Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/9228 E. , 2024/4433 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/9228 Karar No : 2024/4433 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av.... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem :
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/9228 E. , 2024/4433 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/9228 Karar No : 2024/4433 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av.... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : Dava; Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü'nde polis memuru olarak görev yapan davacının, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/B-1 maddesi uyarınca "16 ay uzun süreli durdurma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Ankara Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu'nun ... günlü ... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; ilk olarak polis memuru İ.E.Ş. hakkında başlatılan ve devamı süreçte gelişen duruma göre alınan ek soruşturma onayı ile davacının da dahil edildiği disiplin soruşturması sonucunda, hakkında soruşturma açılmasına sebep olan suçlamalara ilişkin olarak davacı hakkında herhangi bir ceza tayinine gidilmediği, bununla birlikte soruşturma sırasında farklı sıfatlarla (tanık/soruşturulan) verdiği ifadelerinde çelişki bulunduğundan bahisle bu durumun bir disiplin suçu olarak değerlendirildiği ve mevcut soruşturma emrinin kapsamı içerisinde yer almayan, soruşturma sırasında ortaya çıktığı ileri sürülen bu yeni fiile (isnada) ilişkin olarak davacının savunması istenmeksizin doğrudan ceza tayinine gidildiği; kaldı ki söz konusu cezaya dayanak alınan, davacının tanık sıfatıyla vermiş olduğu 01/08/2012 tarihli ifade tutanağı incelendiğinde; "... numaralı telefon hattının kendisine ait olmadığı, kime ait olduğunu bilmediği, kullanmadığı" yönünde herhangi bir beyanının bulunmadığı, bu haliyle, dava konusu ceza tayin edilirken, davacının soruşturma sürecinde farklı sıfatlarla verdiği ifadelerde çelişki bulunduğu yönündeki iddianın sübut bulmadığı, bu durumda soruşturma sırasında ortaya çıktığı ileri sürülen yeni bir iddiaya ilişkin olarak savunması alınmayan ve söz konusu iddia kapsamında tarafına isnad edildiği şekilde bir fiili sübut da bulmayan davacıya verilen disiplin cezasında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; davacının daha önceki soruşturma kapsamında vermiş olduğu tanık sıfatı ve hakkında soruşturma açılan sıfatı ile vermiş olduğu ifadelerin çelişkili olduğu gerekçesiyle davacı hakkında tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının gerekçe ile onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesi tarafından Danıştay Beşinci Dairesine gönderilen, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından da, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Disiplin suçu teşkil eden fiillerle ilgili olarak soruşturma yapılması zorunlu olduğu gibi soruşturmanın belirli usuller çerçevesinde yapılması da isnada maruz kalanların hukuki güvencesidir. Soruşturma emri verilmesi, bağımsız ve üst veya denk görevde olan bir soruşturmacı atanması, olayla ilgili tanık ve soruşturulanın ifadelerinin alınması, ifade alınmadan kişiye haklarının ve soruşturma konusunun bildirilmesi, isnad olunan fiille ilgili lehe ve aleyhe başkaca delillerin araştırılması, soruşturma sonucunda bir rapor hazırlanması ve bu raporda olayın değerlendirilmesi ve isnad olunan fiiller bildirilerek yasal süre içerisinde ilgilinin savunmasının alınması gerekliliği disiplin hukukunun temel ilkelerinden olduğu gibi hukuki güvenlik ilkesinin de gereğidir. Bu durumda, davacının soruşturma sırasında ortaya çıktığı ileri sürülen yeni bir iddiaya ilişkin olarak savunması alınmadan tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesine dayanılarak hüküm kurulması yeterli olup, Mahkeme kararında; bu gerekçenin yanı sıra, soruşturma raporunda davacıya isnad edilen fiilin sübut bulmadığı değerlendirmesine yer verilmiş olmasında hukuki isabet bulunmamakta ise de; dava konusu işlemin iptali yolunda verilen kararda yer verilen ilk gerekçenin hukuka uygun bulunması karşısında, bu husus, temyize konu İdare Mahkemesi kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 2.... İdare Mahkemesince verilen... günlü, E:..., K:... sayılı kararın yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına, 4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01/10/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.