T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/260 KARAR NO : 2025/1306 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04.11.2022 NUMARASI : 2018/1262 Esas 2022/856 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 02.10.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 02.10.2025 İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 04.11.2022 tarih 2018/1262 Esas 2022/856 Karar sayılı kar…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/260 KARAR NO : 2025/1306 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04.11.2022 NUMARASI : 2018/1262 Esas 2022/856 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 02.10.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 02.10.2025 İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 04.11.2022 tarih 2018/1262 Esas 2022/856 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili ve davalı .... (....) Sigorta A.Ş vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ..... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacılar vekili, davalıların sürücüsü maliki ve ZMM sigortacısı olduğu ararçların karıştığı kazada davacı ...'nın yaralandığı, davacıların eşi ve anneleri ...'nın hayatını kaybettiği veffat ettiği, olay nedeni ile davacıların maddi ve manevi zarara uğradığını, kusurun karşı tarafta bulunduğu, davalıların oluşan zarardan sorumlu olduğunu, yapılan başvuruya rağmen zararın karşılanmadığını, belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla dava ve ıslah dilekçesinde belirtilen miktarda maddi ve manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı .... (.... ) Sigorta A.Ş. vekili, kazaya karışan aracın davalı şirket nezdinde zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, şirketin sorumluğunun sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu, davacı tarafın sigortalının kusurunu ve zararını ispat ile yükümlü olduğunu kusur durumunu ispat etmesi gerektiğini, davacıların maddi tazminat talebine konu kalemlerinin net olmadığını, kalıcı ve geçici iş göremezlik taleplerinin poliçe kapsamında olmadığını, davacıya SGK tarafından ödenen meblağın mahsubunun gerektiğini, manevi tazminat taleplerinden sorumluluklarının bulunmadığını, ancak dava tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğini, belirterek; davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...'nin sevk ve idaresindeki kamyon ile ...'nın sevk ve idaresindeki kamyonetin karıştığı kaza nedeniyle ...'nın yaralandığı, eşi ...'nın vefat ettiği, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'nin % 100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, ...'nin sevk ve idaresindeki kamyonun davalı ...'a adına kayıtlı olduğu, söz konusu kamyonun ....Sigorta AŞ nezdinde KTK ZMM sigortası ile sigortalı olduğu, davacı ...'nın gerek kendi yaralanmasından dolayı oluşan maddi zararlarında ve gerekse eşi ...'nın ölümünden kaynaklanan DYK zararından ve davacıların cenaze defin giderinden davalı sürücü ... davalı işleten ... ve sigortacı ... Sigorta AŞ'nin (birleşmekle ... Sigorta AŞ) sorumlu oldukları, manevi zararların KTK ZMM sigorta poliçesi kapsamında olmadığından davacıların manevi zararlarından sürücü ... ile işleten ...'ın sorumlu olduğu, davacı ...'nın kazada yaralanması nedeniyle oluşan geçici iş göremezlik zararının 18.899,03-TL, sürekli iş göremezlik zararının (24/02/2022 tarihli ek raporda 51.005,52-TL olarak hesaplanmış olmakla birlikte bilirkişinin 20/11/2020 tarihli rapora ilişkin beyanlarında geçici ve sürekli iş göremezlik tazminat hesaplamasına itirazının bulunmadığını bildirmesi ve bu şekilde davalılar yararına usuli kazanılmış hak oluşturması nedeniyle 20/01/2020 tarihli raporda hesaplandığı üzere 25.409,37-TL) 25.409,37-TL, SGK sorumluluğunda olmayan belgeli tedavi gideri zararının 5.675,28-TL, SGK sorumluluğunda olmayan belgesiz tedavi gideri zararının 300,00-TL, bakım giderinden kaynaklı maddi zararının 5.332,50-TL, tedavi ile ilgili belge ve ulaşım gideri zararının 650,00-TL olmak üzere toplam 56.266,18-TL olduğu, bu taleplerin ıslah dilekçesi kapsamında kaldığı, davacı ....nın meydana gelen kazada kendisinin yaralanması nedeniyle bu davacı lehine 20.000,00-TL manevi tazminat takdirinin uygun olduğu, Dava konusu kazada ...'nın vefatı ile davacı eşi ...'nın desteğinden yoksun kaldığı, 24/02/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda ortaya konulduğu üzere oluşan destekten yoksun kalma zararının 316.742,67-TL olduğu, ıslah dilekçesi ile 168.969,27-TL talep edildiği, ...'nın ölümü ile eşi ... ve çocukları ..... ile ..... tarafından cenaze ve defin gideri zararlarının 590,00-TL olduğu, ...'nın ölümü nedeni ile davacı ... için 100.000,00-TL, davacı ..... için 50.000,00-TL, davacı .... için 50.000,00-TL manevi tazminatın uygun olduğu, belirtilerek; davacının davasının kısmen kabulüne fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacılar ve davalı ... ( ... ) Sigorta A.