9. Ceza Dairesi 2021/10189 E. , 2023/7907 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/203 E., 2015/397 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı, cinsel taciz HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma Cinsel taciz suçu yönünden; sanık hakkında cinsel taciz suçundan doğrudan verilen 2.800 TL adli para cezasının miktar itibarıyla 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince kesin olmasından dolayı s
**9. Ceza Dairesi 2021/10189 E. , 2023/7907 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/203 E., 2015/397 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı, cinsel taciz HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma Cinsel taciz suçu yönünden; sanık hakkında cinsel taciz suçundan doğrudan verilen 2.800 TL adli para cezasının miktar itibarıyla 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince kesin olmasından dolayı sanık müdafiinin hükmü temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir. Çocuğun cinsel istismarı suçundan sanık hakkında kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.10.2015 tarihli ve 2014/203 Esas, 2015/397 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; a) Çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ile üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 9 ay cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b) Cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 105 inci maddesinin birinci fıkrası ile hizmet ilişkisinin kötüye kullanılmış olması nedeniyle ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası uyarınca neticeten 2.800 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 6 taksitle tahsiline karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Mağdure beyanlarının asılsız ve soyut olduğuna, mağdurenin olayın olduğu anda tepki vermesi gerektiğine, oysa bir gün sonra şikayette bulunduğuna, mağdurenin iftira attığına ve olay öncesi birçok psikolojik tedavi gördüğüne, şüpheden sanığın yararlanması gerektiğine, sanığın cep telefonu ve 1.000 TL sinin iş yerinden alınmış olup iş yerinin kapısı açık bırakılarak mağdurenin iş yerinden ayrılmış olduğuna ve diğer hususlara ilişkindir. B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Sanığın aynı kasıt altında cinsel taciz ve çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediğinden ve ayrıca mağdure hakkında ... Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen 09.01.2014 tarihli doktor raporunda mağdurenin maruz kaldığı eylemden ötürü ruh sağlığının bozulduğunun belirtilmesi karşısında sanığın 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi yollamasıyla 103 üncü maddesinin birinci, üçüncü ve altıncı maddeleri ile 53 üncü madde uyarınca cezalandırılması gerektiğine ve diğer hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Suç tarihinde on altı yaşı içersinde olan mağdurenin, gazetede görmüş olduğu ilan üzerine 24.04.2010 tarihinde sanığa ait işyerinde sekreter olarak çalışmaya başladığı, mağdurenin işe başladığı ilk günde sanığın "benim dediklerimi yapacaksın, sözümden çıkmayacaksın, sabah geleceksin, ilk önce bana sarılacaksın, öpeceksin" diye söylediği, mağdurenin sesini çıkartmadığı, 2-3 gün geçtikten sonra yine aynı şekilde mağdureye "kimse olmadığı zaman ben seni öpeceğim, koklayacağım, şartlarıma uyarsan çalışırsın, uymazsan işyerinden seni çıkartırım" dediği, 29.04.2010 günü işyerinde iken başka kimse olmadığı sırada mağdurenin rızası dışında sol elinden tutarak kucağına oturtturduğu, göğüslerini ellediği, 30.04.2010 günü saat 08.00 sıralarında kendisine "çalışmak isteyen başka kızlarında olduğunu kendisine soğuk davranmamasını, razı olursa bu şekilde çalışmasını söylediğini", mağdurenin bunun üzerine işyerinden ayrıldığı, konuyu ailesine anlatıp sanık hakkında şikayetçi olduğu, sanığın suçlamaları kabul etmediği, HTS kayıtlarının getirtildiği, sanığında mağdure hakkında cep telefonunu ve 1.000 TL'sını çaldığı iddiası ile suç duyusunda bulunduğu, ancak bu hususta kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, ... Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesinden aldırılan 09.01.2014 tarihli raporun karar kısmında; mağdurenin konusu uğradığı iddia edilen fiil ile ilgili olarak ruh sağlığının bozulduğunun belirtildiği tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Cinsel Taciz Suçu Yönünden Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 21.06.2005 gün ve 61/82 sayılı Kararında vurgulandığı üzere, hükmün temyiz edilebilir olup olmadığını belirleme bakımından hüküm tarihindeki kanuni düzenlemenin dikkate alınması gerektiği, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesiyle 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 2 nci madde ile hapis cezasından çevrilenler hariç sonuç olarak hükmedilen 3.000 TL’ye kadar (3.000 TL dahil) para cezaları kesin nitelikte olup, sanık hakkında cinsel taciz suçundan doğrudan verilen 2.800 TL adli para cezasının miktar itibarıyla 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince kesin olmasından dolayı temyizi mümkün bulunmadığından, anılan hükme yönelik katılanın temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun sekizinci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçu Yönünden 1. Mahkemece 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen cezada orantılılık ilkesi göz önünde bulundurulmak suretiyle sanık hakkında kurulan hükümde, temel cezanın alt sınırdan belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Mahkemece 6545 sayılı kanunla yürürlükten kaldırılan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin altıncı fıkrasının hukuka aykırı gerekçe ile sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmiş ise de ... Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesinden aldırılan 09.01.2014 tarihli raporunun usulüne uygun olmadığı anlaşıldığından Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan veya Adli Tıp Kurumu Kanun'un 7 nci ve 23 üncü maddesinin (B) bendi ile 31 inci maddeleri gereğince Yükseköğretim Kurumları veya birimlerinde Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulu ölçütlerine göre, içinde en az bir adli tıp uzmanı ile tetkit edilecek konunun uzmanı bir hekimin zorunlu katılımıyla ve en az beş kişiden oluşacak usulüne uygun şekilde teşekkül ettirilmiş bir heyetten alınacak raporun sonucuna göre, 28.06.2014 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda değişiklik yapan 6545 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemelerde gözetilerek, sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Cinsel Taciz Suçu Yönünden Gerekçenin (A) bölümünün açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.10.2015 tarihli ve 2014/203 Esas, 2015/397 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçu Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.10.2015 tarihli ve 2014/203 Esas, 2015/397 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.11.2023 tarihinde karar verildi.