8. Hukuk Dairesi 2023/14 E. , 2023/2353 K. MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1168 E., 2022/1271 K. KARAR : İstinaf talebinin esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/37 E., 2022/28 K. Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adl…
**8. Hukuk Dairesi 2023/14 E. , 2023/2353 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1168 E., 2022/1271 K. KARAR : İstinaf talebinin esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/37 E., 2022/28 K. Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında; ... ili ... ilçesi, ... Köyü çalışma alanında bulunan ve tapuda davalılar ... ve ... adına kayıtlı bulunan eski 1000 parsel ... 10.600,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 113 ada 9 parsel numarasıyla ve 16.336,32 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. 2.İtirazı Kadastro Komisyonu tarafından red edilen davacı ... vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosunun hatalı yapıldığını ve davalılara ait taşınmazların yüzölçümlerinin arttığını, artan miktarın taşınmaza komşu tescil harici alandan kaynaklandığını, uygulama kadastrosu sırasında yapılan hataların giderilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalılar, davaya cevap vermemişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "çekişmeli 113 ada 9 parsel ... taşınmazın sınırlarının tesis tarihine ait hava fotoğrafları, bilirkişi beyanları ve kayıklığı giderilmiş tesis kadastro paftası ile uyumlu olduğu, taşınmazın batısındaki kuru sel deresi ile olan sınırının kadastro paftası ile uyumlu sabit sınır niteliğinde alındığı, doğu, batı, kuzey ve güneydeki sınırlarının da aynı şekilde hava fotoğrafları ile uyumlu pafta sınırının geçerli sınır tipinde yönetmeliğe uygun alındığı, 113 ada 9 parsel ... taşınmazın yüzölçümünün komşu parsellerden dolayı artmadığı, eski ve yeni yüzölçüm farkının taşınmaz kıvrımlarının tesis kadastro sırasında tam ve eksiksiz şekilde kıvrımların ölçülmemesinden ve teknolojik gelişmelerle birlikte ölçüm metodlarının gelişmesinden kaynaklandığı gerekçesiyle davanın reddine, çekişmeli taşınmazın uygulama kadastro tespiti gibi tesciline" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince tesis kadastrosu ve iptal edilen 22/a sınırları ile keşif sırasında zeminde yapılan ölçüleri karşılaştırılmasında 113 ada 473 mera parseli ile olan sınırları ile dava konusu taşınmaz olan 113 ada 9 parsel ... taşınmazın sınırlarının sabit olduğu belirtilmiş olup bu sınırın mera sınırı olması nedeniyle sabit sınır olarak ele alınmasının yerinde olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın yüzölçümünün tersimatının ve yüzölçümünün hatalı hesaplandığı şeklinde rapor tanzim edilmiş olmakla birlikte zemin bütünlüğü dikkate alındığında bu durumun gerçeği yansıtmadığı, dava konusu taşınmaz ile 113 ada 10,7,8,473 parsel ... taşınmazlar ile sınırlarının kıvrımlarının düzgün bir biçimde ölçülmediği düz bir hat ile ölçülerek birleştirilmesinden kaynaklanan bir hata olduğu tespit edilmiş olmakla birlikte bu kanaat krokiler üzerinde gösterilerek raporlanmamış eksik inceleme ile karar verildiği (Bilirkişi kök raporu sayfa 3-4-6 ), 2020 Yılı 22 / a uygulaması sonucu tespit edilen sınır tiplerinin değerlendirilmesi, uygun olup olmadığı konusunda ki analizde 113 ada 9 parsel ile mera parseli olan 113 ada 473 parsel sınırlarının sabit ve geçerli sınır tipinde alınmasının teknik gerekçeleri raporlanmamış ilgili yönetmelik bağlamında gerekli değerlendirmeler yapılmadığını, 113 ada 473 parselle ilgili olarak sınır değerlendirmesinin paftasına göre yapılması gerekirken zemin durumu ve paftasına göre değerlendirildiğinin tespit edilmiştir denilmesine rağmen bu konuda ki değerlendirmenin gerekçeleri belirtilmediğini, (Bilirkişi kök raporu sayfa 7-8 ), hava fotoğrafı, fotoğrametrik plan, ilk tesis kadastrosu paftası, orto–foto ile 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 22 nci maddesine göre yapılan yenileme çalışmaları sonucunda