Başvuru, imar planında taşınmazın kamu hizmeti alanına ayrılması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, imar planında taşınmazın kamu hizmeti alanına ayrılması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 14/5/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu 1938 doğumlu olup İstanbul'da ikamet etmektedir. Başvurucu, İstanbul'un Ümraniye ilçesi Çakmak Mahallesi 653 ada 5 parsel sayılı 305 m² yüz ölçümündeki taşınmazın malikidir. Başvurucuya ait söz konusu taşınmaz 13/2/1998 tarihli ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planında yol ve park alanı vasfıyla kamu hizmeti alanına ayrılmıştır. Başvurucu 19/12/2011 tarihinde taşınmazın kamulaştırılması istemiyle Ümraniye Belediyesine (Belediye) başvurmuştur. Belediye 27/12/2011 tarihinde taşınmazın beş yıllık kamulaştırma programında yer almadığını ve herhangi bir çalışma olmadığını belirterek kamulaştırma işlemi yapılmayacağını açıklamıştır. Başvurucu 29/12/2011 tarihinde İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesinde (Hukuk Mahkemesi) kamulaştırmasız el atmaya dayalı tazminat davası açmıştır. Davanın açılması sonrası yürürlüğe giren 24/5/2013 tarihli ve 6487 sayılı Kanun'un maddesi ile değiştirilen 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun geçici maddesi uyarınca Hukuk Mahkemesi 18/6/2013 tarihinde görev yönünden davayı reddetmiştir. Başvurucu 26/2/2015 tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı ve Ümraniye Belediyesi Başkanlığına karşı tam yargı davası açmıştır. Başvurucu dava dilekçesinde, taşınmazın imar planından yol ve park olanı olarak bırakılması nedeniyle mülkiyet hakkının kısıtlandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 000 TL tazminat talep etmiştir. İstanbul İdare Mahkemesi (İdare Mahkemesi) 28/12/2016 tarihinde davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiştir. İdare Mahkemesi kararında, 7/9/2016 tarihinde yürürlüğe giren 20/8/2016 tarihli ve 6745 sayılı Kanun'la 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun'a birtakım hükümler eklendiğini açıklamıştır. İdare Mahkemesi bu bağlamda uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılan taşınmazların kamulaştırılması için öngörülen beş yıllık sürenin 2942 sayılı Kanun'a eklenen geçici madde gereğince bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren başlayacağı ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılan ancak henüz karara bağlanmayan veya kararı kesinleşmeyen davalara da bu madde hükümlerinin uygulanacağını belirtmiştir. Başvurucu, İdare Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmuştur. İstanbul Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi 15/9/2017 tarihinde kararın kaldırılmasını gerektirir bir husus bulunmadığını belirterek başvurucunun istinaf istemini temyiz yolu açık olmak üzere reddetmiştir. Başvurucu, istinaf isteminin reddi kararını temyiz etmiştir. Danıştay Altıncı Dairesi 17/1/2018 tarihinde kararı onamıştır. Nihai karar 2/5/2018 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 14/5/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Konu ile ilgili hukuk için bkz. Hüseyin Ünal, B. No: 2017/24715, 20/9/2018, §§ 17-