10. Hukuk Dairesi 2024/6230 E. , 2024/7395 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1949 E., 2024/99 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 16. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/28 E., 2022/134 K. Taraflar arasındaki boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı iddiasıyla kesilen ölüm aylığının yeniden bağlanması gerektiğinin ve yersiz aylıklar nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile aksine Kurum işlemlerinin iptali davasında yapılan yargı
**10. Hukuk Dairesi 2024/6230 E. , 2024/7395 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1949 E., 2024/99 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 16. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/28 E., 2022/134 K. Taraflar arasındaki boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı iddiasıyla kesilen ölüm aylığının yeniden bağlanması gerektiğinin ve yersiz aylıklar nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile aksine Kurum işlemlerinin iptali davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının eşi ile Bala Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/358 Esas 2016/55 Karar sayılı dosyası ile boşandığı, davacının diyaliz hastası olduğu, % 90 maluliyeti bulunduğu, çalışamadığı, maddi durumu olmadığından eski eşinin sahip olduğu ve onunla beraber oturduğu evde oturmak zorunda kaldığı, ancak boşandığı eşinin bu evde asla kalmadığı, davacının ilk evliliğinden olan oğlunun askerden geldikten sonra işe girdiği ve oturduğu evden taşındığı, eski eşine müşterek çocukları için Ankara 2. Aile Mahkemesinin 2019/345 Esas sayılı dosyası ile nafaka davası açtığı, davanın halen devam ettiği, boşanmadan önce ve sonra hiç bir şekilde boşandığı eşiyle aynı evde fiilen birlikte yaşamadıkları, Kurum tarafından davacının eşi ile birlikte yaşadığı gerekçesi ile maaşının kesilerek, borç çıkartıldığı, Kuruma itirazda bulunulduğu, Kurum tarafından red kararı verildiği, Ankara 4. İdare Mahkemesinin 2019/1124 Esas 2019/1496 Karar sayılı dosyası ile dava açıldığı, adli yargının görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği iddiasıyla SGK'nın 09.05.2019 tarih 60991618-3/236992 sayılı ret işleminin ve geriye dönük faizi ile birlikte çıkartılan borcun iptal edilerek, ... babasından dolayı alacağı aylığın yeniden bağlanmasına ve tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı, hak düşürücü süre, derdestlik, husumet, görev ve yetki itirazında bulundukları, davacının talebi ile ilgili Kurumun yaptığı işlemin doğru olduğu, herhangi bir eksiklik bulunmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından; tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi sonucunda, davanın boşanmadan sonra birlikte yaşama iddiası ile aylığın kesilmesi işleminin iptali ve aylıkların ödenmesi istemine ilişkin olduğu, davacı hakkında düzenlenen denetim tutanağı ve dayanakları, tutanak tanıklarının duruşma beyanları, dava konusu dönemde davacı ve boşandığı eşinin aynı eczaneden ilaçlarını aldıklarına ilişkin kurum kayıtları, boşanma dönemindeki abonelik kayıtları, nafaka davasının kurum tespitinden sonra açılmış olması, davacının boşanma sonrasında davacıya ait evde yaşamaya devam etmesi ve tüm dosya kapsamına göre davacının boşanmadan sonra boşandığı eşi ile birlikte yaşamaya devam ettiği kanaati oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının eşi ile 25.05.2016 tarihinde boşandıkları, davacının diyaliz hastası olduğu ve %90 maluliyeti bulunduğu, davacının eski eşinin mevcut olan bu hastalığından dolayı da davacıyı bıraktığı, bu sebeple ve diğer başka birçok nedenden dolayı çalışamadığı, maddi durumu olmadığı için kendisi eski eşinin sahip olduğu ve evliyken onunla beraber oturduğu bu evde oturmak zorunda kaldığı, davacının boşanmadan önce, çocuk doğduktan sonra da boşandıktan sonra da hiç bir şekilde boşandığı eşiyle aynı evde fiilen birlikte yaşamadıkları, ... tarafından yapılan denetimde eve gelindiğinde evde boşandığı eşinin olmamasına ve bu durumun davacı tarafından da belirtilmiş olmasına rağmen gerekli araştırma yapılmayarak aynı çatı altında karı koca olarak fiilen yaşandığının tespit edilerek, bu rapora göre davacının maaşının kesilmesi ve geriye dönük faizi ile birlikte davacıya borç çıkartılması kabul edilebilir olmadığı, boşandığı dönemdeki abonelik kayıtlarında bahse konu soruşturmanın yapıldığı eve ilişkin davacının herhangi bir kaydı bulunmadığı, SGK tarafından yapılmış olan araştırma raporunu ve bu rapora göre işlem yapılmasını kabul etmedikleri, davacı tanıklarının beyanlarının dikkate alınmadığı iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda kurum kontrol memurlarınca tutulan tutanağın somut verilere dayalı olması ve denetim esnasında dinlenen tanıkların imzalı beyanlarında davacı ve boşandığı eşinin birlikte yaşadıklarını beyan etmeleri, boşandıkları dönemde mernis adreslerinin uzunca bir süre aynı olması, her ne kadar denetmen raporunda dinlenen tanıklardan biri ifadesini mahkemede değiştirmiş ise de bunun davacıyı korumaya yönelik bulunması da gözetilerek, Kurum kontrol memurlarınca düzenlenen raporun aksinin ispatlanamadığı, Kurum işleminin yerinde olduğu, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı iddiasıyla kesilen ölüm aylığının yeniden bağlanması gerektiğinin ve yersiz aylıklar nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile aksine Kurum işlemlerinin iptali davasıdır. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 56 ncı maddesi ilgili hükümlerdir. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına, 01.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.