İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 23/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 23/12/2025 ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ... karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, ... Limanının işletme hakkına sahip olan davalı ile müvekkili şirket arasında ... yılından beri Konteyner Elleçleme Hizmetleri Sözleşm…
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/610 - 2025/2755 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/610 KARAR NO : 2025/2755 KARAR TARİHİ : 23/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : ... NUMARASI : ... ESAS ... KARAR DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av ... DAVALI : ... VEKİLLERİ : Av ... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 23/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 23/12/2025 ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ... karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, ... Limanının işletme hakkına sahip olan davalı ile müvekkili şirket arasında ... yılından beri Konteyner Elleçleme Hizmetleri Sözleşmesi, Reach Stacker (kalmar) Hizmetleri Sözleşmesi, Kargo Hizmetleri Sözleşmesi, Dökme Sıvı Yük Yükleme Başaltma Sözleşmesi, Reaeh Stacker (liebherr) Hizmetleri Sözleşmesi, Dökme Katı Yük Yükleme Boşaltma Sözleşmesi olmak üzere muhtelif sözleşmeler, akdedildiğini, bu sözleşmeler 7 yıldan beri kesintisiz devam ettiğini, ... Limanındaki tüm işlerin bu şekilde neredeyse müvekkili şirket tarafından yerine getirildiğini, ... tarihinde yenilenmiş olan bu sözleşmeler kapsamında müvekkili üzerine düşen edimleri yerine getirmekte iken davalının, ... Noterliği'nin vasıtasıyla keşide ettiği ... tarih, ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile tüm sözleşmelerin ... günü sonundan geçerli olmak üzere sona erdirileceğini ihtar ettiğini, bu ihtarnameye ... Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile cevap verildiğini ve itiraz edildiğini, sözleşmelerin niteliğine göre davalı tarafından makul bir süre tanınmadan ve müvekkili zararları giderilmeden tek taraflı olarak yapılan fesih ihbarın hakkın kötüye kullanılması olduğunu, Müvekkili şirketle davalı arasında, 2007 yılından beri kesintisiz olarak süregelen sözleşmelerin taraflar arasında sürekli borç ilişkisi kurulmasına yol açtığını, taraflar arasında 2007 yılında akdedilen sözleşmelerin, 2009 ve 2011 tarihinde diliminde gerçekleştirileceğini, amortisman süresi bitmeden sökülmesi durumunda başka bir yerde kullanılmasının mümkün olmadığını, kendisinin talebi ile yapılan bu yatırımını bütünüyle boşa çıkacağını, sözleşmenin bu şekilde feshinin müvekkili şirketin mahvına ve belki de iflasına neden olabileceğini bilmesine rağmen buna göre davranmadığını, Müvekkilinin makineler dışında yüklü miktarda yedek parça ve stok bulundurmak zorunda olduğu müstehlik malzemeler de satın aldığını, Makinelerin sigorta iptalleri için bile sigorta şirketlerine 1 ay önceden yazılı bildirim gerektiğini, müvekkilinin makineler dışında sözleşmelerin yerine getirilmesi amacıyla başka hususlarda da 3. Şahıslarla sözleşmeler akdettiğini Sözleşme kapsamında müvekkilinin hak ediş alacakları davalının uhdesinde tutabilmesi sözleşmenin 10.8 maddesi koşullarında davalıya ceza kesilmesi veya zarar uğratılması gibi şartlara bağlanmış iken davalının ihtarnamede müvekkilinin çalıştığı taşeronların, ... Limanı dışındaki ticari faaliyetlerinin borçlarının bile bu tutardan kesilmeye çalışıldığını, müvekkilinin yapılandırmış olduğu borçları için de davalı tamamıyla hak edişleri uhdesinde tuttuğunu, davalının, sözleşmenin devamı hususunda güven uyandırdıklan sonra uygun olmayan zamanda, sözleşmelerin niteliğine göre makul bir süre de tanımadan ve müvekkil zararlarını gidermeden tek taraflı olarak feshetmesinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde, olduğunu, sözleşmenin feshinin geçerliliğinin kabul edilmesi halinde ise, haksız fesih nedeniyle müvekkilinin sözleşmenin devamına inanarak yaptığı masraflarının ve diğer zararları ile kar mahrumiyetinin tazmini gerektiğini, Müvekkili şirketin, davalı tarafından uyandırılan güven nedeniyle limana özel makineler sipariş ettiğini, müvekkilinin bu makineler için yaptığı diğer masraflarının ve zararlarının yaptığı tüm yatırımların boşa gitmesi nedeniyle oluşan zararlarının tazmini gerektiğini, müvekkilinin bizzat kendi bilgi ve birikimini davalının hizmetine verdiğini ve davalının işlettiği limanın müşteri portföyünün de artmasına neden olduğunu, Davalının bu yöndeki kazanımlarının da tazminat hesabında dikkate alınması gerektiğini, limanda daha önce müşterilerin kendi imkanlarıyla yükleme boşaltma yapması kaydıyla yapılan yağ-asit ve dökme çimento yükleme- boşaltma işlemleri, müvekkilinin ekipmanları sayesinde liman tarafından yapılan bir hizmet haline geldiğini, bu şekilde de davalı lehine katma değer yaratıldığını, Limana gelen büyük gemilere hizmet verilebilmesiyle aylık 150.000 ton olan dökme ve ... ton seviyesine çıkardığını, Müvekkilinin bu süreçte her türlü soruna çözüm üretme çabasında olduğunu, Davalının sözleşme koşullarına aykırı olarak uhdesinde tuttuğu hak edişleri ile bu hak edişlerin müvekkiline ödenmemesi nedeniyle müvekkilinin taahhütlerini yerine getirememesi ve bu nedenle uğradığı zararlarının da tazminini ve ayrıca davalı uhdesine bulunan diğer tüm teminatların iadesine karar verilmesini talep ettiklerini, Fesih ihbar süresinin sözleşmenin niteliğine göre ve kabul atılamına gelmemek üzere, en az bir yıl olmasının gerekmesi nedeniyle bu süreç içerisinde hesaplanan tazminatın da uzman bilirkişi tarafından hesaplanmak sureliyle müvekkiline ödenmesi gerektiğini belirterek bu bakımdan müvekkilinin uğradığı zararlarının şimdilik fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000.000,00.TL'nin fesih tarihinden itibaren ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davalı vekili, dava konusu sözleşmelerin özel bir yasal düzenlemeye tabi olmayan, taraflarca tek taraflı olarak feshedilebilen sözleşmelerden olduğunu, yasalarca sözleşme yapma zorunluluğu getirilmiş sözleşme tiplerinden olmadığını, dava konusu sözleşmelerin aynen ifasının talep edilmesinin hiçbir hukuki dayanağı olmadığını, taraflar arasındaki yüklenicilik sözleşmelerine göre davacı/yüklenici firma ... A.Ş nin, yeni ihaleyi alan firmanın işe başlayana kadar işleri yürütmeyi müvekkili şirkete taahhüt ettiğini, bu şekilde devam eden hizmetin sona erdirilmesi için taraflar herhangi bir fesih ihbar süresi kararlaştırılmadığını, sözleşmeler çerçevesinde davacı Müvekkili tarafından işletilmekte olan Mersin Limanındaki "Genel Kargo" olarak tabir edilen operasyonları Müvekkili için yürütmekte olduğunu ilgili sözleşmelerde sözleşme süresinin ... tarihine kadar olmak üzere açıkça düzenlendiğini, bunun yanı sıra, ... tarihli Genel Kargo Hizmetleri Sözleşmesi ve Dökme Sıvı Yük Yükleme ve Boşaltma Hizmetleri Sözleşmesinde aşağıdaki hükme yer verildiğini, ”.. Sözleşme süresi sonunda MIP ile YÜKLENİCİ arasında bir sözleşme olmadığı takdirde, MIP yazılı bir şekilde talep ettiği takdirde MIP yeni bir firma ya da YÜKLENİCİ ile yeni bir sözleşme imzalayana kadar sözleşmeyi sürdürmeyi kabul ve taahhüt etmiştir" (Madde 15/2) Bu madde ile taraflar, sözleşme süresi sonunda yeni bir sözleşme yapılmaması halinde davacının ne zamana kadar müvekkile hizmet vermeye devam edeceğini önceden kararlaştırılmış bulunduğunu, davacı/yüklenicinin 15.Madde de düzenlenmiş olan hükümle sözleşme konusu işler için yapılacak olan İhaleyi yeni alan firma işe başlayıncaya kadar işi bırakmayacağını, kesintisiz bir şekilde hizmet vermeye