4. Hukuk Dairesi 2021/9917 E. , 2023/5194 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2228 E., 2020/1402 K. HÜKÜM KARAR : Davanın Reddi- İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/940 E., 2019/552 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilme
**4. Hukuk Dairesi 2021/9917 E. , 2023/5194 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2228 E., 2020/1402 K. HÜKÜM KARAR : Davanın Reddi- İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/940 E., 2019/552 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar bakımından temyiz sınırı her bir davacıya yönelik temyiz bakımından ayrı ayrı belirlenecektir. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Buna göre davacılar vekilinin davacı ...'a yönelik temyiz istemi; dava itirazın iptali davası olup, takip talebinde davacı ... yönünden takibe konu edilen miktar 9.405,64 TL asıl alacak ve 2.938,43 TL işlemiş faiz olup, bu miktar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 72.070,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin anılan davacı yönünden reddine karar vermek gerekmiştir. Davacılar vekilinin davacı ...'a yönelik temyizi bakımından gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı ... tarafından karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası (...) poliçesi ile teminat altına alınan aracın yaya konumundaki davacılar desteğine çarpması sonucu 29/09/2013 tarihinde meydana gelen trafik kazasında vefat ettiğini, sigorta şirketince 17/11/2014 tarihinde davacı müvekkili ... için 43.689,91 TL ödendiğini, bu ödemenin eksik ve yetersiz olduğunu, davacı müvekkilleri tarafından Adana 7. İş Mahkemesinin 2014/32 Esas 2017/124 Karar sayılı dosyası ile dava dışı işverene karşı maddi ve manevi tazminat davası açıldığını ve 16/03/2017 tarihinde dosyanın karara çıktığını, ancak sigorta şirketinin eksik ödediği kısmın güncellenip mahsup edilerek ödeme yapıldığını, davacı ... için 9.405,64 TL, davacı ... için 59.419,39 TL olduğundan bahisle Adana 5. İcra Müdürlüğünün 2017/6871 Esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına ve %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacılara ödeme yapıldığını, kazanın meydana geldiği yerin kapalı depo olduğunu, karayolu olmadığından trafik sigortası teminatı dışında olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ''...bilirkişi raporuna göre sözü geçen kaza yerinin 2918 sayılı KTK'nun yukarıda anılan maddelerinde tanımlanan karayolu ve karayolu sayılan yerlerden olmadığı, bu nedenlerle davacıların destekten yoksun kalmakla uğradıklarını ileri sürdükleri maddi zararın davalı ... şirketinin zorunlu mali mesuliyet sigortası poliçesinin teminatı kapsamında bulunmadığı'' gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; kazanın meydana geldiği yerin kamuya açık bir alan olup ayrıca söz konusu alana doğrudan doğruya araç girişini engelleyen herhangi bir sınırlama olmadığını, bu nedenle kazanın karayolunda meydana geldiğinin kabul edilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ''... kaza yerine ilişkin tutanak ve krokilere göre, kazanın Adana ili, Kozan ilçesi, No:145-A sayılı yerde faaliyet gösteren Hamurcular A.Ş.'ye ait bulunan işyerindeki deponun içerisinde gerçekleştiği, Kozan Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/4002 Esas sayılı soruşturma dosyasında mevcut 29/09/2013 tarihli olay yerini gösterir basit krokisi ve buna ilişkin tutanaktan kazanın işyerinde bulunan kapalı alan olan depo içerisinde meydana gelmiş olup, KTK'nun yukarıda anılan maddelerinde tanımlanan karayolu ve karayolu sayılan yerlerden olmadığı, bu nedenlerle zararın zorunlu mali mesuliyet sigortası poliçesinin teminatı kapsamında bulunmadığı'' gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası (...) poliçesi ile teminat altına alınan aracın yaya konumundaki davacılar desteğine çarpması sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352, 362, 366, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 2,85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Davacılar vekilinin davacı ...'a yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK)’nun 2 nci maddesinde bu Kanunun, karayollarında uygulanacağı belirtildikten sonra, bu kural biraz daha genişletilerek aynı maddenin (a) ve (b) fıkralarındaki durumlarda da uygulanabileceği öngörülmüş; karayolu tanımına girmediği halde genel trafiğin kullanımına açık olan yerler “karayolu gibi” kabul edilmiştir. Bu bağlamda, karayolu dışındaki alanlardan kamuya açık olanlar ile park, bahçe, park yeri, garaj, yolcu ve eşya terminali, servis ve akaryakıt istasyonlarında karayolu taşıt trafiği için faydalanılan yerler ile erişme kontrollü karayolunda ve para ödenerek yararlanılan karayollarının kamuya açık kesimlerinde ve belirli bir karayolunun bağlantısını sağlayan deniz, göl ve akarsular üzerinde kamu hizmeti gören araçların, karayolu araçlarına ayrılan kısımlarında da, bu Kanun hükümlerinin uygulanacağı; bu haliyle, toplu trafiğin bulunduğu yerler ile karayoluyla bağlantısı olan yerlerin de bu kapsama alındığı belirtilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler gereğince kamunun yararlandığı tüm yollar karayolu tanımı içindedir. Bu açıdan karayolunda taşıt trafiğine kamu yönetimince izin verilip verilmemesi önemli olmayıp fiilen bu amaçla kullanılması yeterlidir. Yine karayolu zemininin asfalt, beton, taş veya toprak olması arasında herhangi bir fark bulunmamaktadır. Bu açıdan köy, orman, dağ, tarla ve yayla yolları da karayoludur. Yukarıda da açıklandığı üzere; Karayolları Trafik Kanunu’nun uygulanması için kazanın mutlaka karayolunda meydana gelmesi gerekmeyip karayolu ile bağlantısı olan bir alanda meydana gelmesi halinde de karayolunda meydana gelmiş gibi kabul edilmektedir. (H.G.K'nun 28.09.2011 tarihli, 2011/17-499-2011/557 sayılı kararı da bu yöndedir.) Somut olayda; polis memurlarınca çizilen 29.09.2013 tarihli olay yeri basit krokisinin incelenmesinde kazanın meydana geldiği deponun karayolu ile bağlantısı bulunmaktadır. Buna göre, davaya konu trafik kazasının meydana geldiği yerin 2918 sayılı KTK'nun 2 nci maddesi gereğince karayolu bağlantısı olduğundan karayolu sayılan yerlerden olduğu ve rizikonun teminat kapsamında olduğu kabul edilerek, tarafların delilleri toplanarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, İlk Derece Mahkemesinin ... Genel Şartları A3-1 hükmü gereği zararın teminat dışı olduğu ve davaya konu trafik kazasının meydana geldiği yerin 2918 sayılı KTK'nun 2 nci maddesi gereğince karayolu bağlantısı bulunmadığından kazanın meydana geldiği yerin karayolu sayılan yerlerden olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi ve Bölge Adliye Mahkemesince davacının bu yöndeki istinaf sebeplerinin davaya konu trafik kazasının meydana geldiği yerin 2918 sayılı KTK'nun 2 nci maddesi gereğince karayolu sayılan yerlerden olmadığı gerekçesiyle esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. VI. KARAR 1.Yukarıda açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin davacı ...'a yönelik temyiz isteminin miktar itibariyle kesin olması nedeniyle REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davacı ...'a yönelik temyiz isteminin kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacılara iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.