Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/2070 E. , 2024/3896 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2020/2070 Karar No:2024/3896 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Kurumu (E-Tebligat) VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVACI) ... Nakliyat İnşaat Gıda İthalat İhracat Sanayi Ticaret Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması…
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/2070 E. , 2024/3896 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2020/2070 Karar No:2024/3896 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Kurumu (E-Tebligat) VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVACI) ... Nakliyat İnşaat Gıda İthalat İhracat Sanayi Ticaret Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Bayilik lisansı sahibi davacıya ait istasyonda 27/03/2015 tarihinde gerçekleştirilen denetimde, dağıtıcı dışında akaryakıt ikmali yapıldığının tespit edildiğinden bahisle 80.106,00-TL, otomasyon sistemine müdahale edildiği ve/veya otomasyon sisteminin sağlıklı ve doğru veriler içermemesine rağmen akaryakıt hareketine konu eylem gerçekleştirildiğinin tespit edildiğinden bahisle 80.106,00-TL, satışa sunduğu akaryakıtlara ait fiyatların ilan edilmediğinin tespit edildiğinden bahisle 80.106,00-TL olmak üzere toplam 240.318,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu işlem, dağıtıcısı haricinde akaryakıt ikmal edilmesi nedeniyle idari para cezası verilmesine ilişkin kısmı yönünden incelendiğinde; Danıştay Onüçüncü Dairesince; 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin ''Aşağıdaki hallerde sorumlulara sekiz yüz elli bin Türk Lirası idari para cezası verilir" bölümünün, bendin (3) numaraları alt bendindeki "8. maddenin ihlali" yönünden Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurulmuş ve Anayasa Mahkemesinin 03/05/2016 tarih ve 29701 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 07/04/2016 tarih ve E:2015/109, K:2016/28 sayılı kararıyla, iptali istenilen maddenin 5015 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi yönünden Anayasa'nın 2. maddesine aykırı bulunarak iptal edilmesine ve iptal hükmünün de, kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verildiği, Anayasa'nın 153. maddesine göre, yasama, yürütme ve yargı organları için bağlayıcı olan Anayasa Mahkemesinin söz konusu kararının, bu karardan önce açılmış bulunan ve henüz sonuçlanmamış olan tüm davalara uygulanması gerektiği, kaldı ki, Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararı da 03/02/2017 tarihinde yürürlüğe girdiği, Bu durumda, davalı idare tarafından davacının fiili, 5015 sayılı Kanun'un 8. maddesinde düzenlenen dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmali eylemi olarak nitelendirildiğinden, anılan fiilin karşılığı olarak, aynı Kanun'un 19/2(c)-3 maddesi uygulanmak suretiyle hakkında ceza yaptırımı tayini gerekmekte ise de, yaptırımı öngören maddenin Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş olması nedeniyle, davacı hakkında bu madde yönünden yaptırım uygulanmasına da hukuken imkan bulunmadığı, Bu itibarla, davacıya atfedilen "dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmal etmek" fiilinin karşılığı olan idari para cezası yaptırımı, Kanun'un 19. maddesinde düzenlenmiş olduğundan, 19. maddede sayılanların dışında kalan fiiller için verilecek olan cezayı düzenleyen 19. maddesinin 7. fıkrasının anılan fiil için yasal dayanak olarak belirlenerek tesis edilen dava konusu işlemin bu kısmında hukuki isabet bulunmadığı; Dava konusu işlem, otomasyon sistemine müdahale edilmesi ve/veya otomasyon sisteminin sağlıklı ve doğru veriler