devam edeceğini müvekkili liman işletmesine garanti verdiğini, iletildiği tarihin ... olduğunu, bu faks numarasının sözleşmelerde tebligat adresi olarak belirtilmiş olan faks numarası olduğunu, TTK madde 18 hükmünde tacirler arasında gönderilecek fesih beyanının gönderilme şekli olarak noter kanalını belirtmiş ise de, bunu geçerlilik şartı olarak düzenlemediğini, davacı tarafından sunuları proforma faturaların, zarar var ise miktarını kanıtlamak için yeterli olmadığını, davacı tarafından delil olarak sunulan ve zarar iddiasıma dayanak olarak gösterilen Finansal Kiralama Sözleşmesi ...tarihli Proforma faturaların ... ve ... tarihli olduğunu, müvekkili ile Davacı arasındaki sözleşmenin ne acentelik ne de tek satıcılık gibi benzeri tekel hakkı veren bir sözleşme türü olduğunu belirterek davanın reddini savurımuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : Yerel mahkemece verilen karar ile; " maddi tazminata yönelik davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, sözleşmelerin davalı tarafından feshedilmesinin haksız olduğunun tespitine, 372.176,00.TL kâr kaybı alacağının 100.000,00.TL'sine dava tarihinden, bakiyesine ıslah tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının sözleşmenin haksız feshi nedeniyle ödemek zorunda kaldığı işçi alacaklarından kaynaklı 561.508,95.TL tazminatın 200.000,00.TL'sinin dava tarihinden, bakiyesinin ıslah tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının Manevi Tazminat isteminin reddine" şeklinde karar verilmiştir. DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; bilirkişilerin kök ve ek raporlarındaki hukuki açıklama, değerlendirme ve tespitleri çerçevesinde davalının ...'nın 7 yıllık süreç sonunda sözleşmenin sona erdirileceği yönünde hiçbir uyarısı olmamasına rağmen hatta sözleşmenin devam edeceği yönündeki iradesine ve eylemlerine karşısında davalının ihale kurgusu arkasına gizlediğini, müvekkiline olan ilişkiyi hukuka aykırı şekilde hemen sonlandırma iradesinin haksız olduğunun ortada olduğunu, davalının aniden gerçekleştirdiği ihale sürecine dahil olabilmesinin imkansız olduğunu, feshe gerekçe yapılan SGK borcunun olmadığını, davalının haksız feshinin ardındaki kötü niyet dava esnasında dahi devam ettiğini, müvekkilinin işçilik tazminatı zararının 4.736.844,61.TL olduğunu, işçilik alacağına dair tazminatın bu tutar üzerinden belirlenmesinin gerektiğini, ilk derece mahkemesince faiz hükmümün hatalı kurulduğunu, haksız fesih nedeniyle müvekkil şirketin iş ve ticaret hayatından silinmesi sebebiyle gayet yerinde ve makul bir zarar tazmin talep edildiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının reddedilen ve eksik hükmedilen kısımları yönünden taleplerinin tamamen kabulüne karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile;... tarihli raporda tüm taleplerinin değerlendirildiğini, zararın doğru hesaplanmadığını, ilk derece mahkemesi tarafından uyuşmazlığın çözümünde etkili olacak deliller değerlendirilmediğini, müvekkil şirket ile müvekkili arasındaki sözleşme haklı nedenle ve geçerli bir şekilde feshedildiğini, TBK'na göre süreli fesih bildirimi taraflara belirsiz süreli bir sözleşmeyi herhangi bir nedenle dayanmadan belirtilen sürenin sonunda sona erdirme iktidarını veren bozucu yenilik doğuran bir hakkın kullanılması olduğunu, müvekkili şirket tarafından bahse konu bozucu yenilik doğran hakkının kullanılması mahiyetinde ... tarihinde davalıya bir süreli fesih bildiriminde bulunulduğunu, ve sözleşmenin ... tarihinde sona ereceğinin bildirildiğini, sözleşmelerin feshi olağan fesih ve olağanüstü fesih olarak iki ayrı şekilde sınıflandırıldığını, sözleşmenin olağan feshinde ayrıca bir haklı neden aranmadığını, Yargıtay uygulamasına göre de haklı nedenle fesih ile olağan fesih kavramları birbirinden ayrıldığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını beyan etmiştir. DELİLLER : Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri, bilirkişi raporu, ve tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Dava, sözleşmenin haksız feshedildiğinin tespiti, maddi ve manevi tazminat ve kar kaybı alacağı istemine ilişkindir. Davacı tarafından, taraflar arasında 2007 yılından beri Konteyner Elleçleme Hizmetleri Sözleşmesi, Reach Stacker (kalmar) Hizmetleri Sözleşmesi, Kargo Hizmetleri Sözleşmesi, Dökme Sıvı Yük Yükleme Boşaltma Sözleşmesi, Reaeh Stacker (liebherr) Hizmetleri Sözleşmesi, Dökme Katı Yük Yükleme Boşaltma Sözleşmesi olmak üzere muhtelif sözleşmeler akdedildiği, sözleşmelerin 7 yıldan beri kesintisiz devam ettiği, en son ... tarihinde yenilenen sözleşmelerin, davalı tarafından, ... günü sonundan geçerli olmak üzere sona erdirileceğinin ihtar edildiği, cevabi ihtarnameyle feshe itiraz edildiği, sözleşmelerin, ihaleye süresinde teklif verilmemesinin fesih nedeni olamayacağı, sözleşmeler sona ermeden ihale yapılmasının iyiniyetle bağdaşmayacağı, haricen haberdar olunan ihale koşullarının işe uygun olmadığının belirtilmesine rağmen, işin oldu bittiye getirilerek ihaleye iştirakinin önlendiği, davalının haklı bir sebep olmadan sürekli ve belirsiz süreli hale gelen sözleşmeleri sona erdirmek için, makul bir süre vermesi gerektiği, ihtarname ile tanınan sürenin makul bir süre olmadığı, davalının ise 7 yıl devam eden sözleşme ilişkisi süresince, akdi ilişkinin devam edeceği yönünde haklı güven oluşturduğu bu güvene istinaden yatırımlar yapıldığı, bu kapsamda satın alınan makinelerin sökülmesinin bile 4-6 aylık zaman alacağı ve başka bir yerde kullanılmayacağı, sözleşmenin bu şekilde feshinin davacı şirketin mahvına neden olabileceği, makinelerin sigorta iptalleri için 1 ay önceden yazılı bildirim gerektiği, sözleşmelerin yerine getirilmesi amacıyla 3. şahıslarla sözleşmeler akdettiği, davalının, sözleşmeye aykırı olarak, taşeron şirketlerin, Liman dışındaki faaliyetlerine ait borçlar ile davacının yapılandırılmış borçlarını gerekçe gösterip hak edişleri uhdesinde tuttuğu, sözleşmenin feshinin haksız olduğu, bu nedenle, sözleşmenin devamına inanarak yapılan masrafların ve diğer zararlar ile kar mahrumiyetinin tazmini gerektiği, ayrıca, davalının müşteri portföyünün de artmasına neden olduğu, davalının uhdesinde tuttuğu hak edişleri ödenmemesi nedeniyle taahhütlerini yerine getirememesi ve bu nedenle uğradığı zararlarının da tazmini ve davalı uhdesindeki teminatların iadesi gerektiği ileri sürülerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000.000,00.TL'nin davalıdan tahsili talep edilmiş, davalı ise, taraflar arasındaki sözleşmelerin, tek taraflı olarak feshedilebilen sözleşmelerden olduğunu, sözleşmelerde herhangi bir fesih ihbar süresi kararlaştırılmadığını, sözleşmelerde, sözleşme süresinin... tarihine kadar olmak üzere açıkça düzenlendiğini, ... tarihli Genel Kargo Hizmetleri Sözleşmesi ve Dökme Sıvı Yük Yükleme ve Boşaltma Hizmetleri Sözleşmesinde, tarafların, sözleşme süresi sonunda yeni bir sözleşme yapılmaması halinde, davacının ne zamana kadar davalıya hizmet vermeye devam edeceğinin önceden kararlaştırıldığını, buna göre, ihaleyi yeni alan firma işe başlayıncaya kadar davacının işi bırakmayacağını, sözleşmenin davalı tarafından tek taraflı bir beyan ile uzatılması için bile 3 aylık bir süre öngörmüş iken, hizmetin sona ereceği durum için bir süre öngörülmediğini, ... ihaleye çıktığını, bunu davacıya bildirdiğini, fakat davacının bu ihaleye teklif vermediğini, davacının, teklif için son gün olan... tarihi itibariyle, ihaleye hiçbir teklif vermeyerek, sözleşmeye devam etmeme yönündeki iradesini kesin olarak ortaya koyduğunu, sözleşmenin ... de feshedildiğini, davacının, ihalenin son günü olan ... tarihinden, fesih