2. Ceza Dairesi 2023/9684 E. , 2024/14602 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/134 E., 2022/168 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. madd
**2. Ceza Dairesi 2023/9684 E. , 2024/14602 K.** **"İçtihat Metni"** B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/134 E., 2022/168 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 1. Suça sürüklenen çocuğun, olay gecesi saat 02.00 sıralarında,... İlköğretim Okulu’na girerek, içeriden 6 adet bilgisayar kasası, 1 adet bilgisayar monitörü ve 1 adet yazıcı çalınması şeklindeki eyleminin, 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun değişikliği sonrası hali ile 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfının değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek, aynı Kanun’un 142/1-a maddesi gereğince uygulama yapılması, 2. (1) nolu bozma nedenine göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuğa zorunlu müdafii atanması ve savunmasının müdafii huzurunda alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle suça sürüklenen çocuğun savunma hakkının kısıtlanması, 3. Mahkemece Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 28.12.2021 tarihli bozma kararına uyulmasına rağmen; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 Esas, 2018/554 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiilin işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, Mahkemece sosyal inceleme raporu alınması veya alınmaması durumunda gerekçesinin kararda gösterilmesi gerektiği halde, "suça sürüklenen çocuk hakkında bozma ilamı sonrası duruşma tarihi itibariyle 18 yaşını geçtiği anlaşıldığından sosyal inceleme raporu aldırılmamıştır" şeklindeki yasal olmayan ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 4. Katılan sıfatını alabilecek şekilde atılı suçtan zarar gören ve davaya katılma hakkı bulunan Milli Eğitim Bakanlığı’nın 5271 sayılı CMK'nın 260/1. maddesi uyarınca yasa yollarına başvurma hakkının bulunduğu, Milli Eğitim Bakanlığı’na kovuşturma evresinde yöntemine uygun şekilde 5271 sayılı CMK'nın 234/1-b-1. maddesi uyarınca duruşma gününü bildiren tebligatın yapılmadığı, davaya katılabilmesi için olanak tanınmadığı, bu nedenle suça sürüklenen çocuk hakkında açılan davadan usulüne uygun olarak haberdar edilmediğinin anlaşılması karşısında, Milli Eğitim Bakanlığı’nın duruşmadan haberdar edilip, iddia ve delillerini sunma, davaya katılma olanağı sağlanarak suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, iddia hakkı kısıtlanmak suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 233 ve 234. maddelerine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, üst Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı Tebliğname’ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.