8. Hukuk Dairesi 2015/22480 E. , 2018/13740 K. "" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İstihkak Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı borçlu vekili ve davalı 3. kişi vekili taraflarından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı alacaklı vekili; 16.4.2012 tarihinde borçlu şirkete ait maden ocağında borçlu şirketin hiçbir çalışa…
**8. Hukuk Dairesi 2015/22480 E. , 2018/13740 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İstihkak Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı borçlu vekili ve davalı 3. kişi vekili taraflarından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı alacaklı vekili; 16.4.2012 tarihinde borçlu şirkete ait maden ocağında borçlu şirketin hiçbir çalışanı veya yetkilisi olmadan köy muhtarının beyanı alınarak kırılmış demir cevherinin haczedildiğini, hacizden sonra gönderilen 103 davetiyesi üzerine borçlu şirketin haciz uygulanan maden sahasının ... Mineral Ltd. Şti'ne devir edildiği ve haciz edilen madenin 3.kişi tarafından çıkartılan maden olduğu beyanı ile istihkak iddiasında bulunduğunu öne sürerek 3. kişi lehine borçlu tarafından öne sürülen kötü niyetli ve haksız istihkak iddiasının reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı 3. kişi vekili; borçlu şirkete ait olan maden ruhsatının takip tarihinden önce kendileri tarafından devralındığını, ancak haciz tarihinden önce dava dışı ... şirketine devredildiğini, dolayısıyla haczedilen ... cevherinin müvekkili şirkete ait olmadığını beyan ederek dava hakkında ret kararı verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece; her ne kadar borçlu şirket tarafından lehine istihkak iddiasında bulunulan ... Mineral Ltd. Şti.’nin devir aldığı işletmeyi, ... Ltd. Şti.ne devir ettiği iddia edilmiş ise de devir alan şirket tarafından istihkak iddiasının ileri sürülmediği, ayrıca maden sahasının fiili olarak devir alanlar tarafından kullanıldığı yönünde de belge sunulmadığı, devir işlemi yapılan maden sahasında takip borçlusu adına taşeron firmaların işlem yaptığı, borçlu tarafından haciz uygulanan sahanın terk edilmediği, bu durumda mülkiyet karinesinin alacaklı lehine yorumlanması gerektiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş,hüküm üçüncü kişi vekili ve davalı borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, alacaklının İİK’nun 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir. Bu tür davaların dinlenebilmesi için ön koşul, malın 3. kişi elinde haczedilmesi üzerine üçüncü kişi veya İİK 96/1 maddesi uyarınca borçlu tarafından üçüncü kişi lehine istihkak iddiasında bulunulmasıdır. Dava şartları ise dava açıldığı andan hükmün verildiği ana kadar var olmalıdır. Dava açıldığı zaman var olan bir dava şartı, sonradan ortadan kalkarsa davanın, dava şartı yokluğundan reddedilmesi gerekir.