düzenlenen yenileme paftasının ve güncelleme paftalarının ölçekleri denkleştirilerek önceki sonraki ada ve parsel numaralarını ayrı ayrı renkler de gösterecek şekilde birbiri üzerine çakıştırılması dar ve geniş ölçekli şeklinde düzenlettirilecek krokinin raporlanması konusunda ek rapor alınması taleplerinin yerine getirilmediğini, orto-foto haritaları üzerinde dar ve geniş ölçekli olarak yaptıkları analizde gerekli çakıştırmalar, renklendirmeler bulunmadığını, bu konuda sayın heyetten ek rapor alınması talep ve itirazlar bağlamında sayın yerel mahkeme tarafından yerine getirilmeden karar verildiğini, yine sayın heyet tarafından 2005 yılı hava fotoğrafları üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmede gerekli harflendirmeler, renklendirmeler bulunmadığı için analiz edilebilirliği bulunmadığını, (Bilirkişi kök raporu sayfa 9-10-11-14-15-16 ) Mahallinde yapılan keşifte alınan bilirkişi raporunda 113 ada 9 parsele ilişkin olarak yapılan değerlendirmede kadastro pafta sınırının alınması gerektiği konusunda ki değerlendirmeler yukarı da belirtildiği üzere gerekçeleri ile bir arada ortaya tam olarak konulamadığını, her ne kadar sayın heyet tarafından 113 ada 9 parsel ... taşınmazın genişleyecek bir yerinin bulunmadığı raporlanmış bulunsa da meydana gelen miktarı artışı dikkate alındığında bu açıklamanın yeterli olamayacağının açık olduğunu (Bilirkişi kök raporu sayfa 11-12-13) Sayın yerel mahkeme tarafından hükme esas alınan ziraat bilirkişisi raporuna itirazlarımızda; ek rapor alınarak dava konusu taşınmazların çevre parsellerle bir bütünlük içinde analiz edilmesi sonucunda komşu 113 ada 225 mera parseli ile benzer nitelikte bulunması nedeniyle mera parsel bütünlüğü ve meradan açma yerlerden olup olmadığı özel mülkiyete konu olup olamayacağının raporlanması istenilmiş olmakla birlikte bu konuda ki taleplerimiz yerine getirilmeden karar verildiğini, Sayın bilirkişi tarafından söz konusu taşınmazın mera parseli ile bütünlik arz ettiğinin belirtilmesi nedeniyle 3402 ... Kanun'un 16 ncı maddesi kapsamında kamu orta malı mera olarak sınırlandırılarak özel siciline tescil edilmesi gerektiği kanısında olduklarını, dava konusu taşınmaza ait eski tarihli toprak etüd haritalarının bulunup bulunmadığı konusunda sayın bilirkişiden ek rapor alınması talebimizde yine sayın yerel mahkeme tarafından yerine getirilmediğini, azalma meydana geldiği belirtilen Hazine taşımazına ilişkin olarak bir değerlendirme yapılmadığını, Mahallinde yapılan keşifte sayın yerel mahkeme tarafından alınan ek raporda itirazlarımızı karşılar nitelikte bulunmadığını, bu bağlamda alınan ek raporda Sayın heyet tarafından zemin durumu ve pafta çakışık dar ve geniş ölçekli olarak yapılan değerlendirme de kullanılan renkler ve sınır belirteçleri tam olarak belirgin olmadığından değerlendirme yapabilme imkanlarının bulunmadığını, heyet tarafından orto foto haritaları üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmede ise yüksek yargı kararlarında belirtildiği üzere tesis kadastrosu sınırı, sabit sınır, geçerli sınır konularında yapılan renklendirmeler de renk karışımı nedeniyle gözlem yapılabilme imkanı bulunmadığını, sayın heyet tarafından 2005 yılına ait hava fotoğrafı incelemesinde ise renklendirme ve sınırlar, pafta sınırları belirtilmemiş olup denetime elverişli bir biçimde rapor tanzim edilmediğini, ek rapor kök raporla aynı mahiyette tekrar niteliğinde tanzim edilmiş olup denetime elverişli olmayıp hükme esas alınabilecek mahiyette bulunmadığını ileri sürerek istinaf incelemesi neticesinde kararın kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde belirtilen hususların isabetli olduğunu, alınan raporların da hüküm kurmaya yeterli ve elverişli bulunduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen belirlenecek nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 3402 ... Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 ... Kanun'un 22/2-a maddesi 3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.