14. Hukuk Dairesi 2016/12746 E. , 2017/3213 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 09.07.2013 gününde verilen dilekçe ile mera sınırlandırılması veya beyanlar hanesine şerh verilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 09.06.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisin…
**14. Hukuk Dairesi 2016/12746 E. , 2017/3213 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 09.07.2013 gününde verilen dilekçe ile mera sınırlandırılması veya beyanlar hanesine şerh verilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 09.06.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ...; ... İli ... İlçesinde 2007 yılında kadastro çalışmaları yapılırken dava konusu ....Köyü... mevkii pafta G47-c-02-c, 102 ada 386 parsel olarak tespit edilip mera vasfı ile Kadastro Kanunu'nun 7. maddesi ve aynı yasanın 16 madde B bendine istinaden tescil harici olarak sınırlandırılmasının yapıldığını, bu şekilde tescil edildiğini ve tescilin kesinleştiğini, söz konusu parselin ... İlçesi...Köyü sınırlarında kalmasına rağmen kullanımı kadimden beri köylerine ait olduğunu, aslında köy sınırlarının çizimi ve söz konusu arazinin Oltu İlçesi sınırlarında kalmasının da hatalı olduğunu, tespitin iptali ile dava konusu parselin kullanım hakkının köyleri adına tescil edilmesi ya da tapunun beyanlar hanesine şerh verilmesini istemiştir. Davalı... Köyü (6360 sayılı Kanun gereği taraf olan ...), dava konusu edilen Hümerek-Teketaşı mevkiinde bulunan ve kadastro çalışmalarında 102 ada 386 parsel olarak davalı köy adına tespit gören meranın kadimden beri kullanımı davalı köyde olduğu gibi mahkeme kararlarıyla da bu durumun kesinleştiğini, bir kısım davalarda taraf olan davacı köy açısından davanın kesin hükümden dolayı reddi ve yine bir kısım davalarda ise kendi köy halkından olan gerçek şahısların özel mülkiyet iddiasıyla açmış oldukları davalarda ise davacı köyün tarafı olmasa bile mahkeme kararlarının kuvvetli delil mahiyetinde oldukları dikkate alındığında davacının davasının reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalı Maliye Hazinesi vekili; davacının açmış olduğu davanın haksız ve dayanaksız olduğunu bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Dava kadim mera iddiasına dayalı sınırlandırma istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için çekişmeli mera arazide tespit edilmelidir. Mera, bir veya birden fazla köy veya kasaba halkına bağımsız veya birlikte tahsis edilmiş ya da kadimden beri hayvan otlatmak amacıyla kullanılan, hak sahiplerinin üzerinde intifa hakkı olan arazi parçasıdır. Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan mera, yaylak ve kışlaklar özel mülkiyete geçirilemez, amacı dışında kullanılamaz, zamanaşımı uygulanamaz, sınırları daraltılamaz (4342 sayılı Mera Kanunu m.3,4).