Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/4702 E. , 2024/5599 K. T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2021/4702 Karar No : 2024/5599 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Belediye Başkanlığı - ... VEKİLİ : Av. ... 2- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... - Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :…
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/4702 E. , 2024/5599 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2021/4702 Karar No : 2024/5599 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Belediye Başkanlığı - ... VEKİLİ : Av. ... 2- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... - Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Antalya ili, Aksu ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... sayılı parseli kapsayan alanda yapılan parselasyonun kabulüne ilişkin ... tarihli, ... sayılı Aksu Belediye Encümen kararı ile parselasyonun dayanağı olan Antalya Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarihli, ... sayılı kararı ile onaylanan 1/5.000 ölçekli nazım imar planının ve aynı büyükşehir belediye meclisinin ... tarihli, ... sayılı kararıyla değiştirilerek onaylanan 1/1.000 ölçekli uygulama imar planının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararda; dosyanın ve yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporun birlikte değerlendirilmesinden, bilirkişi raporunda herhangi bir bilgi belgeye dayandırılmadığından dava konusu parselasyonda 2981 sayılı Yasanın Ek-1 maddesi yönünden hukuka uygunluk bulunmadığı belirtilmişse de, 2981 sayılı Yasanın 3290 sayılı Yasa ile değişik Ek-1 maddesine göre, imar planı olan yerlerde 9/5/1985 tarih ve 3194 sayılı İmar Yasasının 18. maddesi gereğince arsa ve arazi düzenlemelerinde binalı veya binasız arsa ve arazilere bu kanundan önce özel parselasyona dayalı veya hisse karşılığı satın alınan yerler dikkate alınarak müstakil, hisseli parselleri veya üzeride yapılacak binaların daire miktarları göz önünde bulundurularak kat mülkiyeti esasına göre arsa paylarını sahipleri adına re'sen tescil ettirmeye valilik veya belediyelerin yetkili olduğunun kurala bağlandığı, dava dosyasında yer alan 08/03/1972 kayıt tarihli tapu kütüğü sayfasında uyuşmazlık konusu taşınmazın tarlalı sekiz kargir ev hisseli tapu kaydının ilk tapulamayla yapıldığının belirtildiği görüldüğünden, alanda 2981 sayılı Yasanın Ek-1 maddesinin uygulama koşullarının mevcut olduğunun anlaşıldığı, bu bakımdan dava konusu parselasyonda hukuka aykırılık bulunmadığı, parselasyonun dayanağı imar planlarının da planların kademeli birlikteliği ilkesine uygun olduğu ve kullanım kararlarında şehircilik ilkeleri ile planlama esaslarına aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından; temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır. Aksu Belediye Başkanlığı tarafından; savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Antalya ili, Aksu ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... sayılı parseli kapsayan alanda 3194 sayılı İmar Yasasının 18.maddesi ile 2981 sayılı Yasanın Ek-1 maddesi uyarınca hazırlanan parselasyonun kabulüne ilişkin ...tarihli, ... sayılı Aksu Belediye Encümen kararı ile parselasyonun dayanağı olan Antalya Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarihli, ... sayılı kararı ile onaylanan 1/5.000 ölçekli nazım imar planının ve aynı büyükşehir belediye meclisinin ...tarihli, ... sayılı kararıyla değiştirilerek onaylanan 1/1.000 ölçekli uygulama imar planının iptali istenilmiştir. İLGİLİ MEVZUAT: 3194 sayılı İmar Yasasının işlem tarihinde yürürlükte olan hâliyle "Arazi ve arsa düzenlemesi" başlıklı 18.maddesinin 1.fıkrasında; "İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakati aranmaksızın birbirleri ile yol fazlaları ile kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescil işlemlerini yaptırmaya Belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler Valilikçe kullanılır." hükmüne yer verilmiştir. 2981 sayılı Yasanın Ek 1. maddesinde ise; “İmar planı olan yerlerde, 09/05/1985 tarih ve 3194 sayılı İmar Kanununun 18 inci maddesi gereğince arsa ve arazi düzenlemelerinde, binalı veya binasız arsa ve arazilere bu Kanundan önce özel parselasyona dayalı veya hisse karşılığı satın alınan yerler dikkate alınarak müstakil, hisseli parselleri veya üzerinde yapılacak binaların daire miktarları gözönünde bulundurularak kat mülkiyeti esasına göre arsa paylarını sahipleri adlarına resen tecsil ettirmeye valilik veya belediyeler yetkilidir.” hükmü yer almıştır. 3194 sayılı İmar Kanununun "Tanımlar" başlıklı 5. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde; "Nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plandır. Uygulama İmar Planı; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plandır." hükmüne yer verilmiştir. Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 24. maddesinin 2. fıkrasında: "Nazım imar planları üzerinde gösterilen sosyal ve teknik altyapı alanlarının konum ile büyüklükleri, toplam standartların altına düşülmemek, nazım imar planının ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü ve genel işleyişini bozmamak ve hizmet etki alanı içinde kalmak şartı ile ilgili kurum ve kuruluşların görüşü dikkate alınarak uygulama imar planlarında değiştirilebilir.", aynı maddenin 3 fıkrasında da: "Uygulama imar planlarında, bölgenin ihtiyacına yönelik çocuk bahçesi, yeşil alan, otopark, cep otoparkı, yol boyu otopark, durak cebi, aile sağlık merkezi, mescit, karakol, muhtarlık, trafo gibi sosyal ve teknik altyapı alanlarını artırıcı küçük alan gerektiren fonksiyonlar ayrılabilir ve bu fonksiyonların konulması nazım imar planına aykırılık teşkil etmez." düzenlemeleri yer almıştır. İmar planları, çeşitli kentsel işlevler arasında var olan ya da sağlanabilecek olanaklar ölçüsünde en iyi çözüm yollarını bulmak, belde halkına iyi yaşama düzeni ve koşulları sağlamak amacıyla, kentin kendine özgü yaşayış biçimi ve karakteri, nüfus, alan, ulaşım, hizmet ve yapı ilişkileri, yörenin gerek çevresiyle ve gerek çeşitli alanları arasında olan bağlantılar gözönüne alınarak hazırlanır. Yukarıda yer alan hükümlere göre, alt ölçekli uygulama imar planında, üst ölçekli nazım imar planı üzerinde gösterilen teknik ve sosyal alt yapı alanlarının konum ile büyüklük standartlarının altına düşmemek ve sosyal donatı dengesi, plan ana kararları, sürekliliği, bütünlüğü korunarak, bilimsel, nesnel ve teknik gerekçelere dayanarak kamu yararının zorunlu kılması halinde değişiklikler yapılabileceği, bu kapsamda plan kararlarının birbirine uygun olmasının zorunlu olduğu anlaşılmaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı açıklama raporunda, imar planına esas jeolojik-jeoteknik etüt raporuna ilişkin olarak herhangi bir bilgi ve belgeye yer verilmediği, dosya kapsamında rastlanılmayan söz konusu bilgi belgelere davalı idare savunma ve dilekçelerinde de değinilmediği görülmekte olup uyuşmazlık konusu planlama alanında yer alan ve davacıya ait parseli çevreleyen Soğucaksu Deresi ve kolları da göz önünde bulundurulduğunda planlama alanına yönelik zemin etütleri yapılarak kullanım kararlarının ve yapılaşma koşullarının belirtilen raporların dikkate alınmak suretiyle belirlenmesi zorunluluğunun bulunduğu kuşkusuzdur. Öte yandan, uyuşmazlıkta dava konusu 1/1.000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinde öngörülen ve devamlılığı olan 10 metrelik taşıt yolunun üst 1/5.000 ölçekli nazım imar planında düzenlenmediği görülmektedir. Danıştay Altıncı Dairesinin yerleşik içtihatlarına göre, taşıt yolu olan 10 metre ve üzerindeki en kesitli yolların ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümünü gösterecek olan 1/5000 ölçekli nazım imar planında yer alması gerekmekte olup dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planında öngörülen 10 metre en kesitli taşıt yollarının 1/5000 ölçekli nazım imar planında gösterilmemesi, uygulama imar planını nazım imar planına aykırı hale getirmektedir. Bu itibarla, dava konusu imar planlarının imar planına esas jeolojik-jeoteknik etüt raporu düzenlenerek yapılması gerektiği yönüyle hukuka uygunluğundan söz edilemeyeceği, ayrıca 10 metrelik taşıt yolları bakımından 1/1000 ölçekli uygulama imar planında hukuka uygunluk bulunmadığı anlaşıldığından uyuşmazlık konusu imar planlarının iptaline karar verilmesi gerektiği, dayanağı imar planlarının iptali gerektiğinden dava konusu parselasyonda da hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır. Diğer taraftan, bilirkişi raporunda ayrıntılı olarak belirtildiği üzere parselasyon sahasının 2981 sayılı Yasanın Ek-1 maddesinde belirtilen koşulları taşımadığı açık olup uyuşmazlık konusu taşınmazın tapu kaydında hisseli satış yapıldığına yönelik kayıt bulunması tek başına Ek-1 koşullarının bulunduğu anlamına gelmemektedir. Bu durumda, dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmesi gerektiğinden davanın reddin ilişkin Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf isteminin reddi yolunda verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 17/10/2024 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.