1. Hukuk Dairesi 2013/4739 E. , 2014/1154 K. * MURİS MUVAZAASI * MİRASÇIDAN MAL KAÇIRMA İRADESİNİN BULUNMAMASI * SEMENİN PARA OLMAMASI * TÜRK MEDENİ KANUNU (TMK) (4721) Madde 706 * BORÇLAR KANUNU(MÜLGA) (818) Madde 213 * TÜRK BORÇLAR KANUNU (6098) Madde 237 "" Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde duruşma istemli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü…
**1. Hukuk Dairesi 2013/4739 E. , 2014/1154 K.** * MURİS MUVAZAASI * MİRASÇIDAN MAL KAÇIRMA İRADESİNİN BULUNMAMASI * SEMENİN PARA OLMAMASI * TÜRK MEDENİ KANUNU (TMK) (4721) Madde 706 * BORÇLAR KANUNU(MÜLGA) (818) Madde 213 * TÜRK BORÇLAR KANUNU (6098) Madde 237 **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde duruşma istemli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 28.01.2014 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat S. K. ile temyiz edilenler vekili Avukat E.U.geldiler duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi..... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; miras bırakan M.F.Ö.’un 2004 yılında öldüğü, davacıların torunları davalının da gelini olduğu, çekişme konusu 7 parsel sayılı taşınmazı 29.11.1988 tarihli akitle gelini davalıya satış suretiyle temlik ettiği anlaşılmaktadır. Davacılar, anılan temlikin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmışlardır. Bilindiği üzere, uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nispi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada mirasbırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l.4.1974 tarihli, 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu'nun 706., Borçlar Kanunu'nun 213. (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 237.) ve Tapu Kanunu'nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.