen ceza veya güvenlik tedbiriile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez. (2) Aşağıdaki hallerdebir tutuklama nedeni var sayılabilir: a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa. b) Şüpheli veya sanığın davranışları; Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme, Tanık, mağdurveya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma, Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa.(3) Aşağıdakisuçların işlendiği hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde, tutuklama nedeni var sayılabilir: a) 2004 tarihlive 5237 sayılı Türk Ceza Kanunundayer alan; ... Kasten öldürme (Madde 81, 82, 83),...” Aynı Kanun’un maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir; “(Değişik fıkra: 02/07/2012-6352 S.K./md.) Tutuklamaya, tutuklamanın devamına veya bu husustakibir tahliye isteminin reddine ilişkin kararlarda;a) Kuvvetlisuç şüphesini, b) Tutuklamanedenlerinin varlığını, c) Tutuklamatedbirinin ölçülü olduğunu, gösteren deliller somut olgularla gerekçelendirilerek açıkça gösterilir. Kararın içeriği şüpheli veya sanığa sözlüolarak bildirilir, ayrıca bir örneğiyazılmak suretiyle kendilerine verilir ve bu hususkararda belirtilir.” 26/9/2004 tarihli 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun maddesi şöyledir: “(1) Bir insanı kasten öldürenkişi, müebbet hapis cezası ilecezalandırılır.”