içermemesi ve satışa sunulan akaryakıtlara ait fiyatların ilan edilmemesi nedeniyle idari para cezası verilmesine ilişkin kısmı yönünden incelendiğinde; Davacıya ait akaryakıt istasyonunda otomasyon sistemine müdahale edildiği ve/veya otomasyon sisteminin sağlıklı ve doğru veriler içermediği, dağıtıcı dışı ikmalde bulunulduğu ve satışa sunulan akaryakıtlara ait fiyatların ilan edilmediği hususları sabit ise de, davalı idare tarafından idari para cezasının hangi nedenle üst sınırdan verildiğinin somut bilgi ve belgelerle ortaya koyulmadığı, ayrıca bu konuda herhangi bir açıklama da getirilmediği görülmüş olup, herhangi bir kriter gözetilmeksizin salt takdir yetkisinden hareketle Kanun'da öngörülen üst sınırdan idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemin bu kısmında hukuka ve hakkaniyete uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; Dava konusu işlem, otomasyon sistemine müdahale edilmesi ve/veya otomasyon sisteminin sağlıklı ve doğru veriler içermemesi ve bu durumda akaryakıt hareketine konu eylemde bulunulması nedeniyle 5015 sayılı Kanunun 4. maddesinin 1. ve 2. fıkralarına aykırılık nedeniyle aynı Kanun'un 19. maddesinin 7. fıkrası uyarınca 80.106,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmı yönünden incelendiğinde; Davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda 27/03/2015 tarihinde yapılan denetimde, otomasyon sisteminde yapılan kontrolde 06/03/2015-27/03/2015 tarihleri arasında, 82.390,55 litrelik satış bilgisi olduğu, ancak aynı tarihler arasında 53.476 litre motorin, 5411 litre kurşunsuz benzin olmak üzere toplam 58.887 litrelik ürün alış faturası bulunduğu, otomasyon sisteminde yapılan kontrolde, 26.702 litre motorin, 493 litre kurşunsuz benzin olmak üzere toplam 27.255 litre yakıt olduğu, buna göre toplamda 86.142 litre ürün olduğu, alış faturaları ile otomasyon verilerinin birbirini tutmadığının tespit edildiği, ayrıca istasyonda bulunan pos cihazı çıktısında yapılan kontrolde 27/03/2015 tarihinde saat 10.30'da 650 litrelik yapılan ... adına pos çıktısı ve aynı gün 14.30'da 1000 litrelik ... adına kayıtlı satış fişi olduğu, bu satışların otomasyon ve günlük X raporlarında tespit edilemediğinin belirtildiği; Bu durumda, yurt içi ve yurt dışı kaynaklardan temin olunan petrolün doğrudan veya işlenerek güvenli ve ekonomik olarak rekabet ortamı içerisinde kullanıcılara sunumuna ilişkin piyasa faaliyetlerinin şeffaf, eşitlikçi ve istikrarlı biçimde sürdürülmesi için yönlendirme, gözetim ve denetim faaliyetlerinin düzenlenmesini sağlamak amacıyla yürürlüğe konulan Kanun'un uygulanmasını sağlamakla yetkili ve görevli olan davalı idarece, akaryakıt istasyonunda otomasyon sisteminin doğru ve sağlıklı veriler içermediği ve otomasyon sistemine müdahale edildiği fiilinin niteliği de göz önünde bulundurulduğunda, 5015 sayılı Kanun’un 19. maddesinin 7. fıkrasında belirlenen üst sınırdaki tutar üzerinden takdir yetkisinin kullanılmasında hukuka, adalete, hakkaniyete ve ölçülülük ilkesi ile 5015 sayılı Kanun amaçlarına aykırılık bulunmadığı; Dava konusu işlem, satışa sunulan akaryakıtlara ait fiyatların ilan edilmemesi nedeniyle 5015 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 9. fıkrasına ve 4. maddesinin 1. ve 2. fıkralarına aykırılıktan aynı Kanun'un 19. