T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/2884 KARAR NO : 2026/907 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili şirket arasında imza altına alınan ... nolu Elektrik Abonelik Sözleşmesinden kay…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/2884 KARAR NO : 2026/907 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili şirket arasında imza altına alınan ... nolu Elektrik Abonelik Sözleşmesinden kaynaklanan 1 adet cayma bedeline ilişkin fatura bedelinin ödenmemesi sebebiyle, ... Esas sayılı dosyası ile İstanbul Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesinde icra takibine geçildiğini, davalının, herhangi bir borcu bulunmadığı gerekçesi ile borca itiraz ettiğini, yapılan itiraz ile icra takibinin durduğunu, davalının itirazlarının ve iddialarının hukuki mesnetten yoksun olduğunu, haksız bir menfaat sağlama gayesi ile yapılmış olduğundan reddi gerektiğini, müvekkil şirketin, davalı şirketten olan alacağının, elektrik kullanımına ilişkin ilgili sözleşme hükümlerinden kaynaklandığını, borca ve icra takibine konu fatura sözleşmedeki hükümlere karşılık düzenlendiğini, davalı şirketin ... numaralı sayacına ait ... nolu elektrik abonelik sözleşmesinden kaynaklı takibe konu ... fatura No'lu, 20/03/2023 tanzim tarihli, 31/03/2023 vade tarihli, 431.791,96 TL bedelli faturanın davalı tarafından halen ödenmediğini, davalının, müvekkili şirket portföyüne 01.11.2022 tarihinde giriş yaptığını ve borcunun zamanında ödenmemesi sebebiyle 28.2.2023 tarihinde müvekkilinin portföyünden çıkarıldığını, SKTT % 10,00 tarife paketi kullanım şartları gereği, sözleşme taahhüt süresinden önce sonlanması sebebiyle cayma bedeli 20/03/2023 tarihli faturaya yansıtıldığını belirterek, davanın kabulüne, davalının takibe, borca, faize faiz oranına ve tüm ferilerine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, itirazın haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf ile müvekkili şirket arasında elektrik aboneliğine ilişkin 05.10.2022 tarihli sözleşme düzenlendiğini, bu sözleşme gereğince davacı şirketin, müvekkili şirketin ticari faaliyet gösterdiği işletmeye elektrik enerjisi sağladığını ve bunun karşılığında fatura edilen tutarların müvekkili şirket tarafından düzenli şekilde ödendiğini, dava konusu iddia edilen olayda ise müvekkili şirketin, Şubat 2023 düzenlenme ve 13.03.2023 son ödeme tarihli 167.912,91 TL tutarlı son faturasını, son ödeme tarihinden 20 gün gibi kısa bir süre sonra ödediğini ve ödemenin beklenilmesi ile ilgili de davacı şirket yetkilileri ile sözlü mutabakata varıldığını, fakat davacı şirketin kötü niyetli olarak müvekkiline sözleşmeyi feshettiklerini ve hiçbir şekilde var olmayan fahiş ve haksız bir cezai şart tutarını müvekkiline fatura ettiklerini, söz konusu bu bedelin, müvekkilinin tüm borçlarını belirlenen faiz oranları ile ödemiş olmasına rağmen haksız ve hukuka aykırı şekilde müvekkiline yansıtıldığını ve salt müvekkilinden menfaat temini amacıyla işlem yapıldığını, izah edilen tüm bu durumlar nedeniyle dava konusu haksız faturaya ve cayma bedeline dayanak gösterilen sözleşmenin, tekel niteliğinde hizmet sunan davacı şirket tarafından, önceden hazırlanan ve üzerinde müzakere edilmeden, gerekli açıklamalar yapılmadan, imzalanan tek tip bir genel işlem koşulu sözleşmesi olduğu bu haliyle müvekkili şirkete imzalattırıldığını, sözleşmenin