ihtarnamesinde verilen süre olan ... tarihine kadar geçen 3 aylık ve 10 günlük sürede basiretli bir tacirin tüm tedbirleri alması ve bu süreyi fesih süresi olarak değerlendirmesi gerektiğini, davacının zarar iddiasının yerinde olmadığını, sözleşmeye uygun ifada bulunmadığı hallcr oluştuğunu, taraflar arasındaki sözleşmelerin niteliği gereği, davacının portföy tazminatı da talep edemeyeceğini, davanın reddi gerektiğini savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Tüm dosya kapsamından, taraflar arasında 2007 yılından beri Konteyner Elleçleme, Kalmar, Kargo, Dökme Sıvı Yük Yükleme Boşaltma, Reaeh Stacker, Dökme Katı Yük Yükleme Boşaltma Sözleşmesi olmak üzere muhtelif hizmet sözleşmeleri imzalandığı, sözleşmelerde, geçerlilik süresinin 1 yıl olarak belirlenmesine rağmen, uygulanmaya devam edilmesi nedeniyle sözleşmelerin belirsiz süreli hale gelip, 7 yıldan beri kesintisiz devam ettiği, en son ... tarihinde yenilenen sözleşmelerin, davalı tarafından, davacıya gönderilen .... Noterliği'ne ait ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarname ile ... günü sonundan geçerli olmak üzere sona erdirileceğinin ihtar edildiği, ihtarname içeriğinde, ... tarihinde ihaleye çıkılmış olmasına rağmen davacının bu ihaleye teklif vermemesi sonucu, ihaleyi alan yeni firmanın hizmet vermeye başlayacağının ve davacının SGK prim borcu bulunmasının sözleşmelerin fesih nedeni olarak bildirildiği, davacı tarafından, davalıya gönderilen ... Noterliği'ne ait ... tarihli ... yevmiye nolu cevabi ihtarname ile taraflar arasındaki sözleşmelerin niteliğine göre, davalı tarafından makul süre tanınmadan ve zararları giderilmeden yapılan tek taraflı fesih ihbarının, hakkın kötüye kullanılması olduğunun belirtildiği, sürekli borç ilişkisi doğuran sözleşmelerin olağan fesih ve olağanüstü fesih yoluyla sonlandırılabileceği, olağan fesihte, tarafların herhangi bir gerekçeye dayanma zorunluluğu bulunmadığı, olağanüstü fesihte ise, akdi ilişkinin devamını kendisi için çekilmez kılan bir sebebin varlığı halinde ve derhal etkili olacak şekilde irade açıklaması yapılacağı, davalı tarafından, taraflar arasındaki sözleşmenin olağanüstü( haklı nedenle) feshedildiğinin, bu nedenle davacıya süre verilmesi gerekmediğinin, olağan fesih kabul edilmesi halinde dahi, fesih için makul görünen 3 aylık sürede davacının çalışmaya devam ettiğinin, davacının ... tarihli ihaleye katılım sağlamayarak, fesih iradelerinin bu tarih itibariyle birleştiğinin ve bu tarihten, davacıya fesih ihtarnamesi ile ... tarihine kadar tanınan süre dikkate alındığında, fazladan 8 gün tanındığının savunulduğu, ancak, taraflar arasındaki sözleşmelerde, ihaleye teklif vermemenin sözleşmenin fesih nedeni olarak düzenlenmediği, sözleşmelerde davalıya derhal fesih hakkı veren, davacının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmemesi yönündeki madde yönünden ise, davacının SGK borçlarının başlangıç tarihi ... yılının 6. ayı olup, davalı tarafından fesih hakkının makul süre içerisinde kullanılmadığı ve sözleşme ilişkisine devam edildiği, kaldı ki, ... Sosyal Güvenlik Merkezinin yazısından davacının ... tarihine kadar herhangi bir borcunun olmadığının anlaşıldığı, bu nedenle, davalı tarafından, fesih gerekçesi olarak gösterilen sebeplerin haklı sebepler olmadığı, belirsiz süreli sözleşmelerde, tarafların makul bir bildirim süresine uymak koşuluyla sözleşmeyi olağan olarak feshedebilecekleri, bu sürenin, kanuna, sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına göre belirleneceği, taraflar arasındaki sözleşmelerde net olarak fesih bildirim süresinin belirlenmemiş olduğu ve bu hususta bir boşluk bulunduğu, sözleşmelerdeki boşluğun tarafların farazi iradelerine dayanılarak doldurulması gerektiği, ancak, taraflar arasındaki ... tarihli Elleçleme Sözleşmesinin 