3. Hukuk Dairesi 2016/22376 E. , 2018/11343 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, davalılar ile "bizim lokal" isimli kahvenin işletilmesi …
**3. Hukuk Dairesi 2016/22376 E. , 2018/11343 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, davalılar ile "bizim lokal" isimli kahvenin işletilmesi ve gelirinin paylaşılması konusunda anlaştıklarını, malzemeleri kendisinin aldığını, davalıların geliri paylaşmaya yanaşmadığını, hesap vermediklerini ileri sürerek sözleşmenin feshine, kazançtan payına düşen bedelden şimdilik 1.000.-TL ve ayrıca sözleşmede yer alan 15.000.-TL tazminatın ödenmesi ve demirbaşların teslimine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar, eşya bedelini davacının, kira bedelini kendilerinin karşıladığını, fesih istemekte haksız olduğunu , 1.000.00.- TL bedel ödeyeceklerini belirtmiştir. Mahkemece, sözleşmenin feshi talebi açısından bu yöndeki talep konusuz kalmakla ayrıca hüküm kurulmasına yer olmadığına, 1.000,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacıya verilmesine,sözleşmeye aykırılık ve fesihten doğan tazminata yönelik talebin reddine, davaya konu edilen çayocağı, 80 adet sandalye, 15 adet masa, 15 adet sehpa, Vestel marka LCD televizyon, çayocağı davlumbazı, 32 adet masa örtüsü, evye bataryası ve tül perdenin davalı taraftan alınarak davacı tarafa teslimine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir . Adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir. (TBK. 620/1 md.) Adi ortaklık ilişkisi, TBK'nın 639.maddesinde sayılan sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesi ile sona erer. Bu şekilde ortaklığın sona ermesinin başlıca iki sonucu ortaya çıkar. Bunlardan ilki, yöneticilerin görevlerinin sona ermesi, diğeri de ortaklığın tasfiyesidir. Tasfiye, ortaklığın bütün malvarlığının belirlenip, ortakların birbirleriyle alacak verecek ve ortaklıktan doğan tüm ilişkilerinin kesilmesi yoluyla ortaklığın sonlandırılması, malların paylaşılması ya da satış yoluyla elden çıkarılmasıdır. Tasfiye usulünü düzenleyen TBK'nun 644.maddesi gereğince; ortaklığın sona ermesi hâlinde tasfiye, yönetici olmayan ortaklar da dâhil olmak üzere, bütün ortakların elbirliğiyle yapılır. Ancak, ortaklık sözleşmesinde, ortaklardan biri tarafından kendi adına ve ortaklık hesabına belirli bazı işlemlerin yapılması öngörülmüşse, bu ortak, ortaklığın sona ermesinden sonra da o işlemleri tek başına yapmak ve diğerlerine hesap vermekle yükümlüdür. Ortaklar, tasfiye işlerini yürütmek üzere tasfiye görevlisi atayabilirler. Bu konuda anlaşamamaları hâlinde, ortaklardan her biri, tasfiye görevlisinin hâkim tarafından atanması isteminde bulunabilir.