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca 80.106,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmı yönünden incelendiğinde; Davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda 27/03/2015 tarihinde yapılan denetimde, istasyonda bulunan fiyat tabelasında satışı yapılan akaryakıt ürünlerinin fiyatlarının yazılmadığının istasyon çalışanının da imzası bulunan tutanakla tespit edildiği, bu şekilde mevzuatla yasaklanmış olan piyasa faaliyetleri kapsamında ticari faaliyet yürütüldüğü, bu fiilin niteliği itibarıyla da kasıtlı bir davranış sonucu gerçekleştiği anlaşıldığından, davalı idarenin 5015 sayılı Kanun’un 19. maddesinin 7. fıkrasında belirlenen üst sınırdaki tutar üzerinden takdir yetkisinin kullanmasında hukuka, adalete, hakkaniyete ve ölçülülük ilkesi ile 5015 sayılı Kanun amaçlarına aykırılık bulunmadığı; Dava konusu işlem, dağıtıcısı haricinde akaryakıt ikmal edilmesi nedeniyle, 5015 sayılı Kanunun 8. maddesinin 1. fıkrası ve 2. fıkrasının (a) bendine aykırılık nedeniyle, aynı Kanun'un 19. maddesinin 7. fıkrası uyarınca 80.106,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmı yönünden incelendiğinde; İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin "dağıtıcısı haricinde akaryakıt ikmal edilmesi" eylemi nedeniyle verilen idari para cezasının iptaline ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmamakla birlikte anılan fiilin ikinci dayanağı olan 5015 sayılı Kanunun 8. maddesinin 1. fıkrasına aykırılık yönünden de irdeleme yapılması gerektiği, Davacı şirketin faaliyetini dağıtıcısı ile yapmış olduğu bayilik sözleşmesi kapsamında yürüttüğü, Kurul kararı ile davacı şirkete isnat edilen fiilin ise, dağıtıcısı haricinde akaryakıt ikmal edilmesi olarak tanımlandığı, bu bağlamda, davacının fiili, idari para cezası verilmesine dayanak olan Kanun'daki kural ile örtüşmediğinden, davacıya 5015 sayılı Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasına dayanılarak idari para cezası verilemeyeceği anlaşıldığından, davacıya atfedilen "dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmali etmek" fiilinin karşılığı olarak 19. maddede sayılanların dışında kalan fiiller için verilecek olan cezayı düzenleyen 19. maddesinin 7. fıkrası yasal dayanak gösterilmek suretiyle tesis edilen dava konusu işlemin bu kısmında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun kısmen gerekçeli olarak reddine, istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davada, satışa sunulan akaryakıtlara ait fiyatların ilan edilmemesi fiili ile otomasyon sistemine müdahale edilmesi ve/veya otomasyon sisteminin sağlıklı ve doğru veriler içermemesi ve bu durumda akaryakıt hareketine konu eylemde bulunulması yönünden davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, Kurumun harçtan muaf olduğu, dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmal etmek fiilinin suç olmaktan çıkarılmadığı, yaptırım maddesinin iptal edildiği, bu durumun suç teşkil eden fiilin cezalandırılamayacağı anlamına gelmeyeceği, tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. Davacı tarafından, dağıtıcı firma giydirmelerinin bulunmamasının sebebinin bayilik sözleşmesinden kısa bir süre sonra denetim yapılmasından kaynaklandığı, kaldı ki denetim yapıldığı sırada benzinliğin yol cephesinde 5 m² büyüklüğünde fiyat tabelası ve satılan ürünlerin fiyatlarının bulunduğu, söz konusu tabelanın gece ve gündüz saatlerinde çok rahat görülebileceği, eksikliğin denetimden hemen sonra giderildiği, ihlalin niteliği itibarıyla düzeltme imkanı olan fiiller arasında yer aldığı, idari para cezası verilirken suçun ağırlığı, meydana gelen zarar gibi unsurlara dikkat edilmediği, otomasyon sistemi üzerinde oynama yapıldığına dair somut bir tespitin bulunmadığı, bayilik sözleşmesi imzalanmasından hemen sonra denetim yapıldığından otomasyon sistemi sağlıklı bir şekilde çalışmamış olabileceği, yine denetimden sonra eksikliklerin giderildiği, herhangi bir kötü niyet veya haksız rekabete yol açacak bir durum olmadığı, cari işlemle çalışılmış olması nedeniyle