Başvuru, basılı bülten hakkında toplatma ve elkoyma kararı verilmesi nedeniyle toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, basılı bülten hakkında toplatma ve elkoyma kararı verilmesi nedeniyle toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 2/6/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Genel merkezi Ankara'da olan başvurucu Halkevleri Derneği (Halkevleri) Türkiye genelinde barınma, sağlık, eğitim, çevre, kadın ve engelli haklarının savunulması ve genişletilmesi için faaliyet gösteren, kamu yararına çalışan dernek statüsünde olan bir sivil toplum kuruluşudur. 1932 yılında kurulan Halkevleri 1951 yılında 5830 sayılı Kanun ile kapatılarak malları Hazineye devredilmiştir. 1963 yılında tekrar kurulan Halkevleri 1980 yılında gerçekleşen askerî darbe sonrası yeniden kapatılmıştır. Yedi yıllık yargılanma sürecinin ardından Halkevleri ve üyeleri beraat etmiş, 1987 yılında toplam yirmi dört şubede tekrar faaliyete geçmiştir. 2012 yılında Avukat Oya Ersoy altı yıllığına genel başkanlığa seçilmiştir. Türkiye’nin yirmi beş şehrinde toplamda yetmiş üç Halkevi ve bir Halk Odası bulunmaktadır. Halkevleri 12/4/2015 tarihinde Ankara'da düzenleyeceği mitingin duyurulması amacıyla bazı bildiriler ve el ilanları hazırlamıştır. Bu bildiri ve el ilanlarında "Yürü Üstüne Üstüne AKP'nin Diktatörün Faşistin, Hırsızın, Kadın Düşmanının 12 Nisan 2015 Ankara Halkevleri" yazmaktadır. Bazı kişilerce Adana'da bu bildiri/bülten ve el ilanlarının dağıtılması üzerine Adana Sulh Ceza Hâkimliği (Hâkimlik) 27/3/2015 tarihinde başvurucu Derneğin bu amaçla hazırladığı bildirilerin toplatılmasına ve bunlara el konulmasına karar vermiştir. Ayrıca Halkevleri genel başkanı ve Halkevleri Bülteni isimli süreli yayının Halkevleri adına sahibi ve sorumlu yazı işleri müdürü olan Oya Ersoy ile bildirileri dağıtanlar hakkında da soruşturma başlatılmıştır. Hâkimliğin toplatma ve elkoymaya ilişkin kararının gerekçesi şöyledir: "5187 sayılı Yasanın el koyma, dağıtım ve satış yasağı başlıklı maddesinde atıf yapılan 765 sayılı Kanun maddelerinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunundaki karşılıkları sırasıyla şöyledir; 765 sayılı Kanununun maddesinin karşılığı olan 5237 sayılı Yasanın halkı askerlikten soğutma başlıklı 318 sayılı maddesi, maddesinin karşılığı yasama organına suç başlıklı maddesi, maddesinin karşılığı askerleri itaatsizliğe teşvik başlıklı maddesi, maddesinin karşılığı suç işlemeye tahrik başlıklı maddesi, maddesinin karşılığı suçu ve suçluyu övme başlıklı maddesi ile 312/a maddesinin karşılığı halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit başlıklı maddesi olduğu görülecektir.Adana Cumhuriyet Başsavcılığının talebine konu "Yürü Üstüne Üstüne AKP'nin Diktatörün Faşistin, Hırsızın, Kadın Düşmanının 12 Nisan 2015 Ankara Halkevleri" başlıklı broşür içeriğinde yukarıda 5187 sayılı Basın Kanunu'nun maddesinde sayılan ve 765 sayılı Kanunun karşılığını oluşturan ve halen yürürlükte olan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun başlıklar halinde belirtilen hükümleri tek tek incelendiğinde; bahsi geçen yayında el koyma, dağıtım ve satış yasağı verilmesini gerektirir hususların tespit edildiği...". Başvurucu, karara itiraz etmiş; Adana Sulh Ceza Hâkimliği 20/4/2015 tarihinde itirazı kesin olarak reddetmiştir. Karar başvurucuya 29/4/2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 27/5/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. A. Ulusal Hukuk 9/6/2004 tarihli ve 5187 sayılı Basın Kanunu’nun maddesi şöyledir: “Soruşturma için sübut vasıtası olarak her türlü basılmış eserin en fazla üç adedine Cumhuriyet savcısı, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kolluk el koyabilir.Soruşturma veya kovuşturmanın başlatılmış olması şartıyla 25/07/1951 tarihli ve 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanunda, Anayasanın 174 üncü maddesinde yer alan inkılap kanunlarında, 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 146 ncı maddesinin ikinci fıkrasında, 153 üncü maddesinin birinci ve dördüncü fıkralarında, 155 inci maddesinde, 311 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında, 312 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkralarında, 312/a maddesinde ve 12/04/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 7 nci maddesinin ikinci ve beşinci fıkralarında öngörülen suçlarla ilgili olarak basılmış eserlerin tamamına hakim kararıyla el konulabilir.Hangi dilde olursa olsun Türkiye dışında basılan süreli veya süresiz yayın ve gazetelerin ikinci fıkrada belirtilen suçları içerdiklerine dair kuvvetli delil bulunması halinde, bunların Türkiye'de dağıtılması veya satışa sunulması, Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine sulh ceza hakiminin kararı ile yasaklanabilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet Başsavcılığının kararı yeterlidir. Bu karar en geç yirmidört saat içinde hakimin onayına sunulur. Kırksekiz saat içinde hakim tarafından onaylanmaması halinde Cumhuriyet Başsavcılığının kararı hükümsüz kalır.Yukarıdaki fıkra uyarınca yasaklanmış yayın veya gazeteleri bilerek dağıtanlar veya satışa sunanlar bu yayınlar yoluyla işlenen suçlardan eser sahibi gibi sorumludurlar.”B. Uluslararası Hukuk Uluslararası hukuk kaynakları için ifade özgürlüğü bağlamında toplatma ve elkoyma kararına ilişkin olarak Abdullah Öcalan ([GK], B. No: 2013/409, 25/6/2014, § 75 vd.), toplantı ve gösteriş yürüyüşü düzenleme hakkı bağlamında Ali Rıza Özer ve diğerleri ([GK], B. No: 2013/3924, 6/1/2015, §§ 115-123) ve Ferhat Üstündağ (B. No: 2014/15428, 17/7/2018, §§ 21-25) kararlarına bakılabilir.