2. Ceza Dairesi 2016/2650 E. , 2018/8050 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Müştekinin 22.04.2014 tarihli temyiz dilekçesinin kapsamına göre, sanık ... hakkında kurulan hükümleri temyiz ettiği belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında mala zarar verme suçundan dava açılmadığı halde hüküm kurulması yönünden kanun yararına bozma yoluna gidilmesi mümkün g…
**2. Ceza Dairesi 2016/2650 E. , 2018/8050 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Müştekinin 22.04.2014 tarihli temyiz dilekçesinin kapsamına göre, sanık ... hakkında kurulan hükümleri temyiz ettiği belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında mala zarar verme suçundan dava açılmadığı halde hüküm kurulması yönünden kanun yararına bozma yoluna gidilmesi mümkün görülmüştür. I-Müşteki ...’un temyiz isteminin incelenmesinde; Kovuşturma evresinde yöntemine uygun biçimde davetiye tebliğ olunmak suretiyle duruşmadan haberdar edilmesine karşın, 5271 sayılı CMK'nın 238. maddesi uyarınca davaya katılma isteminde bulunmayan şikayetçinin hükmü temyiz yetkisi bulunmadığından şikayetçinin temyiz talebinin 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE, II-Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; 14.04.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Yasanın 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3000 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükmünün temyizi mümkün olmadığından sanığın temyiz isteğinin 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE, III-Sanık ... hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarına gelince; 1-Sanığın 10.07.2012 tarihli celsede kilidi kırarak içeriden kuşları çaldığını ikrar etmesi karşısında, sanığın eyleminin hırsızlık suçunu oluşturacağı ve sanık hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulduğu ancak suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan açılan davanın hırsızlık suçuna dönüşmeyeceği dikkate alınarak hırsızlık suçundan dolayı suç duyurusunda bulunulup, Cumhuriyet savcılığı tarafından kamu davası açılması halinde her iki dava birleştirilerek sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-5271 sayılı CMK'nın 225/1. maddesine göre, hükmün ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil hakkında kurulabileceğinin düzenlenmesi karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu, iddianamede dava konusu yapılan fiilin bir başka olaya dayalı olmadan bağımsız olarak açıklanıp belirtilmesinin gerektiği, aksine uygulamanın hangi eylemden dolayı dava açıldığı ve hangi iddiaya karşı savunma yapılacağı hususunda karışıklığa neden olacağı, bu itibarla sanık hakkında iddianame içeriğine göre konut dokunulmazlığını bozma suçundan dolayı açılmış bir dava bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi, 3-Kabule göre de; a-Görgü tespit tutanağında, söz konusu yerin iki katlı bina olup, mesken olarak kullanılmadığının tespit edilmesi, müşteki beyanında söz konusu evi kullanmadığını, boş olduğunu, burada kuş beslediğini belirtmesi karşısında müştekiye ait evin boş, içinde eşya bulunmayan, konut olarak kullanılmadığı gözetilmeden, unsurları itibari ile oluşmayan konut dokunulmazlığını bozma suçundan sanığın beraati yerine, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, b-Sanığın adli sicil kaydında yer alan ilamlarının infazının üzerinden 3 yıl geçtiğinin anlaşılması nedeniyle TCK'nın 58/1. maddesi uyarınca tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın da tekerrüre esas başka sabıkasının da olmaması karşısında sanık hakkında yazılı şekilde TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepden dolayı BOZULMASINA, 26/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.