haksız şart, haksız rekabet ve dürüstlük kuralı hükümlerine aykırı olduğunu, davacı tarafın, müvekkili şirkete karşı haksız ve hukuka aykırı işlem tesis ettiği ve kötüniyetli davrandığı göz önünde bulundurularak davanın reddini ve davacı taraf aleyhine % 20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Mahkeme, "Sözleşmenin 6.2 maddesinde davacının sözleşmeyi haklı nedenle feshetmesi halinde davalının tarife paketinde öngörülen cezai şartı talep edebileceği belirtilmişken, sözleşmenin eki niteliğindeki Aboneye Özel Sözleşme Koşulları'nda sözleşmenin davacı tarafından haklı nedenle feshi hali için herhangi bir cezai şart öngörülmemiş, sadece sözleşmenin ilk 12 ay içerisinde davalı abone tarafından feshedilmesi veya bu sürede herhangi bir neden ile tedarikçinin portföyünden çıkmış olması halleri için cezai şart ödenmesi kararlaştırılmıştır. Bu durumda sözleşmede açıkça çelişen hallerde Aboneye Özel Sözleşme Koşullarının uygulanacağı belirtildiğinden Aboneye Özel Sözleşme Koşullarının uygulanması gerektiği kabul edilmelidir.Aboneye Özel Sözleşme Koşulları'nda haklı nedenle fesih hali için herhangi bir cezai şart belirlenmediğinden, ayrıca düzenlenen gerekçeli denetime elverişli bilirkişi raporu da dikkate alınarak, üst başlığında da görüldüğü sözleşmenin davacı matbu evrakı niteliğinde olduğu, evrakta yer alan boşlukların sonradan doldurulduğu, cezai şart hükümlerinin imzadan önce müzakere edildiğine davalının hangi hukuki yarar karşılığı cezai şartı kabul ettiğine dair bir delilin bulunmadığı bu haliyle cezai şart hükmünün TBK 20 ve 21 maddeleri gereği yok hükmünde olduğu " gerekçesi ile; "1-Davanın reddine, 2-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine" karar vermiştir. Kararı davacı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde ; davanın konusunu oluşturan cayma faturası davalı şirketin ... numaralı sayacına ait olmak üzere; 431.791,96 TL tutarlı olan fatura cezai şarttan (cayma bedeli) kaynaklandığı,borca ve takibe dayanak fatura, elektrik abonelik sözleşmesinin hükümlerine göre öngörülen cezai bedele ilişkin düzenlendiği,bu fatura bedelinin davalı tarafından halen ödenmediği,borçluya akdedilen abonelik sözleşmesi ve SKTT % 10,00 tarife paketi olduğu, davalı müvekkili şirket portföyüne 01.11.2022 tarihinde giriş yapmış ve borcunun zamanında ödenmemesi sebebiyle 28.2.2023 tarihinde müvekkil portföyünden çıkarıldığını, SKTT % 10,00 tarife paketi kullanım şartlarında görüleceği üzere sözleşme taahhüt süresinden önce sonlanması sebebiyle cayma bedeli 20/03/2023 tarihli faturaya yansıtıldığını, sözleşme konusunda davalı tarafça bir itirazda bulunulmadığını, zamanında ödenmeyen faturaları nedeniyle davalının sözleşmesinin feshedildiğini, davalı taraf faturalarını zamanınında ödememiş ,hatta parça parça ödeme yaptığını,bu nedenle abonelik sözleşmesinin ilgili maddeleri gereği zamanında ödenmeyen borçlar nedeniyle davacı müvekkilinin sözleşmeyi fesih etmek hakkı olduğu olduğunu,zamanında ödenmeyen borçlar nedeniyle davalının aboneliği fesih edilmiş ve cayma bedeli yansıtıldığını, elektrik abonelik sözleşmesinin son sayfasında gayet net bir şekilde yer aldığı üzere,"...faturaların ortalama tutarının 2(iki) katı kadar bedeli fesih cezası olarak derhal ödemeyi kabul, beyan ve taahhüt eder." şeklinde hüküm altına alındığını, cayma bedeli faturasının sözleşmeye