Ş tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacılar vekili, 20.11.2020 tarihli bilirkişi raporunda ...'nın kendi yaralanması nedeniyle sürekli maluliyetten kaynaklı zararının 25.409,37-TL 18.01.2021 tarihli ek bilirkişi raporunda ise 29.941,59-TL olarak hesaplandığını, ek raporda asgari ücret artışı dikkate alınarak yeniden hesaplama yapıldığını, davalı sigorta şirketi alınan ek rapora itiraz etmiş ise de yeniden rapor alınması talep olunmadığından mahkemece 02.04.2021 tarihli duruşmada davayı ıslah etmek üzere davacı süre verildiğini, ıslah ile sürekli iş göremezlik tazminatı olarak ek raporda hesaplanan 29.941,59-TL talep edildiğini, ancak mahkemece ilk raporda ortaya konan 25.409,37-TL'nin kabulüne karar verildiğini, asgari ücret, kamu düzeni ile ilgili olduğundan davanın her aşamasında uygulanması zorunlu olduğunu, kamu düzeni ile ilgili konularda usuli kazanılmış haktan söz edilemeyeceğini,07.12.2020 tarihli bilirkişi raporuna beyan ve itiraz dilekçemizde, geçici işgöremezlik ve sürekli işgöremezlik tazminatı hesaplaması yanlış yapılmadığı için itiraz edilmediğini, Ek raporda sürekli işgöremezlik tazminatı, bilirkişi tarafından kök raporda hesaplama hatası yapıldığı için değil, asgari ücrette artış olduğu için daha yüksek hesaplandığını, ıslah dilekçesi sunulduktan sonra yeniden hesaplama neticesinde 2022 yılındaki ilk asgari ücret artışı dikkate alınarak sürekli maluliyet tazminatı 51.005,52-TL ... için talep olunan 168.969,27-TL destekten yoksun kalma tazminatı da bu rapor ile 316.742,62 TL'ye yükseltildiğini, mahkemece bu rapor hükme esas alınmış ise de ıslah dilekçemizdeki talepler ile bağlı kalınarak hüküm tesis edildiğini, hüküm tarihinin 04.11.2022 olduğu, asgari ücretten kamu düzeninden kaynaklandığı, istemle bağlılık ve kazanılmış ... ilkelerinin uygulanamayacağını, 2022 yılı temmuz ayında gerçekleşen asgari ücret artışından sonra bilirkişi raporu alınmadığını, tazminat hesapları yapılırken en son bilinen ücret unsurlarının hesaplamada gözetilmesi gerektiğini, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminatlar düşük olduğunu, manevi tazminat taleplerinin tamamen kabulüne karar verilmesini gerektiğini, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... ( ... ) Sigorta A.Ş. vekili, mahkemece hükme esas alınan aktüer raporunda davacıların destek pay dağılımında başka hak sahiplerinin bulunup bulunmadığı hususu dikkate alınmaksızın hesaplama yapıldığını, davacı ...'ya ait hesaplamaya dayanak sağlık kurulu raporu adli tıp kurumu tarafından tanzim edilmediğini, maluliyet raporlarının hükme esas alınamayacağını, kusur tespitinin yerinde olmadığını, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden kusur raporu alınması gerektiğini, müterafik kusur ve hatır taşıması nedeniyle tazminattan indirim yapılması gerektiğini, destekten yoksun kalma tazminatında destek payları ve destek sürelerinde hata yapıldığını, müteveffa için yapılan bakiye ömür hesaplamasında kullanılan TRH-2010 hayat tablosuna göre belirlenerek yapılan hesaplama da doğru olmadığını, hesaplama yöntemi olarak %1.8 teknik faiz uygulanmaması hatalı olduğunu, raporu hazırlayan bilirkişi hazineye kayıtlı aktüer bilirkişi olmadığını, davalının geçici iş göremezlik, bakıcı ve / veya tedavi gideri kapsamında sorumlululuğu bulunmadığını, müteveffanın dava konusu kazada vefatı nedeni ile davacılar tarafından yapılan cenaze ve defin giderlerinden davalı sigorta şirketinin sorumlu olmadığını, davacı lehine faize hükmedilmesi durumunda ancak dava ıslah edilen kısım için ise ıslah tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğini, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, işletenin hukuki sorumluluğu ve ZMMS poliçesi kapsamında maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. 1.Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 2.Toplan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; yerleşik uygulamada belirlenen ilke ve esaslar çerçevesinde yapılan incelemede, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan kusur, maluliyet ve aktüerya bilirkişi raporlarının dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, olaya ilişkin belirlenen maddi olgular çerçevesinde raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek ve oluş şekline uygun düşecek biçimde taraflara kusur atfını gerektiren sebeplerin somut olarak açıklanması suretiyle kusurun maddi olayın oluş şekline uygun olarak tespit edilmesine, davacı .....nın uğradığı cismani zarar nedeniyle sürekli ve geçici iş gücü kaybı, tedavi gideri ve bakıcı gideri zararına hak kazanmasına, maluliyetin olay tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak tespit edilmesine, müteveffanın ölümü nedeniyle ise davacıların destekden yoksun kalama tazminatı ve cenaze defin gideri bedeline hak kazanmasına, davacı ve müteveffanın gelirinin soysal ve ekonomik durumuna uygun düşecek şekilde saptanmasına, pay dağılımına ilişkin uygulamada benimsen ilkelere uygun düşecek şekilde davacıların hak kazandığı tazminatın tespit edilmesine, mütevefanın ölüm tarihinde anne babasının hayatta bulunmamasına, destekten yoksun kalma zararı ile iş görmezlik tazminatının TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi esas alınarak hesaplanmasına, destekten yoksun kalma zararın ve iş gücü kaybı zararlarının yerleşik ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde dosya kapsamına uygun olarak tespit edilmesine, cenaze giderlerinin de ölüm nedeniyle meydana gelen zararlardan olup ölümle doğrudan doğruya ilgili bulunan ve ölenin dini ile sosyal ve ekonomik durumuna uygun giderlerden ibaret olacak şekilde belirlenmesine, maddi olay ve davacının mevcut yaralanmasına uygun düşecek şekilde manevi tazminatın takdirine, tazminattan indirim yapılmasını gerektir davacıya atfı kabil müterafik kusur bulunmamasına, hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiren şartların oluşmamasına, trafik kazasından kaynaklı sürekli ve geçici iş gücü kaybı, tedavi gideri, bakıcı gideri ile destekten yoksun zararı ve cenaze defin gideri bakımından işletenler ile ZMMS poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketinin de sorumluluğunun bulunmasına, maddi tazminat yönünden davalıların sorumluluğunun talebe uygun şekilde müşterek ve mütesilen sorumluluk ilkesine uygun düşecek şekilde belirlenmesine, maddi tazminat yönünden işletenler ile ZMMS poliçesi kapsamında sigorta şirketinin birlikte, manevi tazminat yönünden ise yanlızca davalı işletenlerin sorumluluğunun söz konusu olmasına, yargılama sırasında yanlardan birinin bilirkişi raporuna itiraz etmemesinin itiraz eden taraf lehine usule ilişkin kazanılmış hak oluşturacak olmasına, bu kapsamda ilk rapora sürekli ve geçici iş görmezlik yönünden itirazda bulunmayan davacı yönünden itiraz eden taraf lehine usulü kazanılmış hak oluştuğundan ilk bilirkişi raporuna göre karar verilecek olmasına (Yargıtay 17. HD'nin 10.06.2013 tarih ve 2013/7426 E. - 2013/8740 K.), destekten yoksun kalma ve iş gücü kaybı zarara dayalı yapılan hesaplamalar farazi olup hükme esas alınanan hesap raporunun ibraz edildiği tarihte asgari ücret artışının henüz gerçeklememiş olmasına, maddi tazminatın talep ile bağlı olacak şekilde bakiye poliçe limiti dahilinde hüküm altına alınmasına, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilememiş olmasına, tazminatın tamamına davalının sıfatına göre belirlenenen temerrüt tarihinden faiz yürütülmesine, kabul edilen dava değeri, haklılık oranı, sorumluluk limiti ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT hükümlerine uygun şekilde yargılama gideri ve vekalet ücretinin belirlenmesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranların dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacılar ve davalı ... (...) Sigorta A.Ş'nin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE, 2-Davacılar yönünden istinaf karar harcı olan 615,40-TL'den peşin alınan 179,90-TL'nin mahsubu ile bakiye 435,50-TL harcın davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalı ... (...) Sigorta A.Ş yönünden istinaf karar harcı olan 13.901,00-TL'den peşin alınan 1.552,71-TL'nin mahsubu ile bakiye 12.348,29-TL harcın davalı sigorta şirketinden alınarak hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.