İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1136 Esas KARAR NO: 2026/19 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 30/01/2024 NUMARASI: 2020/260 Esas, 2024/78 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 14/01/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddes…
İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1136 Esas KARAR NO: 2026/19 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 30/01/2024 NUMARASI: 2020/260 Esas, 2024/78 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 14/01/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili aleyhine İstanbul Anadolu 23.İcra Müdürlüğü'nün... Esas, İstanbul Anadolu 14.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve ... Esas sayılı dosyaları ile icra takibi yapıldığını, takip konusu çeklerdeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, dolayısıyla davacı müvekkilinin davalı alacaklıya takip konusu hiçbir borcu bulunmadığını ileri sürerek, takip konusu çeklerden dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile icra takiplerinin iptaline, davalının haksız icra takipleri nedeni ile aleyhine %20 tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davaya konu çekleri ciro yolu ile dava dışı Hasan Gördü isimli şahıstan almış olup yetkili hamil konumuna geldiğini, ilgili çeklerin bankaya ibraz edilip karşılıksız çıkması üzerine takibe geçildiğini, borçlunun yasal süresi içerisinde herhangi bir itirazda bulunmadığını, kötü niyetli davranarak iş bu menfi tespit davasını açtığını savunarak, davanın reddini, müvekkili lehine %20 tazminata hükmedilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, takibe konu kambiyo senetleri üzerindeki imzalar ile davacı ...'in imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediğinin ATK raporu ile sabit olduğu, imzaların davacıya ait olmadığı, davacı tarafın davalı tarafa takibe konu çekler yönünden herhangi bir borcu olmadığından davanın kabulü ile, İstanbul Anadolu 14.İcra Müdürlüğünün ... ve ... Esas sayılı icra dosyaları ile İstanbul Anadolu 23.İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı icra dosyaları ile davacı aleyhine başlatılan takipler yönünden davacının davalıya toplam 177.000-TL dava değeri üzerinden borçlu olmadığının tespitine, davacı tarafça icra takiplerinin iptali talebinde bulunulmuş ise de, bahse konu talebin ayrı bir eda davasına konu edilmesi gereken talepler olduğu, iş bu davanın ise tespit davası olduğu gerekçesiyle, davacı vekilinin icra takiplerinin iptaline yönelik talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, her ne kadar davacı tarafça kötü niyet tazminatı talebinde bulunulmuş ise de, yasal koşullar oluşmadığından talebin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde, cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrar ederek; davacının yargılamaya konu çekler ile aynı imzayı taşıyan dava konusu yapılmamış birçok çekinin mevcut olduğunu, bu çekleri müvekkilinin ticari hayatta kullandığını ve hiçbir itiraza konu edilmeden ödemesinin yapıldığını, bu durumun ortaya çıkartılması, imza mukayesesinin sağlıklı yapılabilmesi için itirazda bulunulduğunu, ancak yerel mahkemenin bu taleplerini davanın esasına etki etmeyeceği gerekçesi ile reddettiğini, halbuki davanın esasının burada zuhur ettiğini, davacının icra takiplerinin iptaline karar verilmesi talebi hakkında kısmi red kararı vermek yerine, karar verilmesine yer olmadığına dair verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava menfi tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ATK raporunda davaya konu takip dayanağı çeklerdeki keşideci imzaları ile davacının mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği, raporun denetime elverişli olduğu, bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 12.090,87 TL harçtan, peşin alınan 3.023,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.067,87 TL davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.14/01/2026