4. Hukuk Dairesi 2010/539 E. , 2010/12208 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ...vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 21/10/2008 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 22/10/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içeris
**4. Hukuk Dairesi 2010/539 E. , 2010/12208 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ...vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 21/10/2008 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 22/10/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Davacı, iyiniyetle üzerine ev yapıp ağaç diktiği ... Müdürlüğü adına kayıtlı 1519 ada 6 parsel sayılı taşınmazın davalı ...'ye geçtiğini, davalı ...'nin bu taşınmazı açık artırma ile satmaya çalıştığını, yapılan işlerden haberi olan davalının buna karşı çıkmadığını ileri sürerek, evin yapımı ve ağaçların dikilmesi için yapılan harcamaların davalıdan alınmasını istemiştir. Davalı ise; davacının, başkasına ait olduğunu bildiği taşınmaz üzerine kötüniyetli olarak inşaat yaptığını ve taşınmazın açık artma kapsamında olmadığını belirterek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Yerel mahkeme, davacının iyiniyetli olduğu gerekçesiyle, istem kabul edilmiş; karar, davalı ... tarafından temyiz olunmuştur. Dosya içeriğinden, davacının üzerine ev yapıp ağaç diktiği taşınmazın davacının işgali altında bulunduğu anlaşıldığına göre, davacının henüz doğmuş bir zararından söz edilemez. Diğer yandan, iyiniyet konusuna gelince; Medeni Yasa'nın 3. maddesi gereğince "Kanunun iyiniyete hukukî bir sonuç bağladığı durumlarda, asıl olan iyiniyetin varlığıdır. Ancak, durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimse iyiniyet iddiasında bulunamaz." İyiniyet, hakkın kazanılmasına engel olacak olguların varlığı veya yokluğu hakkında kişide var olan kabul edilebilir bir bilgisizliktir. Başka bir anlatımla iyiniyet, hakkın geçerli olarak doğumuna veya kazanılmasına engel olan dış olaylar hakkında bir bilgisizliktir. Ayrıca, sadece bilgisizlik iyiniyetli kazanım için yeterli bir koşul olmayıp bu bilgisizliğin kişiye yöneltilebilecek bir kusurdan ileri gelmemiş olması gerekir. Bu yüzden Yasa, ancak kabul edilebilir bir bilgisizlik olması durumunda iyiniyetle yapılan işlemi korumuştur (..., ... G., ... ... Mahiyeti ve Hükümleri, aühf dergisi, Y.1957, C. 14, S.1-4, s 56-75). Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, davacının mülkiyetinin başkasına ait olduğu öteden beri bilinen taşınmaz üzerine yapılan ev ve dikilen ağaç nedeniyle iyiniyet iddiasında bulunulamayacağı benimsenip istemin tümden reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle, davalının tazminat ile sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 29/11/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.