Ceza Genel Kurulu 2012/15-1364 E. , 2013/51 K. * DOLANDIRICILIK SUÇUNDAN DOLAYI VERİLEN ADLİ PARA CEZASININ HESABI * TÜRK CEZA KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (5377) Madde 19 * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 61 * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 52 * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 158 "" Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanığın TCK'nun 158/1-f-son 62, 52/2, 53/1 ve 63. maddeleri uyarınca iki yıl altı ay hapis ve 1.700 Lira adli para cezası ile cezala…
**Ceza Genel Kurulu 2012/15-1364 E. , 2013/51 K.** * DOLANDIRICILIK SUÇUNDAN DOLAYI VERİLEN ADLİ PARA CEZASININ HESABI * TÜRK CEZA KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (5377) Madde 19 * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 61 * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 52 * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 158 **"İçtihat Metni"** Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanığın TCK'nun 158/1-f-son 62, 52/2, 53/1 ve 63. maddeleri uyarınca iki yıl altı ay hapis ve 1.700 Lira adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin, Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 20.04.2011 gün ve 86-90 sayılı hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 15. Ceza Dairesince 12.03.2012 gün ve 925-31455 sayı ile; "... 2- Dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde, Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucunda yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Somut olayda; sanığın aynı işyerinde çalışmaktan dolayı tanıdığı müştekiye ait nüfus cüzdanını ele geçirdikten sonra müştekinin fotoğrafını çıkartarak kendi fotoğrafını yapıştırarak, müştekinin hesabının bulunduğunu bildiği banka şubesine gidip bu kimliği göstermek suretiyle 850 TL parayı almak şeklinde gerçekleştiği iddia ve kabul olunan eylemde, mahkemenin suç vasfına ilişkin kabulünde Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.02.2006 tarih ve 11/129-10 sayılı içtihadı karşısında bir isabetsizlik görülmemiş olup, müştekinin 20.04.2011 tarihli oturumda dinlenerek şikayetçi de olmadığını bildirmekle, tebliğnamedeki bozma isteyen düşüncelere iştirak edilmemiştir. Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;