11. Ceza Dairesi 2024/29 E. , 2024/10826 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/412 Değişik İş SUÇ : Sahte fatura düzenleme İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Konya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.04.2023 tarihli ve 2022/344 Esas, 2023/291 Karar sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Konya 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.05.2023 tarihli ve 2023/412 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayı
**11. Ceza Dairesi 2024/29 E. , 2024/10826 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/412 Değişik İş SUÇ : Sahte fatura düzenleme İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Konya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.04.2023 tarihli ve 2022/344 Esas, 2023/291 Karar sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Konya 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.05.2023 tarihli ve 2023/412 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 26.05.2023’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 04.12.2023 tarihli ve 2023/18849 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.12.2023 tarihli ve KYB-2023/131465 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.12.2023 tarihli ve KYB-2023/131465 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na muhalafet suçundan sanık ...'nün, anılan Kanun'un 359/b-1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43/1 ve 62/1. (2'şer kez) maddeleri uyarınca 2 kez 3 yıl 1 ay 15 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair Konya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/03/2020 tarihli ve 2019/809 esas, 2020/156 sayılı kararının, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 07/10/2020 tarihli ve 2020/1592 esas, 2020/2107 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleşmesini müteakip, Konya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 15/04/2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi Ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 4, 5 ve 6. maddeleri ile 213 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik nedeniyle uyarlama yapılması talebinde bulunulması üzerine, duruşma açılarak yapılan uyarlama yargılaması sonunda sanığın anılan suçtan 213 sayılı Kanun'un 359/b ve 5237 Kanun'un 43/1. (iki kez) maddeleri gereğince 4 yıl 8 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Konya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/04/2023 tarihli ve 2022/344 esas, 2023/291 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair mercii Konya 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 26/05/2023 tarihli ve 2023/412 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Dosya kapsamına göre, 1- Sanık hakkında, Konya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/03/2020 tarihli kararı ile 213 sayılı Kanun'un 359/b maddesi uyarınca verilen mahkûmiyet hükmünün kesinleşmesini müteakip, anılan Kanun'un ilgili suç maddesine yönelik, 7394 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemeler uyarınca yapılan uyarlama talebi üzerine duruşma açılarak yapılan uyarlama yargılaması neticesinde, sanığın 2012 ve 2013 takvim yılları içerisinde sahte belge düzenlemek suretiyle 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçunu işlediğinden bahisle tayin olunan 3 yıl hapis cezasından, sanığın suçu aynı takvim yılı içerisinde değişik zamanlarda işlemesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi gereğince 1/4 oranında artırım yapılarak 3 yıl 9 ay hapis cezası belirlenmesini müteakip, sanığın farklı takvim yılları içerisinde birden çok kez yüklenen suçu işlediği gerekçesiyle 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca tekrar 1/4 oranında artırım yapılması suretiyle sonuç olarak iki kez zincirleme suç hükümleri uygulanarak 4 yıl 8 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmış ise de, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359 uncu maddesinin (a) fıkrasına 7394 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile son fıkrasından önce gelmek üzere eklenen fıkralarda, “Bu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının; soruşturma evresinde ödenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödenmesi halinde ise verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranında indirilir. Yukarıdaki fıkralarda belirtilen ceza indiriminden faydalanabilmek için vergi mahkemesinde dava açılmaması, açılmışsa feragat edilmesi, kanun yollarına başvurulmaması veya başvurulmuşsa vazgeçilmesi şarttır. Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, Somut olayda, 2012 ve 2013 takvim yılları içerisinde ve her takvim yılı içerisinde değişik zamanlarda birden çok kez sahte belge düzenlediği anlaşılan sanık hakkında, temel cezanın belirlenmesini takiben, 7394 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile 213 sayılı Kanun'un 359. maddesine eklenen fıkra uyarınca 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında bir kez artırım yapılması gerektiği, bu kapsamda suçun birden fazla takvim yılında ve her takvim yılı içerisinde birden çok kez işlenmesi halinin temel cezanın tayininde yahut zincirleme suç hükümlerinin tatbikinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilebileceği ve ancak teşdid sebebi yapılabileceği gözetilmeksizin, sanık hakkında iki kez zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle fazla ceza tayin edildiği gözetilmeden, 2- Sanığın yüklenen suçtan mahkûmiyetine ilişkin Konya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/03/2020 tarihli kararında sanığa verilen cezadan, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapıldığı halde, anılan Mahkemenin 25/04/2023 tarihli uyarlama kararında bu kez sanığın kişiliği, suç işleme eğilimi ve fiilden sonraki davranışları göz önünde bulundurularak hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesinin uygulanmadığı gözetilmeden, İtirazın bu yönlerden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun uyarınca yapılan uyarlama yargılaması neticesinde, Konya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.04.2023 tarihli ve 2022/344 Esas, 2023/291 Karar sayılı dosyası kapsamında verilen hükme karşı, katılan kurum vekilinin yalnızca vekalet ücreti yönüyle itirazda bulunduğu ve merci Konya 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.05.2023 tarihli ve 2023/412 Değişik İş sayılı kararı ile de vekalet ücretine hasren inceleme yapıldığının dosya kapsamından belirlenmesi karşısında, zincirleme suç ve takdiri indirim hususlarına ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden merci kararının kanun yararına bozma konusu yapılamayacağı anlaşılmakla; kanun yararına bozma isteminin reddine, Konya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.04.2023 tarihli ve 2022/344 Esas, 2023/291 Karar sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin gereğinin Adalet bakanlığınca takdir ve ifasına karar vermek gerekmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, 2. Konya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.04.2023 tarihli ve 2022/344 Esas, 2023/291 Karar sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin gereğinin Adalet bakanlığınca takdir ve ifasına, Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.09.2024 tarihinde karar verildi.