17. Ceza Dairesi 2019/3721 E. , 2019/5451 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali HÜKÜMLER : Mahkumiyet Yerel mahkemece suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçları ile suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında hırsızlık suçlarından verilen hükümler temyiz edilmekle, başvuruların süresi ve kararların niteliği ile suçların tarihine göre dosya görüşüldü: Suça konu iş yerinin alümi…
**17. Ceza Dairesi 2019/3721 E. , 2019/5451 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali HÜKÜMLER : Mahkumiyet Yerel mahkemece suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçları ile suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında hırsızlık suçlarından verilen hükümler temyiz edilmekle, başvuruların süresi ve kararların niteliği ile suçların tarihine göre dosya görüşüldü: Suça konu iş yerinin alüminyum doğrama kapısının kilit kısmında zorlama izlerinin olduğunun şikayetçi tarafından beyan edildiği anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1. maddesine konu mala zarar verme suçundan dolayı zamanaşımı süresi içerisinde kamu davası açılması mümkün görülmüştür. Olaya ilişkin kamera görüntülerine dair dosyada yer alan ve kolluk tarafından düzenlenen 15/11/2013 tarih 17.00 saatli tutanak içeriğine göre, suçların 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 6/1-e maddesi uyarınca gece vakti sayılan saat 03.25 sıralarında işlendiği anlaşılmakla, suçların gece vakti işlendiğinin sabit olmadığından bahisle bozma isteyen tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. Suça sürüklenen çocuk ...'ün eyleminin iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçunu oluşturmasına ve suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hüküm fıkrasında bu suçun belirtilmesine rağmen gerekçeli karar başlığında suçun konut dokunulmazlığının ihlali olarak belirtilmesi, mahallinde düzeltilebilir hata olduğundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 232. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendi uyarınca gerekçeli karar başlığında suçların işlendiği zaman diliminin yazılması gerekirken yazılmaması, mahallinde giderilebilir eksiklik olduğundan, bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; suçların suça sürüklenen çocuklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir. Ancak; Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'nin 40/3-4. maddesi, Birleşmiş Milletler Çocuk Ceza Adaleti Sisteminin Uygulanması Hakkında Asgari Standart Kuralları'nın 16. maddesi, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 34/3. maddesi, Çocuk Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 17. maddesindeki hükümler birlikte değerlendirildiğinde, sosyal çalışma görevlilerinin suça sürüklenen çocukların özelliklerini, toplumda yapıcı bir rol üstlenmesini ve mahkemece yararlanılabilecek toplumsal kaynakların tanınmasını sağlamak üzere düzenleyecekleri sosyal inceleme raporu giderlerinin yargılama gideri olarak suça sürüklenen çocuklara yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi, ./..