İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 29/12/2025 YAZIM TARİHİ : 29/12/2025 Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/07/2025 tarih, 2024/... Esas, 2025/... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Dava hukuki niteliği itibarıyla "Konkordato" talebine ilişkindir. Davacı vekili tarafından, İİK'nun 286 maddesine göre konkardato talebinin içermesi gereken Konkordato Ön Projesi ile diğer tü…
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/2864 - 2025/2799 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/2864 KARAR NO : 2025/2799 KARAR TARİHİ : 29/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/07/2025 NUMARASI : 2024/... ESAS 2025/... KARAR DAVACI : ..... LİMİTED ŞİRKETİ - VEKİLLERİ : Av. Av. DAVALI : HASIMSIZ DAVANIN KONUSU : Konkordato (İflastan Sonra Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 309)) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 29/12/2025 YAZIM TARİHİ : 29/12/2025 Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/07/2025 tarih, 2024/... Esas, 2025/... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Dava hukuki niteliği itibarıyla "Konkordato" talebine ilişkindir. Davacı vekili tarafından, İİK'nun 286 maddesine göre konkardato talebinin içermesi gereken Konkordato Ön Projesi ile diğer tüm belgelerin eksiksiz olarak sunulduğunu, teklif edilen konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması halinde ise konkordato projesinin tasdikine karar verilmesini talep edilmiş, yargılama sırasında konkordatonun başarıya ulaşma ihtimalinin kalmaması (İİK'nunu 192/1-b) ve davacının komiser talimatlarına uymaması (İİK'nunu 292/1-c) nedeniyle kesin mühletin kaldırılarak, konkordato talebinin reddine ve davacı şirketin iflasına karar verilmiş, iş bu karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Konkordato, tacir yahut gerçek veya tüzel kişi bir borçlunun, borçlarını ödeme şekliyle ilgili yaptığı teklifin, kanunda öngörülen çoğunlukla alacaklılar tarafından kabul edilmesi ve yetkili mahkeme tarafından tasdik edilmesi sonucunda, borçlunun tüm adi borçlarını ödeyebileceği koşullar göz önüne alınarak, kararlaştırılan sürede ve/veya miktarda ödemesini mümkün kılan bir hukuki müessesedir. İİK'nın 302. maddesinde; projenin kabulü için gerekli çoğunluk gösterilmiştir. Buna göre, kaydedilmiş olan alacaklıların ve alacakların yarısını veya kaydedilmiş olan alacaklıları 1/4'ünü ve alacakların 2/3'ünü aşan bir çoğunluk tarafından kabul edilmesi gerekmektedir. Aynı kanunun 305. maddesi gereğince, konkordato projesinin tasdiki şartlarından bir tanesi de, projenin 302. maddede belirtilen çoğunlukla kabul edilmiş olmasıdır. İİK'nın 308. maddesinde ise; konkordatonun tasdik edilmemesi halinde mahkemenin konkordato talebinin reddine karar vereceği ve ayrıca borçlunun iflasa tabi şahıslardan olması ve doğrudan doğruya iflas sebeplerinden birinin bulunması halinde borçlunun iflasına karar verileceği belirtilmiştir. Mahkemece, davacının konkordatoya tabi toplam 981.562.841,53.TL borcu olduğu, konkordato projesinde borcunu konkordatonun tasdik edilmesinden sonra 12 eşit taksitte 3 ayda bir olmak üzere 36 ayda %24 faiz ile ödemeyi taahhüt ettiği, projeye göre kaynaklarının ise 2024-2029 projeksiyon dönemleri faaliyetinden elde edeceği 709.713.787,81.TL faaliyet karı, 480.000.000,00.TL tahsil olunacak alacaklar ve 100.000.000,00.TL taşınmaz satışından elde edilecek gelirler olduğu, ancak kesin mühlet içerisinde davacının tüm ihale sözleşmeleri Milli Savunma Bakanlığı tarafından fesih edildiğinden, şirket artık faaliyetlerini devam ettiremediğinden kaynaklardan en büyüğü olan faaliyet karına artık ulaşılamayacağı, ayrıca Milli Savunma Bakanlığı tarafından davacının tüm ihaleleri fesih edildikten sonra yaklaşık 100.000.000,00.TL olduğu tahmin edilen teminat mektuplarının paraya çevrilmesi sonucu davacının artık konkordato projesini gerçekleştirme ihtimali kalmadığı, davacı şirket, ihalelerin feshi ve teminat mektuplarının paraya çevrilmesinden sonra, komiserin tüm taleplerine rağmen şirketin son durumunu gösterir bilançoyu komisere sunmadığı gibi e-defterleri GİB sistemine yükleyerek beratları da almadığı, berat alınmadığı sürece muhasebe kayıtlarında