(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/15991 E. , 2014/1771 K. "" Davacı ... ile davalı ... aralarındaki kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili davasına dair ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 05.07.2012 günlü ve 2011/214-2012/352 sayılı hükmün temyiz isteminin reddi hakkında Dairece verilen 17.06.2013 günlü ve 2013/9243-10506 sayılı ilama karşı taraf vekillerince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur. Bu isteklerinin süresi içinde olduğu anl…
**(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2013/15991 E. , 2014/1771 K.** **"İçtihat Metni"** Davacı ... ile davalı ... aralarındaki kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili davasına dair ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 05.07.2012 günlü ve 2011/214-2012/352 sayılı hükmün temyiz isteminin reddi hakkında Dairece verilen 17.06.2013 günlü ve 2013/9243-10506 sayılı ilama karşı taraf vekillerince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur. Bu isteklerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Gerekçeli kararın davacı tarafa kalemde yapılan tebliğinin davacı Belediyenin vekili yerine hukuk işlerindeki memura yapılması nedeniyle usulüne uygun olmadığı ve buna göre davacı vekilinin temyizinin süresinde olduğu yine buna bağlı olarak da kararı katılma yoluyla temyiz etmiş olan davalı vekilinin de temyizinin süresinde olduğu bu kez yapılan incelemeden anlaşıldığından, davacı ve davalı vekillerinin karar düzeltme istemlerinin kabulüne, Dairemizin 17.06.2013 tarih ve 2013/9243 E. 10506 K. sayılı kararının kaldırılmasına karar verilip davacı vekili ile davalı vekilinin temyizleri yönünden dosya içindeki tüm kağıtların yeniden incelenmesi sonucunda; Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; 1-Anayasa Mahkemesi 1. Bölümünün 19.12.2013 tarih ve 2013/817 sayılı kararında, kamulaştırma bedelinin tespiti için açılan davada uzun süren bir yargılama sonunda, dava tarihi itibarıyla belirlenen bedele hükmedilmesinin Anayasanın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiği kabul edilerek mal sahibine tazminat ödenmesi gerektiği belirtilmiştir. Yasa koyucu da, bu hak ihlalini dikkate alarak, 6459 sayılı Kanunun 6. maddesiyle 2942 sayılı Kanunun 10. maddesine eklenen fıkrada (yürürlük tarihi 30.04.2013) kamulaştırma bedelinin tescili için açılan davanın dört ay içinde sonuçlandırılmaması halinde, tespit edilen bedele bu sürenin bitiminden itibaren faiz uygulanmasına ilişkin düzenleme getirmiştir. Her ne kadar, getirilen bu faiz hükmü maddi hukuka ilişkin olup, aynı yasanın 29. maddesi gereğince yayımı tarihinden sonra açılacak davalara uygulanması gerekir ise de; 30.04.2013 tarihinden sonra açılacak davalar için yapılan bu düzenleme ile Anayasa Mahkemesinin makul süreyi aşan yargılamanın hak ihlali oluşturduğuna ilişkin kararı birlikte değerlendirildiğinde, 30.04.2013 tarihinden önce açılmış ve henüz kesinleşmemiş kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davalarında öngörülen dört aylık yargılama süresinin makul süre kabul edilerek, hakkaniyet gereğince taşınmaz malikinin zararının giderilmesi amacıyla dava tarihinden itibaren dört aylık sürenin bittiği tarihten, karar tarihine kadar tespit edilen kamulaştırma bedeline faiz uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,