6. Hukuk Dairesi 2010/11872 E. , 2011/3098 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar davacı-davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, hor kullanma tazminatı ve onarım süresi kirası 36.406.21 TL’nin işlemiş faizi ile birlikte tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar ta…
**6. Hukuk Dairesi 2010/11872 E. , 2011/3098 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar davacı-davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, hor kullanma tazminatı ve onarım süresi kirası 36.406.21 TL’nin işlemiş faizi ile birlikte tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatına ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile itirazın 14.420 TL asıl alacak ve 656.16 TL işlemiş faizi üzerinden iptaline, icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili ve davacı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir. 1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davacı vekili ve davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davacı vekilinin hor kullanma tazminatı ve yargılama giderlerine ilişkin temyiz itirazlarına gelince ; İcra takibinde ve davada dayanılan ve hükme esas alınan 1.8.2001 başlangıç tarihli ve iki yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede kiralanan şeyin durumu “iyi” olarak nitelendirilmiş, sözleşmenin özel şartlar bölümü 3. maddesinde kiracının kiralayanın yazılı izni olmaksızın kiralananda tadilat ya da ilave yapamayacağı, aksi halde taşınmazı eski hale getirmeye ve meydana gelecek zararı ödemeye mecbur olduğu, 4. maddesinde de bu maddede yazılı demirbaşların kiracıya sağlam ve çalışır vaziyette teslim edildiği, kiracının da teslim aldığı şekilde iade edeceği kararlaştırılmıştır. Bu şartlar geçerli olup tarafları bağlar. Davalının kiracılık süreci içinde taşınmazı tahliye etmesinden sonra 27.12.2007 tarihinde mahkeme aracılığı ile kiralananın tahliye edilmiş olduğunu ve taşınmaz ile demirbaşların mevcut durumunu tespit ettirmiştir. Davacının da katıldığı bu tespit sonrasında düzenlenen 28.12.2007 tarihli bilirkişi raporunda taşınmazın genel durumu ile sadece demirbaş olarak teslim edilen sekreter dolabı ve camlı kitaplığın bulunmadığı belirtilmiştir. Bu tespite itiraz eden davacı ise 17.1.2008 tarihinde yine mahkeme aracılığı ile kendisi bir tespit yaptırmıştır. Bu tespit sonrasında düzenlenen 27.1.2008 tarihli bilirkişi raporunda ise kiralanana verilen hasarlar daha ayrıntılı şekilde belirtilmiş ve eksik demirbaşlar gösterilmiştir. Buna göre kiralananda demirbaşlar ve onarım süresi kirası da dahil 36.168 TL tutarında eksik ve hasar mevcut olup hasarlar kırkbeş günde giderilebilecektir. Davalı da bu bilirkişi raporuna itirazda bulunmuştur. Yapılan tespit sonrasında davacı tarafından bilirkişi raporuyla belirlenen miktarın tahsili için davalı hakkında ... İcra Müdürlüğü’nün 2008 / 10237 sayılı dosyası ile icra takibi yapılmış, davalı bu takibe takip konusu alacağın yargılamayı gerektirdiğinden söz ederek itirazda bulunmuştur. İtiraz üzerine açılan işbu davada mahkeme alternatifli şekilde hazırlanan bilirkişi raporu çerçevesinde farklılıklar ve çelişkiler içeren iki tespit bilirkişisi raporunda ortak olarak belirlenen kalemler doğrultusunda ve hasarların onbeş günde giderilebileceğini kabul ederek 14.420 TL hasar tazminatı ve onarım süresi kirası üzerinden itirazın iptaline karar vermiştir. Davalı tarafça kiralananın hangi tarihte davacıya teslim edildiğine ilişkin bir belge sunulmamıştır. Yargılamada dinlenen davalı tanıkları kiralananın Aralık 2007 ayının ilk haftasında tahliye edildiğini beyan etmişler, davalı tarafından yaptırılan tespite de davacı katılmış ise de bu durum ilk yapılan tespit tarihi itibariyle kiralananın tahliye ve teslim edildiği anlamına gelmez. Bu durumda taşınmazın davacı tarafından yaptırılan tespit tarihinde davacının tasarrufuna geçtiğinin kabulü gerekir. Bu tarihte ise kiralanandaki eksiklik ve hasarlar ilk tespite göre daha fazladır. Ayrıca bu konuda hazırlanan tespit bilirkişisi raporu daha ayrıntılı veriler içermektedir. O halde mahkemenin demirbaş eksiklikleri ve verilen hasarlar yönünden davacı tarafından yaptırılan tespiti baz alarak bir inceleme yapıp taşınmazın altı yıl süreyle davalının kullanımında olduğu gözetilerek aşınma ve eskime payları göz önünde bulundurularak hasar tazminatı ve onarım süresi kirasına hükmetmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurması doğru olmadığı gibi, dava dilekçesinde de talep edildiği üzere yargılama giderleri içinde tespit giderlerine de yer vermemesi usul ve yasaya aykırıdır. 3-Davalı vekilinin onarım süresi kirasına ilişkin temyiz itirazlarına gelince ; Taraflar arasında düzenlenen 1.8.2001 başlangıç tarihli ve iki yıl süreli kira sözleşmesinde aylık kira parası 750 TL olarak belirlenmiş ve özel şartlar bölümü 15. maddesinde ikinci yıldan itibaren kira parasının DİE’nin açıkladığı bir yıllık TEFE + TÜFE oranlarının aritmetik ortalaması oranında artırılacağı kararlaştırılmış ise de kiracılık süreci içinde taraflar arasında görülen kira tespit davasında İzmir 3. Sulh Hukuk Mahkemesi, 10.3.2008 gün ve 2007 / 1224 esas 2008 / 281 karar sayılı kararı ile aylık kira parasını 1.8.2007 tarihinden itibaren brüt 2.500 TL olarak saptamış ve hüküm 11.11.2008 tarihinde kesinleşmiştir. Davalının kiralanana verdiği hasarların giderilmesi yönünden geçecek süre için onarım süresi kirasının bu miktar üzerinden hesaplanması gerekirken davalının taşınmazı tahliye etmesinden sonra davacı tarafından 1.4.2008 tarihinde yeniden aylık 5.250 TL bedelle kiraya vermesinden hareketle aylık 5.250 TL üzerinden onarım süresi kirasının hüküm altına alınması da yerinde değildir. Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır. SONUÇ: Davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yukarda (2) ve ( 3 ) No’lu bentte yazılı nedenlerle BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 15.3.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.