T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 24. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/298 - 2025/1864 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 24. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/298 KARAR NO : 2025/1864 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/11/2023 NUMARASI : 2023/290 E.- 2023/991 K. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN : Davalı vekili KARAR TARİHİ : 23/10/2025 KARAR YAZMA TARİHİ : 23/10/20…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 24. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/298 - 2025/1864 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 24. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/298 KARAR NO : 2025/1864 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/11/2023 NUMARASI : 2023/290 E.- 2023/991 K. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN : Davalı vekili KARAR TARİHİ : 23/10/2025 KARAR YAZMA TARİHİ : 23/10/2025 Mahkemece verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde, dava dışı 3. şahıslar tarafından davacı ve davalı şirketler aleyhine Eskişehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan, yargılama neticesinde kısmen kabul kararı verilen ve Eskişehir 1. İcra Müdürlüğünün 2021/849 E. sayılı dosyası ile ilamlı icra takibine konu edilen alacağın tamamının davacı şirket tarafından ödenmiş olup, ödenen 148.561,62-TL'nin yarısı olan 74.280,81 TL'sinin davalıdan tahsilinin gerektiğini, bu amaçla davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibinin davalı tarafın itirazı üzerine durduğunu belirterek, Eskişehir 8. İcra Müdürlüğünün 2023/94 E. sayılı dosyasına vaki haksız itirazın iptali ile davacı lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde, davayı ve ileri sürülen vakıaları kabul etmediklerini, taraflar arasında adi ortaklıkta fiili görev paylaşımı bulunduğunu ve bu paylaşıma göre inşaatın yapım sürecinin davacı şirketçe takip edildiğini, davacının kusurlu eylemleri nedeniyle ödediği tutarın tamamından kendisinin sorumlu olup davalıdan talep etmesinin mümkün olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilesini talep etmiştir. MAHKEME KARARI: Mahkemece; davanın kabulü ile Eskişehir 8. İcra Müdürlüğünün 2023/94 E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, devamına karar verilen alacak olan 74.299,13 TL'nin %20'si oranındaki 14.859,82 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş hükme karşı süresinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf talebinde, taraflar arasındaki adi ortaklığa konu inşaat işinin davacı tarafından yürütüldüğünü, davacının kendi kusurlu eylemleri nedeniyle inşaatın süresinde tamamlanamamış ve eksik-ayıplı ifasından kaynaklı olarak dava dışı 3. şahıslara ödeme yapmak zorunda kaldığını, davacı şirket tarafından ödenen tutara ilişkin olarak davalı şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE :Dava, taraflar arasındaki adi ortaklık ilişkisinden kaynaklandığı ve tamamı davacı tarafça dava dışı 3. şahıslara ödendiği iddia edilen tutardan davalının sorumlu olduğu kısmının rücuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkâr tazminatı talebine ilişkindir. Dosya arasındaki Eskişehir 8. İcra Dairesinin 2023/94 E. sayılı takip dosyasının incelenmesi neticesinde, davacı/alacaklı şirket tarafından davalı/borçlu şirket aleyhine 06/01/2023 tarihinde 74.280,81 TL asıl alacak, 18,32 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 74.299,13 TL için ilamsız icra takibi başlatıldığı, itiraz üzerine takibin durduğu ve süresi içinde eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. 6098 sayılı TBK'nun "Müteselsil Sorumluluk" başlığı altında düzenlenen 61. maddesinde; "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır" hükmü, 62. maddesinde; "Tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında, bütün durum ve koşullar, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğu göz önünde tutulur. Tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücû hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olur." düzenlemesi yer almaktadır. Anılan Kanunda teselsülün düzenlendiği bölümde yer alan 167. Maddesinde ise; "Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır. Bu durumda borçlu, her bir borçluya ancak payı oranında rücu edebilir." denilmektedir. Somut olayda, dava dışı 3. kişiler tarafından davacı ve davalı şirketlerin her ikisi de davalı gösterilmek suretiyle Eskişehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasının mahkemenin 04/02/2021 tarihli ve 2019/428 E. 2021/87 K. sayılı kararıyla kısmen kabulüne, eksik ve ayıplı işler nedeniyle 55.394,24 TL, kira kaybı alacağı nedeniyle 27.000,00 TL olmak üzere toplam 82.349,24 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmek suretiyle sonuçlandığı, kararın 30/11/2022 tarihinde kesinleştiği, söz konusu karar için alacaklılar tarafından borçlular aleyhine ilamlı icra takibi başlatıldığı ve takip kapsamında davacı şirket tarafından Eskişehir 1. İcra Dairesinin 2021/849 E. sayılı dosyasına 04/01/2023 tarihinde 148.561,62 TL yatırıldığı anlaşılmış olup, tarafların, davacı tarafça ödenen borcun tamamından müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları göz önünde bulundurulduğunda, davacının, tamamını ödediği tutarın yarısının rücuen davalıdan tahsili kapsamında davalı aleyhine başlattığı icra takibinde haklı olduğu anlaşıldığından, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Belirtilen nedenlerle, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemece; verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf talebinin HMK.'nun 353/1/b-1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE karar vermek gerekmiştir. İnceleme, 6100 sayılı HMK.'nun 355. md. hükmüne göre istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf talebinin HMK.'nun 353/1/b-1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 5.075,37 TL harçtan peşin alınan 1.269,00 TL harcın mahsubu ile geriye kalan 3.806,37 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 4-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile HMK' nun 362/1-a. maddesi gereğince KESİN olmak üzere 23/10/2025 tarihinde karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır