Başvuru, öldürülme veya kötü muameleye maruz kalma riski bulunan ülkeye sınır dışı edilme kararı verilmesi nedeniyle kötü muamele yasağının, hukuka aykırı olarak idari gözetim altında tutulma nedeniyle de kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; öldürülme veya kötü muameleye maruz kalma riski bulunan ülkeye sınır dışı edilme kararı verilmesi nedeniyle kötü muamele yasağının, hukuka aykırı olarak idari gözetim altında tutulma nedeniyle de kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 9/11/2016 tarihinde yapılmıştır. Başvurucu, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün (İçtüzük) maddesi uyarınca sınır dışı işleminin yürütmesinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Komisyonca tedbir talebinin ve başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm tarafından 9/11/2016 tarihinde başvurucunun ülkesine sınır dışı edilmesine ilişkin işlemin geçici olarak (tedbiren) durdurulmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve ilgili kurumlardan temin edilen bilgilere göre olaylar özetle şöyledir: Başvurucu 1985 doğumlu bir erkek olup Çin Halk Cumhuriyeti (Çin) vatandaşıdır. Başvurucu, 2003 yılında Türkiye'ye giriş yapmıştır. Başvurucu, 15 Temmuz darbe teşebbüsünden sonra çalıştığı okulun olağanüstü hâl kararnamesiyle kapatılması sonrasında işe başlayacağı yeni okul için gerekli evrakları almak amacıyla 3/10/2016 tarihinde Ankara İl Göç İdaresi Müdürlüğüne (Ankara Göç İdaresi) gitmiştir. Başvurucu, Ankara Göç İdaresinde bulunmaktayken polis memurları tarafından gözaltına alınarak emniyet müdürlüğüne götürüldüğünü beyan etmiştir. Başvuru dosyasındaki belgelerden Kavaklıdere Polis Merkezi Amirliğine götürüldüğü anlaşılan başvurucunun tanık olarak ifadesinin alındığı ve beyanlarının Bilgi Alma Tutanağı başlıklı evraka kaydedildiği görülmüştür. Başvurucu hakkında Ankara Valiliğinin 4/10/2016 tarihli kararıyla 4/4/2013 tarihli ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun maddesinin (1) numaralı fıkrasının (d) bendi uyarınca sınır dışı etme ve idari gözetim altına alma kararları tesis edilmiştir. Başvurucu, 28/10/2016 tarihine kadar Beşevler semtinde bulunan bir kapalı spor salonunda, daha sonrasında İzmir'deki Harmandalı Geri Gönderme Merkezinde (GGM) tutulmaya başlanmıştır. Başvurucu, sınır dışı etme kararının iptali için2/11/2016 tarihinde Ankara İdare Mahkemesinde (İdare Mahkemesi) dava açmıştır. Ayrıca 3/11/2016 tarihinde idari gözetim kararının kaldırılması amacıyla İzmir Sulh Ceza Hâkimliğine (Sulh Ceza Hâkimliği) itiraz etmiştir. İdare Mahkemesi 22/3/2017 tarihli kararıyla sınır dışı etme işleminin iptaline kesin olarak karar vermiştir. Sulh Ceza Hâkimliği 7/11/2016 tarihinde başvurucunun itirazını reddetmiştir. Kesin olarak verilen kararın ilgili kısmı şu şekildedir:"İtiraz eden yabancı hakkında G-82 ( Milli güvenliğimiz aleyhine faaliyetler ) tahdit veri girişi olduğu, 6458 Sayılı Yasanın 54/1-d maddesindeki 'kamu düzeni veya kamu güvenliği ya da kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar' hükmü gereği itiraz eden yabancı hakkında İzmir İl Göç İdaresi tarafından sınırdışı kararı alındığı, aynı kanunun 57/2'inci maddesindeki 'hakkında sınırdışı kararı alınanlardan kaçma ve kaybolma riski bulunan, Türkiye'ye giriş ve çıkış kurallarını ihlal eden ... Kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar hakkında Valilik tarafından idari gözetim kararı alınır' hükmü nedeniyle hakkında idari gözetim kararı alındığı, hakkında verilen idari gözetim kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından itirazın reddine karar verilmiştir." Verilen karar, başvurucuya 8/11/2016 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 9/11/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur. Başvurucu 24/12/2016 tarihinde GGM'den salıverilmiştir. İlgili hukuk için bkz. A.A. ve A.A. [GK], B. No: 2015/3941, 1/3/2017, §§ 28-38); B.T. [GK], B. No: 2014/15769, 30/11/2017, §§ 19-