T.C. ADANA BAM 17. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/504 - 2026/744 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/504 KARAR NO : 2026/744 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/03/2025 NUMARASI : 2024/497 Esas 2025/300 Karar DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynak…
T.C. ADANA BAM 17. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/504 - 2026/744 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/504 KARAR NO : 2026/744 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/03/2025 NUMARASI : 2024/497 Esas 2025/300 Karar DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) KARAR TARİHİ : 09/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/04/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemeinin 20/03/2025 Tarih ve 2024/497 Esas - 2025/300 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Davalı borçlunun, kullanımında olan ... nolu tesisat adresinde yapılan incelemelerde, tesisatta harici bir hat çekmek suretiyle sayaçtan geçirilmeksizin kaçak şekilde elektrik kullanımı yapıldığının görüldüğünü, tespit üzerine, "şirketimizde kayıtlı sayaçtan geçirilmeksizin, harici bir hat çekmek suretiyle elektrik enerjisi tükettiğiniz tespit edilmiştir. Günlük kullanım saatiniz 14 olarak tespit edilmiştir." şeklinde harici hat ile sayaçsız bağlantısız kaçak kullanım yapıldığını, 20.02.2024 tarih ... sayılı tutanak ile kayda alındığını, ... İcra Dairesi 2024/22553 E. Sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine ... Elektrik Dağıtım A.Ş.'ye olan borcundan dolayı icra takibi başlatıldığını, ancak borçlu, takibe konu borca, takibe, ödeme emrine, faize ve diğer ferilerine itiraz ettiğini, itiraz üzerine takibin durdurulmuş olduğunu, haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamına ve davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığı, davalının cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece"....Açılan davanın KISMEN KABULÜ İle; Davalının ....İcra Müdürlüğü'nün 2024/22553 esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 206.812,30 TL asıl alacak, 11.822,77 TL faiz, 2.364,55 TL KDV olmak üzere toplam 220.999,62 TL miktar üzerinden takip şartlarında devamına, fazlaya dair talebin reddine, Davacının icra inkar tazminatına yönelik talebinin alacak likit olmadığından reddine,...." karar verilmiştir. DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Dosyada ... numaralı tesisatta kaçak elektrik kullanıldığının tespit edildiğini, yerel mahkemenin bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verdiğini, ancak bilirkişi raporuna çalışma saati yönünden yaptıkları itirazların değerlendirilmediğini, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, kaçak tespit edilen adreste kuaför ve berber olarak faaliyet gösterildiğini, sabah 08.00 ile akşam 22.00 saatleri arasında toplam 14 saat hizmet verildiğini, kaçak tespit tutanağı ve ... sayılı görgü tespit tutanağında çalışma saatinin 14 saat olarak belirlendiğini, THY 45’inci madde beşinci fıkra uyarınca şirket kayıtları ve tespit edilen saatlerin esas alınması gerektiğini, bilirkişinin şirket tespitini göz ardı ederek çalışma saatini 8 saat olarak hesaplamasının yönetmeliğe aykırı olduğunu, şirket hesaplamasının doğru olduğunu, çalışma saatinin tespiti için ilgili meslek odalarına müzekkere yazılması yönündeki taleplerinin reddedildiğini, ek rapor alınmadan ve itirazları gerekçelendirilmeden verilen kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf başvurularının kabulünü, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, kaçak elektrik kullanıldığı iddiasına dayalı olarak yapılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesinde yapılan yargılamada, tarafların bildirdikleri bir kısım deliller toplanarak, dosya kapsamına göre "Açılan davanın KISMEN KABULÜ İle; Davalının ....İcra Müdürlüğü'nün 2024/22553 esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 206.812,30 TL asıl alacak, 11.822,77 TL faiz, 2.364,55 TL KDV olmak üzere toplam 220.999,62 TL miktar üzerinden takip şartlarında devamına, fazlaya dair talebin reddine, Davacının icra inkar tazminatına yönelik talebinin alacak likit olmadığından reddine," karar verilmiş olup, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Göreve dair kurallar, kamu düzenine ilişkin olup 6100 HMK'nın m. 1 hükmü uyarınca mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir; m. 114(1)-c hükmüne göre de mahkemenin görevli olması bir dava şartıdır. Aynı Kanun'un m. 115 hükmüne göre ise, dava şartlarının mevcut olup olmadığı, taraflarca ileri sürülüp sürülmediğine bakılmaksızın yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden gözetilir. 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. Maddesine göre ise tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder. 6102 Sayılı TTK'nun 4. maddesi uyarınca, bir davanın ticari dava olarak kabulü için tarafların her ikisinin de tacir olması ve davanın, tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması ya da tarafların sıfatına bakılmaksızın maddede sayılı bulunan davalardan olması gerekir. Aynı kanunun 26/06/2012 tarihli 6335 Sayılı Yasanın 2. maddesiyle değişik 5/3. maddesi gereğince, Asliye Ticaret Mahkemesiyle Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. 6102 Sayılı HMK'nun 2. maddesi uyarınca, dava konusu değer ve miktarına bakılmaksızın mal varlığı haklarına ilişkin davalarda görevli mahkeme aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesidir. Diğer taraftan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Yukarıda da değinildiği üzere 6102 Sayılı TTK'nun 4. maddesi uyarınca, bir davanın ticari dava olarak kabulü için tarafların her ikisinin de tacir olması ve davanın, tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması ya da tarafların sıfatına bakılmaksızın maddede sayılı bulunan davalardan olması gerekir. Vergi Usul Kanunu’na göre birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci maddede belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır. Dosyanın incelenmesinde; ilk derece mahkemesince yapılan araştırma dahilinde ... Vergi Dairesi yazı cevabına göre davalının 09/08/2008-05/06/2017 tarihleri arasında basit usulde kayıtlı gelir vergisi mükellefi olduğu, sonrasında mükellefiyetinin bulunmadığı belirtilmiş olup basit usulde vergilendirilenler tacir sıfatını taşımadığından ve dava konusu mutlak ticari işlerden de olmadığından davaya bakmakla görevli mahkemenin Adana Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu gözetilerek İlk derece mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işi esasına girilerek davanın kısmen kabulüne yönelik verilen kararın usule aykırı olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin sair istinaf sebepleri incelenmesizin istinaf başvurusunun kamu düzeni yönünden kabulüne karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun sair yönleri incelenmeksizin kamu düzeni bakımından kabulü ile ilk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a.3 maddesi gereğince kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a-3 maddesi gereğince kamu düzeni yönünden KABULÜ İLE ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, 2-İlk Derece Mahkemesince davanın görülüp bir karar verilmesi için dosyanın mahal mahkemesine iadesine, 3-Davacıdan tahsil edilen 615,40 TL İstinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf talebi sırasında yapılan istinaf giderlerinin yargılama masrafı olarak İlk Derece Mahkemesince değerlendirilmesine, 5-Kararın tebliği, harç ve diğer hususların Hukuk Muhakemeleri Kanunu 359/4 maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince, varsa, istinaf eden tarafça yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre İİK'nın 36/5.fıkrası gereğince yatıran/ sunan tarafa İADESİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-c maddesi gereğince KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi.09/04/2026 Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır