Başvuru, uyuşmazlığın esasına etkili iddiaların ilgili ve yeterli gerekçeyle karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının, ortaklığın giderilmesi davasına konu evin satışına ilişkin işlemlerin usulsüz olması ve ihalenin feshi davasının reddedilmesi sebebiyle ihale bedelinin %10'u oranında cezaya hükmedilmesi nedenleriyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; uyuşmazlığın esasına etkili iddiaların ilgili ve yeterli gerekçeyle karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının, ortaklığın giderilmesi davasına konu evin satışına ilişkin işlemlerin usulsüz olması ve ihalenin feshi davasının reddedilmesi sebebiyle ihale bedelinin %10'u oranında cezaya hükmedilmesi nedenleriyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 17/1/2019 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu 1973 doğumlu olup Kocaeli'de ikamet etmektedir. Başvurucunun da müşterek maliki olduğu taşınmaz için Karamürsel Sulh Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme) ortaklığın giderilmesi davası açılmıştır. Mahkemece taşınmazın satışı suretiyle ortaklığın giderilmesi kararı verilmiş, Mahkemenin yazı işleri müdürü satış işlemlerini gerçekleştirmek üzere satış memuru olarak tayin edilmiştir. Satış memurunca kıymet takdiri yaptırılmıştır. Taşınmaz için 805,61 TL değer öngören kıymet takdir raporu taraflara tebliğ edilmiştir. Taraflarca rapora itiraz edilmemiştir. Satış memurunca 18/4/2014 tarihinde satış kararı alınmış ve açık artırma ilanı yapılmıştır. Kararda satışın adliye divanhanesinde, ilan panosunda ve Kocaeli genelinde yayımlanan bir gazetede ilan edilmesine karar verilmiştir. Satış kararında belirtilen araçlarla ilan yapılmış, bunun yanında kararda yer almadığı hâlde satış belediyede de ilan ettirilmiştir. Taşınmazın üzerinde Sınırlı Sorumlu Karamürsel Esnaf ve Sanatkarları Kefalet Kooperatifi (Kooperatif) lehine ipotek mevcuttur. Satış ilanı ve kıymet takdir raporu Kooperatife gönderilmemiştir. İhale ilanda belirtildiği şekliyle 2/6/2014 tarihinde saat 00'da yapılmıştır. İhaleye elektronik ortamda teklif sunan olmamıştır. İhale sonucunda taşınmaz açık artırmada sunulan en yüksek teklif olan 000 TL'ye H.B.ye satılmıştır. Başvurucu 10/6/2014 tarihinde ihalenin feshi istemiyle Mahkemede dava açmıştır. Dava dilekçesinde, kıymet takdir raporunun ve satış ilanının kanun gereği tüm ilgililere tebliğ edilmesi gerektiği hâlde taşınmaz üzerine lehine ipotek bulunan Kooperatife tebligat yapılmamasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür. Başvurucuya göre Kooperatife tebliğ yapılması hâlinde Kooperatifin daha yüksek pey sürmesi olasılık dâhilindedir. Dilekçede; rüçhanlı alacaklının bulunması hâlinde taşınmazın muhammen bedelin %50'siyle birlikte rüçhanlı alacaklar ile paraya çevirme masraflarının toplamından fazla bir bedelle satılması gerektiği, somut olayda bu şartın yerine getirilip getirilmediğinin anlaşılamadığı ifade edilmiştir. Dilekçede ayrıca Belediye tarafından düzenlenen tutanakta ilanın belediye ilan panosuna asıldığına dair ibarenin yer almadığı, belediyedeki ilanın 13 gün sürdüğü oysa satış tarihinden bir ay öncesinde ilanın yapılmış olması gerektiği, bu sebeple ilanın usulsüz olduğu belirtilmiştir. Mahkeme 9/9/2014 tarihli kararla davayı reddetmiştir. Kararın gerekçesinde; satış memurluğunca yapılan kıymet takdirine bir itirazın bulunmadığı, satış yapılması esnasında ihalede herhangi bir usulsüzlüğün mevcut olmadığı belirtilmiştir. Kararda, başvurucunun beklediği alıcının ihaleye katılmamasının ihalenin feshi sebebi oluşturmadığı ifade edilmiştir. Gerekçeli kararda ayrıca haksız yere ihalenin feshi davası açması sebebiyle 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun maddesinin ikinci fıkrası uyarınca başvurucu aleyhine ihale bedelinin %10'u oranında para cezasına hükmedilmiştir. Mahkeme kararı Yargıtay Hukuk Dairesinin (Daire) 26/3/2015 tarihli kararıyla bozulmuştur. Kararın gerekçesinde, kısa kararda para cezasına ilişkin bir hüküm fıkrası olmadığı hâlde gerekçeli kararda başvurucu aleyhine para cezasına hükmedilmesi nedeniyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluştuğu belirtilmiştir. Daire ayrıca sadece alıcının değil tüm hissedarların davalı taraf olarak gösterilmesi gerektiğini ifade etmiştir. Bozma kararına uyan Mahkeme 1/12/2015 tarihli kararıyla bu sefer davayı kabul etmiş ve ihaleyi feshetmiştir. Kararın gerekçesinde ilk yargılamada verilen karardan ve Daire kararından söz edildikten sonra Dairenin bozma kararına uyularak davanın kabulüne karar verildiği belirtilmiştir. Ancak ihalenin feshine karar verilmesinin gerekçeleri kararda açıklanmamıştır. Daire 17/1/2017 tarihli kararıyla, ihalenin feshi sebeplerinin oluşup oluşmadığı tartışılmadan karar verildiği gerekçesiyle mahkeme kararını yine bozmuştur. Bozma kararına uyan Mahkeme 12/9/2017 tarihli duruşmada davanın reddine ve başvurucu aleyhine 2004 sayılı Kanun'un maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ihale bedelinin %10'u oranında para cezası uygulanmasına hükmetmiştir. Kararın gerekçesinde, her ne kadar kıymet takdir raporunun ve satış ilanının ipotek alacaklısına -Kooperatife- ilgili sıfatıyla tebliğ edilmesi gerekse de ihalenin feshini isteyen başvurucunun, kendisi dışındaki diğer ilgililere satış ilanının tebliğ edilmediği gerekçesiyle ihalenin feshini istemesinin mümkün olmadığı ifade edilmiştir. Kararda, ihale bedelinin 2004 sayılı Kanun'un maddesi uyarınca belirtilen, gayrimenkulün tahmin edilen kıymetinin %50'sini bulduğu, paraya çevirme ve paylaştırma masraflarını da karşıladığı belirtilmiştir. Kararda başvurucunun ihalenin şekline ilişkin itirazlarına yönelik olarak da değerlendirme yapılmıştır. Mahkemeye göre 2004 sayılı Kanun'un maddesi uyarınca ilanın şeklini icra müdürü/satış memuru tayin eder. Satış kararı incelendiğinde satış memurunun satış ilanının ilan panosunda, adliye divanhanesinde ve gazetede yayımlattırılmasına karar verdiği anlaşılmaktadır. Satış kararında ilanın belediye aracılığıyla yapılacağına ilişkin bir hüküm yoktur. Buna rağmen zorunlu olmadığı hâlde belediyede de yapılan ilanın usulsüz olduğundan bahisle ihalenin feshi istenemez. Mahkeme ayrıca somut olayda elektronik ortamda bir teklifin verilmediğinin açık olduğunu, bu nedenle 2004 sayılı Kanun'un maddesindeki elektronik tebligatla ilgili hükümlerin uygulanmayacağı açıklamıştır. Mahkeme son olarak satışın ulusal bir gazetede mi yoksa yerel bir gazetede mi ilan edileceğinin takdirinin satış memuruna ait olduğunu, olayın mahiyeti gözetildiğinde ilanın Kocaeli'de yayın yapan bir gazetede yapılmasının yeterli görüldüğünü ifade etmiştir. Mahkeme tüm bu sebeplerle başvurucunun talebinin reddi gerektiği kanaatine vardığını belirtmiştir. Mahkeme kararı Dairenin 7/6/2018 tarihli kararıyla onanmıştır. Karar düzeltme istemi de Dairenin 4/12/2018 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Nihai karar 9/1/2018 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 17/1/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 2004 sayılı Kanun'un "Artırma hazırlık tedbirleri" kenar başlıklı maddesi şöyledir: "Satış açık artırma ile yapılır. Birinci ve ikinci artırmanın yapılacağı yer, gün ve saat daha önceden ilân edilir.