5. Hukuk Dairesi 2024/10071 E. , 2025/2232 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/295 Esas, 2021/366 Karar I. YARGI YERİ BELİRLENMESİNE KONU KARARLAR A. İstanbul 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.05.2021 Tarihli ve 2021/22 Esas, 2021/417 Karar Sayılı Kararı Somut olayda genel yetkili mahkeme davalının ikametgah mahkemesi olduğu, olayın da Ankara Sincan (Etimesgut) İlçesinde gerçekleştiği, icra takibinin İstanbul'da yapılıp kesinleştirilmiş olmasının İstanbul mahkemeleri
**5. Hukuk Dairesi 2024/10071 E. , 2025/2232 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/295 Esas, 2021/366 Karar I. YARGI YERİ BELİRLENMESİNE KONU KARARLAR A. İstanbul 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.05.2021 Tarihli ve 2021/22 Esas, 2021/417 Karar Sayılı Kararı Somut olayda genel yetkili mahkeme davalının ikametgah mahkemesi olduğu, olayın da Ankara Sincan (Etimesgut) İlçesinde gerçekleştiği, icra takibinin İstanbul'da yapılıp kesinleştirilmiş olmasının İstanbul mahkemelerini yetkili hale getirmeyeceği de göz önüne alındığında davalı tarafından usulüne uygun olarak yapılan yetki itirazının kabulü gerektiği gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. B. Ankara Batı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.10.2021 Tarihli ve 2021/295 Esas, 2021/366 Karar Sayılı Kararı Somut olayda, davalı taraf cevap dilekçesinde Ankara Mahkemelerinin yetkili olduğu yönünde itirazda bulunulduğu ancak dosyanın hangi yetkili mahkemeye gönderilmesinin istenildiğinin belirtilmediği anlaşılmakla yetkisizlik nedeniyle davanın reddi talep edildiğinden en geç ilk oturumda da davalı tarafın hangi mahkemeye gönderilmesini istediği yönünde talep açıklatılmadığından usulüne uygun yetki itirazında bulunulmadığı görülmekle resen yetkisizlik kararı verilemeyeceği gerekçesiyle mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiştir. II. GEREKÇE A. Uyuşmazlık Uyuşmazlık, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. B. İlgili Hukuk 1. Farklı bölge adliye mahkemelerinin yargı çevresinde kalan İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarının giderilmesi isteminin hukuki dayanağı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 21 ve 22 nci maddeleri ile 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un (5235 sayılı Kanun) 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemelerdir. 2. 6100 sayılı Kanun’un 6 ncı, 10 uncu ve 115 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 89 uncu maddesi ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 50 nci maddesi C. Değerlendirme 1. İtirazın iptali davasında usulüne uygun olarak başlatılmış ve itirazla durmuş bir takibin varlığı dava şartıdır. İtirazın iptali davasını gören mahkemenin, icra takibinin yapıldığı icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı öncelikle incelemesi gerekir. Mahkemenin yetkisine yönelik bir itirazın var olup olmaması, bu sonuca etkili değildir. Eş söyleyişle, itirazın iptali davasında, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın, mahkeme öncelikle, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı inceleyerek kesin olarak sonuçlandırmalıdır. Kaldı ki, itirazın iptali davasını görme yetkisi, takibin yapıldığı yer mahkemesine aittir. O nedenle, mahkemenin, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı incelemesi doğaldır. Bu yetki itirazının incelenmesi sonucunda, mahkeme, kendisinin yetkili olup olmadığını da belirlemiş olacaktır. 2. İlamsız bir takipte yetkili icra dairesi de 2004 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin yollaması ile 6100 sayılı Kanun'un genel hükümlerine göre belirlenecektir. 6100 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesine göre genel yetkili icra dairesi, davalı gerçek veya tüzel kişinin takibin yapıldığı tarihteki yerleşim yeri icra dairesidir. Yine aynı Kanun’un 16 ncı maddesine göre ise haksız fiilden doğan uyuşmazlıklarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi icra dairesi de yetkilidir. Aynı Kanun’un 10 uncu maddesine göre ise sözleşmeden doğan davaların sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabileceği hüküm altına alınmış olup, bu sebeple sözleşmeden doğan para borcunun tahsili için başlatılan takipte, sözleşmenin ifa edileceği yer icra dairesi de yetkili kılınmıştır. Takibin konusu sözleşmeden kaynaklı para borcu olduğunda, 6098 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesine göre, aksi kararlaştırılmadıkça para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilecektir. 3. Yetki itirazının incelemesi neticesi mahkeme yetkili olduğuna karar verirse borçlunun icra dairesine yapmış olduğu yetki itirazının reddine karar verilerek uyuşmazlığın esastan incelenmesine geçilecektir. Mahkeme yapmış olduğu inceleme neticesi takip yapılan icra dairesinin yetkili olmadığına kanaat getirir ise yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir takip olmadığından dava şartı eksikliğinden davanın usulden reddine karar verecektir. 4. Dosya kapsamından, alacağının tahsili için İstanbul 31.İcra Müdürlüğü'nün 2018/35192 Esas sayılı dosyası ile takip başlattığı, davalının yetkiye, borca ve faiz talebine itiraz ettiği, takibin durduğu, itirazın iptali davasının takibin başlatıldığı yer olan İstanbul 7. Asliye Hukuk Mahkemesinde açıldığı anlaşılmaktadır. İtirazın iptali davasını gören mahkemenin, icra takibinin yapıldığı icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı öncelikle incelemesi gerektiğinden uyuşmazlığın İstanbul 7. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülerek sonuçlandırılması gerekir. III. KARAR Açıklanan sebeplerle; 6100 sayılı Kanun’un 21 ve 22 nci maddeleri ile 5235 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince İstanbul 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 24.02.2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.