1. Hukuk Dairesi 2011/12129 E. , 2012/429 K. "" MAHKEMESİ: ANKARA 6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 24/05/2011 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, muris A..'nin davalıların murisi olanS..'ye yaptığı pay temlikinin muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu iptali ve tescili isteğinde bulunmuştur. Davalılar, işlemlerde muvazaa bulunmadığını, payların toplanması amacıyla hareket edildiğini, murisin sağlığının yerinde olduğunu, bu konuda Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesinde açı…
**1. Hukuk Dairesi 2011/12129 E. , 2012/429 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ: ANKARA 6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 24/05/2011 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, muris A..'nin davalıların murisi olanS..'ye yaptığı pay temlikinin muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu iptali ve tescili isteğinde bulunmuştur. Davalılar, işlemlerde muvazaa bulunmadığını, payların toplanması amacıyla hareket edildiğini, murisin sağlığının yerinde olduğunu, bu konuda Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davanın da reddedildiğini belirtip davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı, iptal ile yeniden miras bırakan adına tescil isteğiyle açılmış yargılama sırasında davacı istemini pay oranında iptal ve tescile dönüştürmüştür. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu 13835 ada 23 parselde kayıtlı bağımsız bölümlerin öncesinde miras bırakan D.. C..'a ait iken ölümüyle mirasçılarına kaldığı daha sonra D.. eşi A..'nin diğer bazı mirasçılarla birlikte miras payını vekil aracılığıyla davalıların murisi S..'ye 10.08.1998 tarihli akitle temlik ettikleri,A..'nin 17.10.2005 tarihinde öldüğü, davanın A..'nin yaptığı temlikten dolayı S.. mirasçıları aleyhine açıldığı anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa,niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmeside Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tesbitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.