1. Hukuk Dairesi 2010/10944 E. , 2010/12319 K. "" MAHKEMESİ: İHSANİYE ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 08/04/2010 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, miras bırakanı İbrahim’in mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak dava konusu 168 ada 12 parsel sayılı taşınmazı ile 111 ada 18 parsel sayılı taşınmazının 2/4 payını torunu S..’ye satış suretiyle temlik ettiğini, S..’nin de dava açılmasını önlemek amacıyla taşınmazları davalıya devrettiğini ileri sürerek mira…
**1. Hukuk Dairesi 2010/10944 E. , 2010/12319 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ: İHSANİYE ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 08/04/2010 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, miras bırakanı İbrahim’in mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak dava konusu 168 ada 12 parsel sayılı taşınmazı ile 111 ada 18 parsel sayılı taşınmazının 2/4 payını torunu S..’ye satış suretiyle temlik ettiğini, S..’nin de dava açılmasını önlemek amacıyla taşınmazları davalıya devrettiğini ileri sürerek miras payları Oranında tapu iptal tescil isteğinde bulunmuştur. Davalı,iyiniyetli olarak taşınmazları aldığını belirtip davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, son kayıt malikinin iyiniyetli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriğinden toplanan delillerden, miras bırakan İ..’in 19.10.1999 tarihli akitle dava dışı torunu S..’ye 111 ada 18 parselin 2 / 4 payı ile 168 ada 12 parselin tamamını satış suretiyle devrettiği, S..’nin de 06.11.2005 tarihli akitle davalı O..’a sattığı anlaşılmaktadır. Miras bırakanın kızı olan davacı değinilen temliklerin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, eldeki davayı açmıştır. Bilindiği üzere, uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.