her türlü değişiklik yapılabileceği, tüm bu nedenlerle, konkordatonun başarıya ulaşma ihtimalinin kalmaması (İİK'nunu 192/1-b) ve davacının komiser talimatlarına uymaması (İİK'nunu 292/1-c) nedeniyle kesin mühletin kaldırılarak, konkordato talebinin reddine ve davacı şirketin iflasına karar verildiği anlaşılmıştır. Bu karar karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna gelinirken; konkordato geçici ve kesin komiseri tarafından 24/02/2025, 25/02/2025 ve 02/07/2025 tarihlerinde mahkemeye sunulan tüm raporlar incelendiğinde; şirketin konkordato ön projesinde yer alan hedeflere büyük oranda ulaştığı, satış rakamlarının sağlandığı, borç riskinin azaldığı, aktifin pasifi karşıladığı ve borca batık olmadığının açıkça tespit edildiği, geçici mühlet boyunca borç/özsermaye oranı düştüğü, Findeks risk skoru 232 milyon TL azaldığı, ayrıca şirketin satış hedeflerine ulaşmış olduğu ve kaynak yaratma planının %70’inin gerçekleştiği komiser tarafından rapor edildiği ve bu verilerin İİK m.290 kapsamında projeyi uygulanabilir ve ayakta kalabilir nitelikte hale getirdiği, Milli Savunma Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen sözleşme fesihleri, konkordato süreciyle ilgili olmayan kamu idari kararları olup, şirketin kontrolü dışında bulunduğu, iflas kararına gerekçe olarak 100.000.000,00.TL civarında teminat mektubunun nakde çevrilmesini gösterildiği ancak bu paraların kimin tarafından, hangi tarihlerde, ne miktarda tahsil edildiğine ilişkin somut bir döküm, bilirkişi tespiti veya denetim sunulmadığı, bu durumda borç miktarının ne kadar arttığı veya gerçekten arttığı belirsiz olduğu, şirket aktifinde yer alan taşınmazların rayiç bedelleriyle ilgili değerleme güncellenmemiş, komiser tarafından net ekspertiz raporu alınmadığı, gayrimenkul değerlerinin mahkemece dikkate alınmadan sadece geçmiş bilançodaki nominal tutarlar esas alınarak değerlendirme yapılması şirketin gerçek mali kapasitesinin eksik tespitine sebep olduğu, alacaklılar toplantısı yapılmadan, alacaklıların konkordato projesine ilişkin iradesi alınmadan konkordatonun reddi ve iflasa karar verilmesi, usul hükümlerine açıkça aykırı olduğu, tüm bu nedenlerle kararın kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür. Konkordato; dürüst bir borçlunun, alacaklılarının belli bir çoğunluğu ile yaptığı ve ticaret mahkemesinin tasdiki ile hüküm ifade eden bir cebri anlaşma olup, bununla alacaklılar, borçluya karşı alacaklarının bir kısmından feragat ederler ve/veya borçluya borcunu ödeme konusunda belli bir süre verirler, borçlunun bu süre içinde, borcunun kabul edilen kısmını ödemekle borçlarının tamamından kurtulmasını sağlayan bir hukuki müessesedir. Konkordato, elinde olmayan nedenlerle, işleri iyi gitmeyen ve mâli durumu bozulmuş olan, dürüst borçluları korumak için kabul edilmiş bir müessesedir. Piyasa koşulları, ekonomik kriz, aslında kötüniyetli olmayan borçluları, borçlarını ödeyemeyecek duruma düşürebilir. Mâli durumu bozulmuş ve bu nedenle tüm borçlarını vadesinde ödeyemeyecek durumda olan borçlular eğer iflâsa tabi ise iflâsın eşiğinde bulunuyor demektir. Eğer iflâsa tabi değilseler, önce davranan alacaklılar alacaklarına tamamen kavuşabilirken, diğer borçlularına iyiniyetle daha fazla tolerans gösteren, daha fazla zaman tanıyan alacaklılar ise alacaklarını hiç ya da tamamen alamayacaklardır. 2004 sayılı İİK'nın 287. maddesinde borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimalinin "konkordatonun başarı şansı" kavramı altında ifade edildiğine yer verilmiştir. Başarı olasılığı kavramından anlaşılan husus, konkordato projesinin gerçekleşme şansına sahip görülmesidir. Bu sonuca, borçlunun durumu, malvarlığı gelirleri ve taahhütlerini yerine getirmesine engel olan nedenler gözetilerek, objektif verilere göre konkordato başarı olasılığı yargıç tarafından belirlenecektir.(Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku -Av. Sümer Altay, sayfa 112, 1. Cilt) 2004 Sayılı İİK'nın 286/1-a maddesinde borçlunun talebiyle birlikte borçlarını hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, bu kapsamda, alacaklıların alacaklarından hangi oranda vazgeçmiş olacaklarını, ödemelerin yapılması için borçlunun mevcut mallarını satıp satmayacağını, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için gerekli mali kaynağın sermaye artırımı veya kredi temini yoluyla yahut başka yöntem kullanılarak sağlanacağını gösteren ön proje ibraz etmesi gerektiği ifade edilmiştir. Bu şekilde borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için mali kaynağın nasıl sağlanacağı net bir şekilde açıklanmalı ki projenin başarıya ulaşıp ulaşmayacağı ve kayıtlarla uygun olup olmadığı değerlendirebilmelidir. Dolayısıyla 286/1-a maddesinde, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve ödemelerini yapabilmesi ifadesi ile konkordatonun amacının da bir anlamda ifade bulduğunun kabülü doğru olacaktır. Mali kaynağın nasıl edileceğine örnek olarak ortakların yeni sermaye getirmeleri, kişisel malvarlıklarını paraya çevirerek şirkete getirmeleri, sermaye artırımı yaparak yeni ortak almaları, işletmenin bir bankadan kredi bulması ilk akla gelenlerdir.(Selçuk Öztek/Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2019 s. 184-185) Bu nedenle ön proje, maddenin 1. fıkranın a bendinde sözü edilen bütün unsurları içermelidir. Somut olayda, davacının konkordato projesinin temeli yine davacının elde edeceği ihalelerden sağlayacağı karlılık oranına dayanmaktadır. Konkordato komiseri raporları, konkordato projesi, şirketin borçları, mevcut faaliyetleri ve gelir durumu, tahsilat yapılarak elde edilecek olan alacaklar toplamı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar davacı tarafça mahkemenin eksik inceleme ve değerlendirme ile karar aldığı ileri sürülmüş ise de; konkordato geçici komiser tarafından sunulan 02/07/2025 havale tarihli raporda; "...rayiç değer bilançosuna göre şirketin borca batık olmadığı, şirketin aktifi rayiç değer bilançosuna göre borcunu karşılayabildiği ve 82.537.152,92.TL aktif fazlasının olduğu, ancak burada bankaların kredi faizleri ile ihalelerin feshi nedeniyle oluşan teminat mektuplarından doğan banka borçlarının dikkate alınamadığı, ilgili bölümlerde bahsedildiği gibi Askeri birliklerin sözleşmeleri süresinden önce feshedip teminat mektuplarını tahsil etmesinden dolayı şirketin zor duruma girerek faaliyete devam edemediği, Askeri birliklerden hakediş alacaklarının olduğu, ancak bunların şirkete ödenmemesi ve teminat mektuplarının paraya çevrilmesi nedeniyle davalar açıldığı, ihalelerin feshi nedeniyle şirketin faaliyetinin olmadığı, şirketin hiçbir gelirinin olmadığının tespit edildiği..." hususlarının yer aldığı, 2004 sayılı İİK'nın 287. maddesinde borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimalinin "konkordatonun başarı şansı" kavramına bağlandığı ve istinaf incelemesinde davacı tarafça dikkat edilmesi istenen tüm hususlar öncesinde kanunun hem lafzında hem de ruhunda yer alan bu "konkordatonun başarı şansı" kavramının ilk olarak irdelenmesinin elzem olduğu, davacının tüm ihale sözleşmeleri Milli Savunma Bakanlığı tarafından fesih edildiğinden, şirket artık faaliyetlerini devam ettiremediğinden kaynaklardan en büyüğü olan faaliyet karına artık ulaşılamayacağı, ayrıca Milli Savunma Bakanlığı tarafından davacının tüm ihaleleri fesih edildikten sonra yaklaşık 100.000.000,00.TL olduğu tahmin edilen teminat mektuplarının paraya çevrilmesi sonucu ile davacının konkordato teklifinin başarı kabiliyeti ve olasılığının bulunmadığı (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 20.10.2025 tarih ve 2025/... K. Sayılı ilamı da aynı yöndedir), bu haliyle ilk derece mahkemesince davanın reddi ile son konkordato komiseri raporundaki tespitler doğrultusunda borca batık durumda olan davacı hakkında iflas kararı verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmakla istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı vekilinin ilk derece mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL maktu istinaf karar harcının başlangıçta yatırıldığından davacıdan yeninden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 5-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce taraf vekillerine TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, dava değeri göz önüne alınarak 7036 sayılı Kanun'un 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 29/12/2025 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır