T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/555 KARAR NO : 2025/741 DAVA : İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/07/2024 KARAR TARİHİ : 16/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kooperatifin 18.11.2018 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında İmar Barışı k…
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/555 KARAR NO : 2025/741 DAVA : İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/07/2024 KARAR TARİHİ : 16/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kooperatifin 18.11.2018 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında İmar Barışı kapsamında başvuruların yapılması, Danışmanlık ve mimarlık hizmeti alınması, Yapı Kayıt Belgesi ve tapu harçlarının ödenmesi, Ödemeyen ortaklara %5 gecikme faizi ve üyelikten çıkarma gibi yaptırımların uygulanması gibi kararların oy çokluğu/oybirliği ile alındığını, toplantıya Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü temsilcilerinin de katıldığını, davalı ortağın, alınan bu genel kurul kararlarına rağmen ödemesini yapmadığı için hakkında icra takibi başlatıldığını, davalının icra emrine itiraz ettiğini, borcu ödediğine dair belge sunmadığını, Yargıtay ----- HD ------- tarihli kararda da belirtildiği üzere; “geçerli bir genel kurul kararına dayalı borç, ortağı bağlar ve iptali talep edilmediği geçerlidir” Kooperatifler Kanunu'na göre genel kurul, kooperatifin en yetkili organı olup Ödeme şartları, taksit miktarları, faiz oranları gibi konularda karar alma yetkisi genel kurula ait olduğunu, ayrıca kooperatifin tasfiye halinde olması da alınan kararların geçerliliğini etkilemeyeceğini bu konuda özel nisap öngörülmediğini, davalının, alınan kararlara itiraz şerhi koymamasının, o kararları kabul ettiği anlamına geldiğini, İcra takibi, genel kurul kararına ve buna dayanan borca açık şekilde dayandığı için itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalı tarafından borcun kaynağına yönelik butlan ya da iptal davası açılmış olsa da, henüz karar alınmadığını ve iptalin gerçekleşmediğini, İmar Barışı başvurusunun kooperatifin temel amacı olan üyelere mülk kazandırma yolunda zorunlu bir adım olduğunu, arsa hisselerinin belediyeden alınabilmesi, yapı kayıt belgelerinin elde edilmesiyle gerçekleştiğini, davaya konu borcun doğrudan bu amacı gerçekleştirmek için yapılan masraflara ilişkin olduğu için hukuka uygun olduğunu, davalının borcuna ilişkin yapılan icra takibinin geçerli olduğunu, alınan genel kurul kararlarının usule ve hukuka uygun olduğunu, bu kararların bağlayıcılığına ilişkin yerleşik Yargıtay içtihatlarını delil göstererek davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı cevap dilekçesinde özetle; 1995'ten beri kooperatifin aynı kişilerce yönetildiğini, hayali tapu vaadiyle sürekli borçlandırma yapıldığını, bu borçlara rağmen ferdileşme sağlanmadığını, 18.11.2018 tarihli olağanüstü genel kurul kararlarına karşı 08.03.2024'te yokluk ve mutlak butlan nedeniyle dava açtığını ------- ATM -------, borcun %50'si yapı kayıt belgesi, %50'si kat mülkiyet harcı olarak gösterildiğini, kat mülkiyetine geçiş sağlanmadığını, yapı kayıt belgesinin neye göre hesaplandığı açıklanmadığını, pay defterinin hiç tutulmadığını, keyfi borçlandırmalar yapıldığını, Yapı kayıt belgesi dışında başka işlem yapılmadığını. ------- yapı kayıt belgesi olmadan yapılan arsa alım başvuruları ve sonrasında yapılan satış işlemlerinin şaibeli olduğunu, Kooperatifin kat mülkiyeti/irtifakı için ----- hisselerini alma bahanesiyle borçlandırma yaptığını, bu geçişlerin yapılabilmesi için imar kanunu ve ruhsat gerektiğini, mevcut fiili durumun imar mevzuatına aykırı olduğu için geçişin teknik olarak mümkün olmadığını, Mimari proje yapılmadığını, arsa paylarının bilinçli olarak belirlenmediğini, bu durumun haksız menfaatlerin ortaya çıkmaması için bilinçli olarak sürdürüldüğünü, bilirkişi raporlarında usulsüz yapılar ve sebepsiz zenginleşme tespit edildiğini, Kat mülkiyeti için gerekli olan tam muvafakatname sağlanamadığını, bu nedenle sürecin ilerletilemediğini, projelerin kasten yapılmadığını, kat mülkiyetine geçildiği iddialarının gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.Mahkememizce ---- İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı İcra dosyasının incelenmesinde; davacı tarafça davalı aleyhinde 15.605,16 TL alacak bedelinin tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edildiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce kooperatifin takip tarihi itibariyle alacağının olup olmadığı, varsa miktarının hesaplanması için bilirkişi heyetinden rapor aldırılmış olup alınan rapordan özetle; 18.11.2018 tarihli Genel Kurul toplantısı Kooperatif tarafından usulüne uygun davet gerçekleştirildiği, usulüne uygun toplantı yapıldığı, kararlar yeterli nisap ile alındığı, kooperatif kanunu eşitlik ilkesi gereği tüm üyelerden bu bedellerin talep edildiği, değerlendirilmiş olup toplantıda alınan kararların K.K göre geçerli olduğu tespit edildiğini, davacı kooperatifçe ibraz edilen ve ayrıntıları yukarıda belirtilen muavin defter dökümleri üzerinden yapılan incelemede davalının dava tarihi itibariyle kooperatif nezdindeki hesaplarda 13.635TL borçlu olarak gözüktüğü, itiraza konu takibin asıl alacak 13.635TL üzerinden yapıldığı ve işlemiş faiz tutarının 6.522,39TL olarak hesaplandığı bu hesaplamanın küsürat farkı ile sağlamasının yapıldığı (toplamda 20.157,39) alacaklının talebinin ise dava dilekçesinde 15.605,16TL olarak görüldüğü, davacının davalıyı borçlandırdığı tapu harcı ve imar barışı hesaplama ve ortaklara payları oranında dağıtıldığına ilişkin muhasebe fişlerinin yukarıda görüldüğü üzere incelemeye sunulduğu, ilgili muhasebe fişlerinde metrekare açıklaması ile ortaklara dağıtımın yapıldığına ilişkin kayıtların bulunduğu, davacı kooperatifin muavin defterlerinde davalının borçlu gözüktüğü ve bu borç üzerinden takip yapıldığı kanaati oluştuğu yönünde rapor sunulduğu anlaşılmıştır. Tetkik edilen dosya kapsamı bütün olarak değerledirildiğinde;Dava, davacı kooperatifin genel kurul kararı gereğince ödenmediğini iddia ettiği alacaklarını davalıdan tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkememizce davacı kooperatifin davalıdan takip tarihi itibariyle alacağının bulunup bulunmadığı, varsa miktarının tespiti amacıyla bilirkişiden rapor alınmıştır.Dosya kapsamından, davanın kooperatif alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali talebine ilişkin olduğu, her ne kadar davalı aidatları ödediğini iddia etse de bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere 18.11.2018 tarihli Genel Kurul toplantısı için kooperatif tarafından usulüne uygun davet gerçekleştirildiği, usulüne uygun toplantı yapıldığı, kararlar yeterli nisap ile alındığı, kooperatif kanunu eşitlik ilkesi gereği tüm üyelerden bu bedellerin talep edildiği, davacının davalıyı borçlandırdığı tapu harcı ve imar barışı hesaplama ve ortaklara payları oranında dağıtıldığına ilişkin muhasebe fişleri ve kooperatif kayıtları üzerinde yapılan incelemede davalının dava tarihi itibariyle kooperatif nezdindeki hesaplarda 13.635 TL borçlu olarak gözüktüğü, söz konusu alacağa aylık %1,50 oranında faiz işletilebileceği, bu nedenle işlemiş faizin 1.970,16 TL olduğu, davacı kooperatifin yapılmış bulunan icra takibindeki itirazın 15.605,16 TL üzerinden iptali taleplerinde haklı olduğu, asıl alacağa takip tarihinden itibaren aylık %1.50 ve değişen oranlarda faiz işletilmesine karar vermek gerektiği anlaşılmış olup söz konusu alacak likit olmakla hüküm altına alınan miktarın % 20'si oranında inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KABULÜNE, Davalının ----.İcra Müdürlüğü'nün ------- Esas sayılı doyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile takibin 13.635,00 TL asıl alacak, 1.970,16 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 15.605,16 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yılık %18 (aylık %1,5) oranında faiz işletilmesine, Alacak likit olmakla hükmedilen miktarın % 20'si oranında 3.121,03 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Karar harcı olan 1.065,98 TL'nin dava açılırken peşin olarak yatırılan 427,60 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 638,38 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,Davacı tarafından yapılan 855,20 TL harç masrafının (peşin - başvuru) davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,Dava nedeniyle davacı tarafından yapılan 10.797,00 TL yargılama gideri masrafının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 15.605,16 TL vekalet ücreti alacağının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irat kaydına,Gider avansından sarf edilmeyen fazla yatan miktarın karar kesinleştiğinde IBAN/hesap numarası bildirilmesi halinde buraya, aksi halde ------- ile konutta ödemeli olarak taraflara İADESİNE,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.