fark oluştuğu, dağıtıcı dışında ikmal yapılmadığı, denetimde alınan numunelerin ulusal marker seviyelerinin geçerli çıktığı ileri sürülmektedir. TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin kısmen reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının, "otomasyon sistemine müdahale edilmesi ve/veya otomasyon sisteminin sağlıklı ve doğru veriler içermemesi ve bu durumda akaryakıt hareketine konu eylemde bulunulması" fiili yönünden onanması; kısmen kabulü ile "satışa sunulan akaryakıtlara ait fiyatların ilan edilmemesi" fiili yönünden bozulması; davalının temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının, "dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmali" fiili yönünden bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : ESAS YÖNÜNDEN: MADDİ OLAY : Bayilik lisansı sahibi davacıya ait akaryakıt istasyonunda 27/03/2015 tarihinde gerçekleştirilen denetimde, dağıtıcı dışında akaryakıt ikmali yapıldığı, otomasyon sistemine müdahale edildiği ve/veya otomasyon sisteminin sağlıklı ve doğru veriler içermemesine rağmen akaryakıt hareketine konu eylem gerçekleştirildiği ve satışa sunduğu akaryakıtlara ait fiyatların ilan edilmediği tespit edilmiştir. Bahse konu tespitler neticesinde davacı hakkında doğrudan soruşturma açılmasına karar verilmiş, bu kapsamda ... tarih ve ... sayılı soruşturma raporu hazırlanmış, anılan rapor davacıya tebliğ edilmek suretiyle yazılı savunma yapılması istenilmiştir. Davacı tarafından yapılan yazılı savunmada ileri sürülen hususlar geçerli görülmeyerek ... tarih ve ... sayılı Kurul kararıyla, 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 7. fıkrası uyarınca her bir fiil için 80.106,00-TL olmak üzere toplam 240.318,00-TL idari para cezası verilmiştir. Bunun üzerine anılan Kurul kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun "Bayiler" başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasında, bayi lisanslarına ilişkin düzenlemelerin (teknik, güvenlik, kapasite, çevre vb.) Kurum tarafından yapılacağı, bayilerin, dağıtıcıları ile yapacakları tek elden satış sözleşmesine göre bayilik faaliyetini yürütecekleri; aynı maddenin 2. fıkrasının (a) bendinde, bayilerin lisanslarının devamı süresince, bayisi olduğu dağıtıcı haricinde diğer dağıtıcı ve onların bayilerinden akaryakıt ikmali yapılmaması ile yükümlü olduğu kuralına yer verilmiştir. 5015 sayılı Kanun'un fiil tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan "İdari para cezaları" başlıklı 19. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendinde, 5., 6., 7., 8. ve 17. maddelerin ihlali halinde sorumlulara sekiz yüz elli bin Türk Lirası idari para cezası verileceği; aynı maddenin 2. fıkrasının (d) bendinde, 8. maddenin ihlâli hâlinde bayiler için (c) bendinde yer alan cezanın beşte birinin uygulanacağı; 19. maddesinin 7. fıkrasında ise, yukarıda belirtilenlerin dışında kalan ancak bu Kanun'un getirdiği yükümlülüklere uymayanlara Kurumca bin beş yüz Türk Lirasından yetmiş bin Türk Lirasına kadar idari para cezası verileceği kurala bağlanmıştır. 5015 sayılı Kanun'un işlem tarihinde yürürlükte bulunan haliyle 19. maddesinde idari para cezaları, "İdari yaptırımlar" başlıklı 20. maddesinde ise esas olarak piyasa faaliyetinin (geçici veya süresiz) durdurulması ve lisans iptali hususları düzenlenmiştir. 7164 sayılı Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 33. maddesi ile, 5015 sayılı Kanun'un 20. maddesi, "İdari yaptırımlar; tedbirler, lisans iptalleri ve idari para cezalarından oluşur. (...) Bu Kanun'a göre idari yaptırımlar aşağıdaki usulde yürütülür: a) Lisans sahibi kişiler hakkında bu Kanun'a, ikincil mevzuata veya lisans hükümlerine, Kurul kararlarına aykırı davranılması halinde; Kurul tarafından belirlenen niteliği itibarıyla düzeltme imkanı olan fiiller için ilgilisine Kurum veya Kurumca yetkilendirilen kuruluşlar tarafından, otuz gün içerisinde aykırılığın giderilmesi, aksi halde hakkında geçici durdurma yapılabileceği ihtar edilir. Verilen ihtar süresi sonunda mevzuata aykırı durumu devam ettirenlerin ilgili piyasa faaliyeti altmış gün süre ile geçici olarak durdurulur. Niteliği itibarıyla düzeltme imkânı olan fiilin tespit tarihinden itibaren iki yıl içerisinde tekrar edilmesi hâlinde ise ihtar işlemi uygulanmaksızın ilgili piyasa faaliyeti altmış gün süre ile geçici olarak durdurulur. Geçici durdurma süresince, tehlikeli eylemin veya kötüniyetin veya ürünlerde zarar oluşmasının önlenmesi ile faaliyetin durdurulmasına neden olan durumun ortadan kaldırılmasına ilişkin faaliyetler dışında hiçbir piyasa faaliyeti yapılamaz. Geçici durdurma süresi sonunda da tespit edilen aykırılıklar giderilmezse, faaliyetin durdurulmasına devam edilerek soruşturma başlatılır ve gerekli idari yaptırımlar uygulanır. (...)" şeklinde değiştirilmiştir. 7164 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile 5015 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 6. maddenin birinci fıkrasında, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Kurulca idari para cezası verilmemiş olan ve Kurul tarafından belirlenen niteliği itibarıyla düzeltme imkanı bulunan fiiller için, 20'nci maddenin ikinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen ihtar yapıldıktan sonra sonucuna göre gerekirse idari soruşturma başlatılarak yaptırımlar uygulanır. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce lisansı sonlandırılan veya iptal edilenler hakkında düzeltme imkânı bulunan fiiller için herhangi bir idari işlem tesis edilmez." kuralı yer almıştır. Öte yandan, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 2. maddesinde, "Kabahat" deyiminin, Kanun'un karşılığında idari yaptırım uygulanmasını öngördüğü haksızlık anlamına geldiği; 3. maddesinde, bu Kanun'un, idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde, diğer genel hükümlerinin, idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı; "Zaman bakımından uygulama" başlıklı 5. maddesinde, 26/09/2004 tarihli, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümlerinin kabahatler bakımından da uygulanacağı, kabahatler karşılığında öngörülen idari yaptırımlara ilişkin kararların yerine getirilmesi bakımından ise derhal uygulama kuralının geçerli olduğu; bu maddenin atıf yaptığı 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesinin ikinci fıkrasında, suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanunun uygulanacağı ve infaz olunacağı kurala bağlanmıştır. 5015 sayılı Kanun'un 20. maddesinde yer verilen kural kapsamında 14/03/2019 tarih ve 8487-3 sayılı Kurul kararı ile, ''Fiyat ilanı yapılmadan akaryakıt satışı yapılması'' niteliği itibarıyla düzeltme imkanı bulunan fiiller arasında sayılmıştır. Diğer taraftan, Dairemizce; 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin "Aşağıdaki hallerde sorumlulara sekiz yüz elli bin Türk Lirası idari para cezası verilir" bölümünün (3) numaralı alt bendindeki "8. maddenin ihlali" yönünden Anayasa'ya aykırı olduğu kanaatiyle Anayasa Mahkemesine başvurulmuş ve Anayasa Mahkemesi'nin 03/05/2016 tarih ve 29701 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 07/04/2016 tarih ve E:2015/109, K:2016/28 sayılı kararıyla, 5015 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi yönünden Anayasa'nın 2. maddesine aykırı bulunarak iptaline ve iptal hükmünün de kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, "otomasyon sistemine müdahale edilmesi ve/veya otomasyon sisteminin sağlıklı ve doğru veriler içermemesi ve bu durumda akaryakıt hareketine konu eylemde bulunulması" fiili nedeniyle 80.106,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmı yönünden incelendiğinde; Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın anılan fiiile ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Temyize konu kararın, "dağıtıcısı haricinde akaryakıt ikmal edilmesi" fiili nedeniyle 80.106,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmı incelendiğinde; İdari yaptırımlar ve idari para cezaları idarenin bir yargı kararına gerek olmaksızın, yasaların açıkça verdiği bir yetkiye dayanarak, idare hukukuna özgü yöntemlerle, doğrudan doğruya bir işlem ile uyguladığı yaptırımlarla verdiği cezalardır. Kabahatler Kanunu'na göre hangi fiillerin kabahat oluşturduğu, kanunda açıkça tanımlanabileceği gibi kanunun kapsam ve koşulları bakımından belirlediği çerçeve hükmün içeriği, idarenin genel ve düzenleyici işlemleriyle de doldurulabilecek, fakat kabahat karşılığı olan yaptırımların türü, süresi ve miktarı, ancak kanunla belirlenecektir. Esasen ceza hukukunu ilgilendiren suçta kanunilik ve cezada kanunilik ilkeleri ceza hukukundan kabahatler hukukuna sirayet etmiştir. İdarenin düzenleyici işlemleriyle suç ve ceza içeren hükümler ihdas edip edemeyeceği açısından idareye genel ve düzenleyici işlemlerle, kanunla çizilen çerçeve hükmün içeriğini hangi kabahatlerin yaptırım gerektireceği konusunda doldurma yetkisi verilmiştir. Fakat kabahatler karşılığında uygulanacak idari yaptırımlar ise ancak kanunla düzenlenecektir. Dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla 5015 sayılı Kanun'un "İdari para cezaları" başlıklı 19. maddesinde, bir kısım fiillere yönelik idari para cezaları fıkralar halinde sayıldıktan sonra, yukarıda belirtilenlerin dışında kalan ancak bu Kanun'un getirdiği yükümlülüklere uymayanlara Kurumca bin beş yüz Türk Lirasından yetmiş bin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verileceği kurala bağlanmıştır. Kanun koyucunun bu düzenlemeyle, Kanuna aykırı hiçbir fiilin yaptırımsız kalmamasını sağlamayı amaçladığı görülmektedir. Anayasa Mahkemesinin 03/05/2016 tarih ve 29701 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 07/04/2016 tarih ve E:2015/109, K:2016/28 sayılı kararıyla; 5015 sayılı Kanun'un 6455 sayılı Kanun'un 44. maddesiyle değiştirilen 19. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin "Aşağıdaki hallerde sorumlulara sekiz yüz elli bin Türk Lirası idari para cezası verilir." bölümünün, 8. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi yönünden Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmesine ve iptal hükmünün de kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesi tarafından verilen 07/04/2016 tarihli iptal kararının yürürlüğü 03/05/2016 tarihinden itibaren dokuz ay ertelenmesine rağmen, bu süre içerisinde iptal edilen kısma ilişkin yeni bir yasal düzenleme yürürlüğe girmemiştir. Bu nedenle davalı idare tarafından, "dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmal etmek" fiilini işlediği tespit edilen davacı hakkında Kanun'un 19. maddesinin 7. fıkrası gereğince idari para cezası uygulanmıştır. 