1. Ceza Dairesi 2022/9207 E. , 2022/8447 K. B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/269 E., 2021/170 K. SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı …
**1. Ceza Dairesi 2022/9207 E. , 2022/8447 K.** **"İçtihat Metni"** B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/269 E., 2021/170 K. SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Alanya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.09.2013 tarihli ve 2013/646 Esas, 2013/331 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan açılan kamu davasında eylemin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası ve 35 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği kasten öldürmeye teşebbüs suçuna dönüşme ihtimaline binaen delillerin takdir ve değerlendirmesinin yüksek dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle 5235 sayılı Kanun’un 11 inci ve 12 nci maddeleri ile 5271 sayılı Kanun'un 3 üncü, 4 üncü ve 5 inci maddeleri uyarınca görevsizlik kararı verilmiştir. 2. Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.06.2016 tarihli ve 2013/278 Esas, 2016/209 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 18.11.2016 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. 3. Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.01.2018 tarihli ve 2017/215 Esas, 2018/2 Karar sayılı kararı ile sanığın, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 4. Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.01.2018 tarihli ve 2017/215 Esas, 2018/2 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 08.10.2020 tarihli ve 2020/16457 Esas, 2020/13035 Karar sayılı ilâmıyla; "1) Sanığın eylemi neticesinde müştekide meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak, Alanya Devlet Hastanesince tanzim olunan 09/06/2013 tarihli adli muayene raporunda, “Kafada oksipital bölgede 10-15 cm.'lik hematom, sol el 4. metakarpalde fraktür, sırtta lineer tarzda 5-6 adet muhtemelen sert bir cisimle vurma sonucu oluşmuş 3x15 cm.'lik ekimozlar ve sağ el bilekte ..., halen hayati tehlikesi mevcuttur.” şeklinde görüş belirtildiği; Alanya Devlet Hastanesinde görevli, Adli Tıp Uzmanı tarafından düzenlenen 25/08/2015 tarihli raporda, “Mevcut kayıtlarına göre herhangi bir kas, tendon yaralanması ve kemik kırığı tariflenmeyen yaralanma, hayati tehlikeye neden olmaz, basit tıbbi müdahale ile giderilir.” görüşüne yer verildiği, Alanya Devlet Hastanesinde görevli aynı Adli Tıp Uzmanı tarafından tanzim olunan 21.12.2015 tarihli raporda ise, “Sol el 4. metakarpta kırık, basit tıbbi müdahale ile giderilemez, kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisi orta (2) derecededir, hayati tehlikeye neden olmaz.” açıklamasına yer verilmesi karşısında, mevcut raporların birbiri ile çelişkili oldukları ve hiçbirinin tek başına hüküm kurmaya elverişli olmadığı ve hükme esas alındığı anlaşılan 21.12.2015 tarihli raporun, Adli Tıp Uzmanınca düzenlendiği nazara alınarak, müştekiye ait tüm tedavi evrakları, film ve grafileri ile tüm adli muayene raporları Adli Tıp Kurumu İkinci İhtisas Kuruluna gönderilerek, 5237 sayılı TCK'nin 86. ve 87. maddelerinde belirlenen kriterlere göre rapor temini ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile çelişkili raporlara istinaden yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabul ve uygulamaya göre de; 2)Adli tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1. derece), orta (2. ve 3. derece) ve ağır (4., 5. ve 6. derece) olarak sınıflandırılması ve 5237 sayılı TCK'nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla (½) oranında artırılmasının öngörülmüş olması karşısında, müşteki hakkında düzenlenen ve hükme esas alındığı anlaşılan Alanya Devlet Hastanesine ait 21/12/2015 tarihli adli muayene raporunda vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin orta (2.) derece olduğunun belirtilmesi karşısında, TCK'nin 3. maddesinde yer alan “cezada orantılılık ilkesi” ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05/02/2019 tarihli, 2017/3-308 Esas ve 2019/61 Karar sayılı kararı uyarınca sanığın cezasında makul bir oranda artırım yapılması gerekirken, (1/3) oranında artırım uygulamak suretiyle fazla ceza tayini, 3)Sanığın aksi ispat olunamayan savunmasına itibarla; müştekinin, otel müşterilerine yönelik rahatsız edici eylemlerde bulunması nedeniyle yargılama konusu suçu işlediğinin kabulü ile sanık lehine TCK’nin 29. maddesi gereği haksız tahrik hükümlerinin uygulandığı anlaşılmakla, TCK’nin 3. maddesinde yer alan “cezada orantılılık ilkesi” gereği, sanık hakkında TCK’nin 29. maddesi gereği asgari oranda (¼) indirim yapılması gerekirken (½) oranında indirim yapılmak suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini, 4)Sanık hakkında, TCK’nin 86/1, 86/3-e ve 87/3. maddelerine göre belirlenen “1 yıl 12 ay” hapis cezası üzerinden, aynı Kanun’un 29. maddesi gereği (½) oranında indirim uygulandığında belirlenmesi gereken ceza miktarı “1 yıl hapis cezası” iken, hesap hatası neticesinde “12 ay hapis cezası”na hükmedimesi suretiyle eksik ceza tayini," Nedenleriyle bozulmasına ve 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına karar verilmiştir. 5. Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.06.2021 tarihli ve 2020/269 Esas, 2021/170 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 1 ay 3 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, ancak 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınması suretiyle neticeten 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; 1. Sanığın eyleminin meşru savunma kapsamında kalması nedeniyle sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Vesaire, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Şikâyetçinin, otel animasyon ekibinde çalıştığı, olay gecesi otel müşterisi olan yabancı şahısları eğlenmek amacıyla otelin diskosuna götürdüğü ve diskoda müşterilere asılmasından dolayı temyiz dışı sanık ...'le sözlü tartışma çıktığı fakat kavgaya dönüşmediği, gecenin ilerleyen saatlerinde aynı otelin animasyon ekibinde çalışan sanık ...'in, şikâyetçiyi konuşma bahanesi ile arabasına davet ettiği, bu sırada temyiz dışı sanıkların sahilde bekledikleri, sanık ...'in şikâyetçiyi diğer sanıkların bekledikleri sahil kenarına götürdüğü, burada şikâyetçi ile sanıklar arasında yeniden bir tartışma ve kavga yaşandığı ve sanığın, temyiz dışı sanıklarla iştirak hâlinde hareket ederek şikâyetçiye sopalarla vurmak suretiyle sol el 4. metakarpta hayat fonksiyonlarına etkisi orta (2) derece olan non-deplase lineer fraktür meydana gelecek şekilde yaraladıkları anlaşılmıştır. 2. Sanık, üzerine atılı suçlamayı tevil yoluyla ikrar etmiştir. 3. Şikâyetçinin sanık ile temyiz dışı sanıklara yönelik hakaret eylemi nedeniyle başlatılan soruşturma neticesinde sanık ile temyiz dışı sanıkların şikâyetlerinden vazgeçmeleri üzerine Alanya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 2013/7103 Soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar dava dosyasında mevcuttur. 4. Sanığın eylemi neticesinde şikâyetçide meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak; a) Alanya Devlet Hastanesince tanzim olunan, 09.06.2013 tarihli; “Kafada oksipital bölgede 10-15 cm’lik hematom, sol el 4.metakarpalde fraktür, sırtta lineal tarzda 5-6 adet muhtemelen sert bir cisimle vurma sonucu oluşmuş 3x15 cm’lik ekimozlar ve sağ el bilekte ... mevcuttur. İlk müdahalesi yapılmış olup, beyin cerrahi servisine yatırılmıştır. Kati rapor beyin cerrahi, ortopedi ve adli tıp uzmanı tarafından verilecektir. Halen hayati tehlikesi mevcuttur.” b) Alanya Devlet Hastanesince tanzim olunan, 25.08.2015 tarihli; "Darp sonrası kafa travması olduğu, çekilen bilgisayarlı beyin tomografisinde patoloji tespit edilmediği, gözlem amaçlı yatırılan, kontrol tomografisinde patoloji tespit edilmeyen şahsın 10/06/2013 tarihinde salah ile taburcu edildiğinin bildirildiği görüldü. Sonuç: Mevcut hasta kayıt bulgularına göre herhangi bir kas, tendon yaralanması ve kemik kırığı tariflenmeyen maruz kaldığı bu yaralanmanın: 1-Kişinin yaşamını tehlikeye sokmadığı, 2-Basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikle olduğu," c) Alanya Devlet Hastanesince tanzim olunan, 25.08.2015 tarihli; "El 4. metakarpal kemikte çatlak tarzında kırık görüldüğü bildirilmiştir. Sonuç: Mevcut adli rapor ve inceleme bulgularına göre dördüncü metakarpal kemik kırığına neden olan maruz kaldığı bu yaralanmanın; 1) Kişinin yaşamını tehlikeye sokmadığı, 2) Basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, 3) Vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisi hafif (1), orta(2-3) ve ağır(4-5-6) olarak sınıflandırıldığında şahısta saptanan kırığın hayat fonksiyonlarını orta (2) derecede etkileyecek nitelikte olduğu," d) Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı İstanbul 2. Adlî Tıp İhtisas Kurulu tarafından tanzim olunan, 08.03.2021 tarihli; "Sol el 4. metakarpta nondeplase lineer kırık, 1) Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, 2) Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, 3)Vücudundaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisi Hafif (1), Orta (2-3) ve Ağır (4-5-6) olarak sınıflandırıldığında; şahısta saptanan kırığın hayat fonksiyonlarını Orta (2) derecede etkileyecek nitelikte olduğu," Görüşlerini içerir adlî muayene raporları dava dosyasında mevcuttur. 5. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Meşru Savunma Temyiz dışı sanık ... ile şikâyetçi arasında sözlü tartışma yaşanması üzerine sanık ...'in, şikâyetçiyi aracına alarak diğer sanıkların kendilerini beklemekte oldukları sahil kenarına götürdüğü, burada yaşanan tartışma ve kavga neticesinde şikâyetçinin sanıklar tarafından adlî muayene raporunda belirtilen şekilde yaralandığı anlaşılmakla, olayda sanık lehine meşru savunma koşullarının bulunmadığı belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Vesair Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.06.2021 tarihli ve 2020/269 Esas, 2021/170 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2022 tarihinde karar verildi