15. Maddesinde, sözleşmelerin herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin 3 ay önce bildirim yapılarak feshedileceğine dair hükmün, 2009 ve 2011 tarihli yenilenen sözleşmelerde yer almadığı, taraflar arasında doğrudan fesih bildirimi süresi belirlenmediği, bu sürenin hakim tarafından belirlenmesi gerektiği, davalı tarafından, davacıya gönderilen .... Noterliği'ne ait ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarname ile verilen 34 günlük sürenin, sözleşmelerin niteliği ve süresi dikkate alındığında, TMK'nun 2. Maddesi gereğince makul ve hakkaniyete uygun bir süre olmadığı, davalı tarafın uygun süreyi gözetmeksizin sözleşmeyi feshetmesinin haklı bir fesih olarak değerlendirilemeyeceği, davacı tarafından, sözleşmenin davalı tarafından makul süre tanınmadan feshinden dolayı, yatırımların boşa gittiğinin, çalışan personelinin işçilik alacakları ile işlerin yürütülmesi için 3. şahıslarla yaptığı sözleşmelerin sona erecek olmasından dolayı tazminat ve sigorta gibi diğer zararlarının ödenmesi gerektiğinin, yine, davalının müşteri portföyünün artması nedeniyle portföy tazminatı ve manevi zararının doğduğunun iddia edildiği, ilk derece mahkemesince, benzer sözleşme tipleri için öngörülen ihbar süreleri dikkate alınarak, fesih için makul bildirim süresinin 3 ay olduğunun kabulü ile bu doğrultuda düzenlenen ve hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının talep edebileceği 372.176,00.TL kâr kaybı alacağı ile sözleşmenin haksız feshi nedeniyle ödemek zorunda kaldığı işçi alacaklarından kaynaklı 561.508,95.TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu, davalı tarafından, mahkemece verilen tedbir kararının, 3 aylık süre işlevini yerine getirdiği savunulmuş ise de, bu sürenin davacı tarafından, sözleşmenin feshinden önce tanınması gereken bir süre olduğu, davalının dava konusu işi ihaleye çıkararak dava dışı bir şirkete ihale ettiği, davacının bu süreçte sağlıklı bir şekilde ticaretini sürdürerek kâr edeceğinden söz edilemeyeceği, davalının bu husustaki savunmasının yerinde olmadığı, davacı tarafından, sözleşmenin feshi nedeniyle yatırım harcamalarından kaynaklı zararının olduğunu ileri sürmüş ise de, alacak kalemlerinin müspet zarar kapsamında olduğu gibi demirbaş ve yatırım malzemelerinin, salt bu iş için kullanılması zorunlu olduğunun da ispatlanamadığı, taraflar arasındaki sözleşmelerin "Tekel hakkı veren" bir sözleşme olmadığı ve münhasırlık özelliği olmayan sözleşmenin feshi nedeniyle davacının portföy tazminatı da talep edemeyeceği, davacının manevi tazminat isteminin ise TBK'nin 58. maddesine uygun düşmediği, mahkemece, bu alacak kalemleri yönünden davanın reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu, taraf vekillerinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin ise yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince taraf vekillerinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2)-a-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 179,90.TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 435,50.TL maktu istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, b)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 63.780,00.TL nispi istinaf karar harcından peşin alınan 15.950,00.TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 47.830,00.TL nispi istinaf karar harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince istinaf eden taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA, 4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 6)-HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından YAPILMASINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, dava değeri göz önüne alınarak 7036 sayılı Kanunun 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 23/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır