8. Hukuk Dairesi 2022/7334 E. , 2024/3699 K. MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/3 E., 2022/99 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, Gümüşhane ili ... ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 193 ada 72, 2…
**8. Hukuk Dairesi 2022/7334 E. , 2024/3699 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/3 E., 2022/99 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, Gümüşhane ili ... ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 193 ada 72, 263 ada 20, 265 ada 1, 3, 266 ada 9, 268 ada 3, 280 ada 11 ve 289 ada 6 parsel sayılı muhtelif yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle beyanlar hanesinde ölü olduğu belirtilmek suretiyle, tarafların müşterek murisi ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; satın alma, hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, çekişmeli 289 ada 6 parsel sayılı taşınmazın müstakilen müvekkili adına, temyize konu olmayan çekişmeli 263 ada 21 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün çekişmeli 263 ada 20 parsel sayılı taşınmaza eklenmesinden sonra 263 ada 20 parsel sayılı taşınmaz ile diğer dava konusu taşınmazların müvekkili ve müvekkilinin kardeşi ... adına tescilini istemiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların müşterek muris ...'a ait olduğunu ve vefat edene kadar muris tarafından kullanıldığını, taşınmazların davacıya hibe edilmediğini ve senetle de satılmadığını, murisin ölümünden sonra malik sıfatıyla kendisinin kullandığını, davacının herhangi bir zilyetliğinin bulunmadığını ve kadastro tespitinin doğru olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne dair verilen karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; "varılan sonucun dosya kapsamına uygun düşmediği belirtilerek; çekişmeli taşınmazların müşterek muris ... Falay’dan geldiği, murisin sağlığında taşınmazları davacı ... ve müdahillerin yakın miras bırakanı ... ’a hibe edip zilyetliğini devrettiği, taşınmazlar üzerinde zilyetlikle iktisap koşullarının davacı ile müdahillerin yakın miras bırakanı ... lehine gerçekleştiğinin sabit olduğu ancak, davacı ... ve müdahillerin yakın miras bırakanı ... ’ın, taşınmazların bulunduğu ... köyünden Kocaeli iline göç ettikleri 1991 tarihinden, taşınmazların kadastro tespitlerinin yapıldığı 2011 yılına kadar, dava konusu taşınmazlar üzerinde herhangi bir kullanımlarının bulunmadığı ve dava konusu taşınmazlar üzerindeki zilyetliğin terk edildiği anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine ve çekişmeli taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "çekişmeli taşınmazların müşterek muris ... ’dan geldiği, murisin sağlığında taşınmazları davacı ... ve müdahillerin yakın miras bırakanı ... ’a hibe edip zilyetliğini devrettiği ancak, davacı ... ve müdahillerin yakın miras bırakanı ... ’ın, taşınmazların bulunduğu ... köyünden Kocaeli iline göç ettikleri 1991 tarihinden, taşınmazların kadastro tespitlerinin yapıldığı 2011 yılına kadar, dava konusu taşınmazlar üzerinde herhangi bir kullanımlarının bulunmadığı ve dava konusu taşınmazlar üzerindeki zilyetliğin terk edildiği" gerekçesiyle çekişmeli 193 ada 72, 263 ada 20, 265 ada 1, 3, 266 ada 9, 268 ada 3, 280 ada 11 ve 289 ada 6 parsel sayılı taşınmazlara yönelik davanın reddine karar verilmiş; 01.07.2022 tarihli ek kararla, çekişmeli taşınmazların "tespit gibi tapuya kayıt ve tescillerine" ibaresinin hükme eklenmek suretiyle kararın düzeltilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 28.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.