5015 sayılı Kanun'un Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilen hükmü; bayilerin, bayisi olduğu dağıtıcı dışında başka bir dağıtıcıdan ve onların bayilerinden akaryakıt ikmali yapılmamasına yönelik yükümlülüğe ilişkin olmayıp, bu yükümlülüğe aykırılık nedeniyle uygulanacak ceza maddesine ve miktarına yönelik olduğundan, söz konusu yükümlülüğe aykırı davranan bayiler hakkında Kurumca ilgili mevzuat hükümleri dikkate alınarak işlem tesis edilebileceği açıktır. Bu itibarla, dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmal etmeme yükümlülüğüne ilişkin olarak bu yükümlülüğün hukuka aykırı olduğundan bahisle verilmiş bir iptal kararı bulunmadığından, belirtilen yükümlülüğe riayet etmeyen bayilere, bu ihlal nedeniyle verilecek cezayı özel olarak ayrıca düzenleyen kanun maddesinin iptali nedeniyle oluşan hukukî durum dikkate alındığında, Kanun'un 19. maddesinde özel olarak sayılmayan ihlaller nedeniyle uygulanacak cezaları düzenleyen aynı maddenin 7. fıkrası uyarınca idarî para cezası verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. Bununla birlikte, Mahkemece yeniden verilecek kararda fiilin sübut bulunup bulunmadığı hususunun değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Temyize konu kararın, "satışa sunulan akaryakıtlara ait fiyatların ilan edilmemesi" fiili nedeniyle 80.106,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmı incelendiğinde; 7164 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önce, 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinde idari para cezaları, 20. maddesinde ise diğer yaptırımlar düzenlenmiş olup, idari para cezalarının da idari yaptırım oldukları hususunda tereddüt bulunmamakla birlikte, 5015 sayılı Kanun'da idari para cezaları ile diğer yaptırımlar farklı usul ve esaslara bağlanmıştır. Bu bağlamda 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinde, 15 günlük süre içerisinde aykırılığın giderilmesi yönünde yapılması gereken ihbar, idari para cezası verilebilmesinin ön şartı olarak belirtilmediği halde, idari para cezası dışındaki idari yaptırımları düzenleyen 20. maddesinin önceki metninde, lisans iptali için aykırılığın giderilmesi yönünde 15 günlük süre tanıyan ihbar yapılması zorunlu görülmüştür. Daha da önemlisi, ilgiliye verilen 15 günlük süre içerisinde aykırılıklar giderildiği takdirde piyasa faaliyetinin geçici olarak durdurulmasına karar verilemeyeceği anlaşılmakla birlikte, söz konusu aykırılığın verilen süre içerisinde giderilmiş olması idari para cezası verilmesine engel değildir. Başka bir anlatımla, ilgilinin mevzuata aykırı fiili hem idari yaptırım uygulanmasını hem de idari para cezası verilmesini gerektiriyorsa, aykırılığın verilen süre içerisinde giderilmesi durumunda ilgilinin piyasa faaliyetinin geçici olarak durdurulması ve lisans iptali gibi yaptırımlar uygulanmayacak, ancak söz konusu mevzuata aykırılık nedeniyle idari para cezası uygulanabilecektir. Değişiklikten sonra ise, 5015 sayılı Kanun'un 20. maddesinde yapılan yeni düzenleme ile, idari yaptırımlar sayılmış ve idari para cezalarının da 20. maddedeki hükme tabi olacağı belirtilmiştir. Bu itibarla, 19. maddede yer verilen idari para cezalarına ilişkin fiillerden Kurul tarafından belirlenen "niteliği itibarıyla düzeltme imkanı olanlar" için otuz günlük süre içerisinde aykırılığın giderilmesi, aksi hâlde hakkında geçici durdurma yapılabileceğinin ihtar edileceğine ilişkin düzenlemenin, idari para cezaları yönünden cezalandırılmadan önce mevzuata aykırı davranışta bulunan kişi veya kişilere söz konusu aykırılığın ortadan kaldırılması için tanınmış bir imkan olduğu, bu yönüyle ihtarın kişinin cezalandırılabilmesine ilişkin bir ön şart teşkil ettiği ve anılan Kanun değişikliğinin failin lehine olduğu anlaşılmaktadır. Bu bağlamda, niteliği itibarıyla düzeltme imkanı bulunan fiilleri işleyenlerin önceki kanun döneminde doğrudan idari para cezasına muhatap oldukları halde, söz konusu kanun değişikliğinden sonra aynı fiilleri işleyenlerin ihlalin ortadan kaldırılması hususunda ihtar