İlanın şekli, artırmanın tarzı, yer ve günü ve gazete ile yapılıp yapılmıyacağı icra memurluğunca alakadarların menfaatlerine en muvafık geleni nazarı dikkate alınarak tayin olunur. İlânın yurt düzeyinde yayımlanan bir gazete ile yapılmasına karar verilmesi hâlinde bu ilân satış talebi tarihinde tirajı ellibinin (000) üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan gazetelerden biriyle yapılır.Gazete ile yapılacak ilanlara satış şartnamesi eklentisiyle geçirilmeyip, satılacak şeyin cinsi, mahiyeti, önemli vasıfları, muhammen kıymeti, bulunduğu yer ve ikinci artırmanın gün ve saati, satış şartnamesinin vesair bilginin nereden ve ne suretle öğrenilebileceği, talep halinde ve ilanda gösterilen masrafı verilmek şartiyle şartnamenin bir örneğinin gönderilebileceği hususları yazılmakla iktifa olunur. İcra dairesince yapılması zaruri ilanlar dışında, taraflar şartnamenin tamamını, masrafı kendilerine ait olmak üzere, diledikleri vasıtalarla ilan edebilirler. Ancak hususi mahiyetteki bu ilan resmi muameleye tesir etmez. Satış ilanı elektronik ortamda da yapılır.Açık artırmaya elektronik ortamda teklif verme yoluyla başlanır. Elektronik ortamda teklif verme, birinci ihale tarihinden on gün önce başlar, ihalenin tamamlanacağı günden önceki gün sonunda sona erer; ikinci ihalede ise elektronik ortamda teklif verme birinci ihaleden sonraki beşinci gün başlar, en az on gün sonrası için belirlenecek ikinci ihalenin tamamlanacağı günden önceki gün sonunda sona erer. Elektronik ortamda verilecek teklifler haczedilen malın tahmin edilen kıymetinin yüzde ellisinden az olamaz; teklif vermeden önce, haczedilen malın tahmin edilen kıymetinin yüzde yirmisi nispetinde teminat gösterilmesi zorunludur.Satışa çıkarılan taşınır üzerinde hakkı olan alacaklının alacağı yukarıdaki fıkrada yazılı oranda ise artırmaya iştiraki halinde ayrıca pey akçesi ve teminat aranmaz" 2004 sayılı Kanun'un "İhale" kenar başlıklı maddesinin birinci fıkrası şöyledir: "Birinci ve ikinci ihale icra memuru tarafından, ilanda belirlenen yer, gün ve saatte, elektronik ortamda verilen en yüksek teklif üzerinden başlatılır. Taşınmaz üç defa bağırıldıktan sonra, elektronik ortamda verilen en yüksek teklif de değerlendirilerek, en çok artırana ihale edilir. Şu kadar ki, artırma bedelinin malın tahmin edilen bedelinin yüzde ellisini bulması ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan diğer alacaklar o malla temin edilmişse bu suretle rüçhanı olan alacakların mecmuundan fazla olması ve bundan başka paraya çevirme ve paraların paylaştırılması masraflarını aşması gerekir." 2004 sayılı Kanun'un "İhalenin neticesi ve feshi" kenar başlıklı maddesinin ikinci fıkrası şöyledir: "İhalenin feshini, Borçlar Kanununun 226 ncı maddesinde yazılı sebepler de dahil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler yurt içinde bir adres göstermek koşuluyla icra mahkemesinden şikayet yolu ile ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde isteyebilirler. İlgililerin ihale yapıldığı ana kadar cereyan eden muamelelerdeki yolsuzluklara en geç ihale günü ıttıla peyda ettiği kabul edilir. İhalenin feshi talebi üzerine tetkik icra mahkemesi talep tarihinden itibaren yirmi gün içinde duruşma yapar ve taraflar gelmeseler bile icap eden kararı verir. Talebin reddine karar verilmesi halinde icra mahkemesi davacıyı feshi istenilen ihale bedelinin yüzde onu oranında para cezasına mahküm eder. Ancak işin esasına girilmemesi nedeniyle talebin reddi hâlinde para cezasına hükmolunamaz."