Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bi
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili, ------ tarihine -----olarak çalışmış olduğunu, taraflar arasındaki iş akdinin müvekkili tarafından haklı sebeple tek taraflı olarak fesih edilmiş olduğunu, bundan kaynaklı----- dosyasından dava açılmış ve söz konusu davanın 22/12/2015 tarihinde neticelenmiş olduğunu, yerel mahkemenin gerekçeli kararına -- dosyasından icra takibi başlatılmış olduğunu----------müvekkiline olan borçları ve daha birçok borç ve icra takibinden kurtulmak amacıyla taraflarınca açılmış bulunan-----devam ederken söz konusu şirketin ---------- seçildiği ilan edilmiş olduğunu, söz konusu şirketin terkini ---------olduğunu, şirket tarafından ------- gerçekleştirilmiş olduğunun ise taraflarınca borçlu ---- gidildiğinde öğrenilmiş olduğunu, borçlu adrese hacze gidildiğinde borçlu tarafın daha önce olduğu gibi yine -- değiştirmiş olduğunun görülmüş olduğunu ve -------taraflarına söylenerek haciz yapılmasının engellendiğini, şirket yöneticilerinin işbu -- haklı olarak yapmamış olduklarını, ----ait borçlardan kurtulmak amacı ile hareket ettiklerini, aşağıda da detaylı açıklanacağı üzere aynı kişilerin pek çok şirket kurarak icra takipleri ve müvekkili gibi alacaklılardan kurtulmayı hedeflemekte olduklarını, bilindiği gibi ihya davasının açma gerekçesinden terkinden önce açılan icra takibi de olabileceğini, ----terkin edilen şirketten işçinin ücret alacağının da olabileceğini, terkin edilen şirketin üzerinde herhangi bir malvarlığı olduğunun daha sonradan anlaşılması da olabileceğini, müvekkilinin işçilik alacaklarının kazanmış olduğunu ve işbu alacakların taraflarınca icra takibi yapılmış olduğunu, ancak daha sonra borçlunun --- edilmiş olduğunu ve aynı kişilerin farklı isimlerle kurmaya devam ettiği şirketlerin ise borçla alakaları olmadığını iddia etmekte olduklarını, müvekkilinin hak mahrumiyetinin önüne geçilmesi amacıyla huzurdaki davayı açma zarureti doğmuş olduğunu belirterek;--- karar verilmiştir.