edilmelerinin öngörülmesi, böylelikle ihtar edilen kişilerin söz konusu ihlali ortadan kaldırarak ceza almaktan kurtulabilmelerine imkan tanınması karşısında, ihtar müessesesinin maddi hukuka etkisinin bulunduğu ve lehe kanun kapsamında belirtilen fiilleri önceki kanun döneminde işleyenler yönünden de geçmişe etkili olarak uygulanması gerektiği sonucuna varılmaktadır. Diğer taraftan, 7164 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile 5015 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 6. maddenin birinci fıkrasında, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Kurulca idari para cezası verilmemiş olan ve niteliği itibarıyla düzeltme imkanı bulunan fiilleri işleyenler için nasıl bir usûl izleneceği öngörülmüş; ikinci fıkrasında ise maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Kurul tarafından karara bağlanmış idarî para cezalarının tahsiline ilişkin kurallara yer verilmiştir. Söz konusu Geçici maddede, niteliği itibarıyla düzeltme imkanı bulunan fiilleri kanun değişikliğinden önce işleyen ve haklarında idari para cezası uygulanan kişiler yönünden ne gibi bir işlem yapılacağı açıklanmamış olmakla birlikte, yeni düzenlemede yer alan ihtar müessesesi lehe kanun niteliğinde olduğundan, yargı aşamasındaki idarî para cezaları ile ilgili olarak yargı yerleri tarafından lehe kanun hükümlerinin belirtilen kişiler hakkında da uygulanması gerektiği açıktır. Tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde, 5015 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik uyarınca alınan düzenleyici Kurul kararıyla niteliği itibarıyla düzeltme imkanı olan fiiller arasında sayılan 'Fiyat ilanı yapılmadan akaryakıt satışı yapılması'' fiili nedeniyle ihtarda bulunma şartının yerine getirilmesi ve lehe kanun niteliği taşıyan söz konusu kuralın davacıya da uygulanması zorunludur. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun anılan fiil yönünden kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına ve bu kısım yönünden davanın reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin kısmen reddine; 2. Dava konusu işlemin "otomasyon sistemine müdahale edilmesi ve/veya otomasyon sisteminin sağlıklı ve doğru veriler içermemesi ve bu durumda akaryakıt hareketine konu eylemde bulunulması" fiili yönünden iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine dair ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmının ONANMASINA oybirliğiyle; 3. Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne, 4. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının "satışa sunulan akaryakıtlara ait fiyatların ilan edilmemesi" fiili yönünden dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine dair kısmının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA oybirliğiyle, 5. Davalının temyiz isteminin kabulüne, 6. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının "dağıtıcısı haricinde akaryakıt ikmal edilmesi" fiili yönünden dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine dair kısmının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA oyçokluğuyla, 7. Davalı idare harçtan muaf olduğundan temyiz aşamasında yatırılan ...-TL harcın istemi halinde davalı idareye aidesine, 8. Bozulan kısımlar hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 09/10/2024 tarihinde kesin olarak karar verildi. (X) KARŞI OY : Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında "dağıtıcısı haricinde akaryakıt ikmal edilmesi" fiili yönünden 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, İdare Mahkemesi kararının iptale ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmının onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.