4. Hukuk Dairesi 2015/9674 E. , 2015/12745 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 19. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 27/05/2014 NUMARASI : 2014/31-2014/175 Davacılar Ü.. Ş.. ve diğeri vekili Avukat D.. C.. tarafından, davalı E.. P.. aleyhine 20/11/2007 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davacı Ü..Ş.. yönünden davanın kısmen kabulüne diğer davacı yönünden matufiyet yokluğundan reddine dair verilen 27/05/2014 günlü ka…
**4. Hukuk Dairesi 2015/9674 E. , 2015/12745 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 19. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 27/05/2014 NUMARASI : 2014/31-2014/175 Davacılar Ü.. Ş.. ve diğeri vekili Avukat D.. C.. tarafından, davalı E.. P.. aleyhine 20/11/2007 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davacı Ü..Ş.. yönünden davanın kısmen kabulüne diğer davacı yönünden matufiyet yokluğundan reddine dair verilen 27/05/2014 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili, duruşmasız olarak incelenmesi de davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 10/11/2015 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Avukat M.. B.. geldi, karşı taraftan davacılar adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü. Dava, kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davacı Ü.. Ş.. yönünden istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar taraflarca temyiz edilmiştir. Davacılar, davalının yazarı olduğu “.. ”, “..”, “.. ”, “.. ” isimli kitapların kendileri ile ilgili bölümlerinde yer alan ifadelerin kişilik haklarına saldırı ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, davalının, şirketlerinin kişilik haklarına yönelik saldırılarına son vermesine, uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesine karar verilmesini istemişlerdir. Davalı, dava konusu kitaplarda yer alan bilgilerin gerçek ve güncel olduğunu davacılarında bu durumları açıkça ikrar ettiklerini, neden tazminat isteğinde bulunduklarının anlaşılamadığını, taleplerin haksız ve yersiz olduğunu, dava konusu kitaplardaki bilgilerin daha önce yayınlanmış birden çok kitapta da yayınlandığını, kamu yararının kişi yararından üstün tutulması gerekeceğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, dava konusu edilen dört adet kitapta davacı aleyhindeki söylemlerin bir kısmının davacı tarafından reddedilmediği, maruf ve meşhur vakıalar niteliğinde olduklarından söz edilmese de bir ölçüde kamuoyunun malumu olduğu göz önünde tutulduğunda, gerçeklik değeri taşıyabileceği kabul edilebilir söz konusu ifadeler sebebiyle davalının tazminatla sorumlu tutulamayacağı, ancak kitaplarda kullanılan, dava dilekçesinin 2. ve 4. sayfasındaki ifadelerin gerçekleri yansıttığı davalı tarafından ortaya konulamadığından davacı Ü.. Ş ..nin şahsiyet haklarına tecavüzde bulunulduğu kabul edilerek manevi tazminat isteğinin kısmen kabulüne, diğer davacı Y.. Ş .. hakkında ise herhangi bir itham bulunmadığından, yorum ve eleştiri yapılmadığından bu davacı yönünden davanın matufiyet yokluğundan reddine karar verilmiştir.