uygun olarak düzenlendiğini,mahkemece eksik ve hatalı değerlendirme yapıldığını, SKTT Sözleşmesinde, tedarik başlangıç tarihinden sonraki ilk 24 ay içerisinde abone tarafından herhangi bir sebep ile feshedilmesi veya abonenin bu sürede herhangi bir neden ile tedarikçinin portföyünden çıkmış olması halinde abone tedarikçi tarafından fesih tarihine kadar kendisine düzenlenmiş olan faturaların ortalama tutarının 2 katı kadar, daha bir fatura düzenlenmemiş ise bile tahmini fatura tutarının 2 katı kadar bedeli fesih tazminatı olarak tedarikçiye ödemeyi kabul, beyan ve taahhüt edeceğinin açık ve net şekilde belirtildiği, sözleşmede “bu sürede herhangi bir neden ile tedarikçinin portföyünden çıkmış olması” ibaresinin çok açık olduğunu,sözleşmenin Aboneye Özel Sözleşme Koşullarının gidilmesine gerek olmadığını,genel işlem koşullarının oluşmadığını,davalınında sözleşmenin imzalanması aşamasında bir itirazı olmadığını,basiretli bir tacir olarak sözleşmenin kendisine uymayan maddelerini kabul etmeme gibi bir hakkı olmasına rağmen davalı tarafça böyle bir itirazda bulunulmadığını,taraflarca karşılıklı rıza ile imzalanan sözleşmenin maddelerini bu aşamada genel işlem koşulu olduğu gerekçesiyle kabul edilmemesinin kabul edilir olmadığını,aynı zamanda iyi niyet kurallarına da tamamen aykırı olduğunu,davalının faturaları zamanında ödemediği neredeyse her faturasını geciktirdiğini,davacının son derece haklı şekilde düzenlediği cayma bedeli faturasını sadece genel işlem koşulu olduğu gerekçesiyle kabul edilememesinin hakkaniyete aykırı olacağını,bilirkişinin bu konuda görüş bildirmesinin uygun olmadığını,taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 6.1 maddesinde “varsa Tarife Paketi’ndeki süre ve fesih koşullarını yerine getirmek kaydıyla” koşulu yer aldığı,aynı sözleşmenin Aboneye Özel Sözleşme Koşulları 1. Sözleşmenin Yürürlülüğü ve Süresi başlığında ise; “Sözleşme’nin, Tedarik Başlangıç Tarihi’nden sonraki ilk 12 ay içerisinde ABONE tarafından herhangi bir sebep ile fesih edilmesi veya ABONE’nin bu sürede herhangi neden ile TEDARİKÇİ’nin portföyünden çıkmış olması halinde ABONE, TEDARİKÇİ tarafından fesih tarihine kadar kendisine düzenlenmiş olan faturaların ortalama tutarının iki katı kadar, daha bir fatura düzenlenmemiş ise bile tahmini fatura tutarının iki katı kadar bedeli fesih tazminatı olarak TEDARİKÇİ’ye derhal ödemeyi kabul, beyan ve taahhüt eder.” hükmü yer aldığını,bu hüküm kapsamında işlem yapıldığını,faturaların zamanında ödenememiş olması da hem kanunda hemde sözleşme hükümleri kapsamında sözleşmeyi fesih etmek için haklı bir neden sayıldığından,cayma bedeli faturası hem kanun hemde sözleşme hükümleri kapsamında haklı nedenle düzenlendiğini,TTK. m.18/2 gereğince her tacir, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli hareket etmek zorunda olduğunu,tacir borçluların kendileri aleyhine belirlenen cezai şartın miktarı konusunda bunun sonuçlarını önceden tam anlamıyla takdir ve kabul edeceklerinin varsayıldığı, kanun koyucu tacir borçlular bakımından cayma bedeli bakımından özel bir düzenleme dahi getirildiğini, kanun koyucu fahiş olması sebebiyle borçlunun cezai şartın indirilmesini isteme hakkına sahip olduğunu düzenleyen yasal hükümlerin, tacir sıfatına sahip borçlular bakımından uygulanmayacağını kararlaştırmış ve böylece TBK m.182/3'e istisna (istisnanın istisnası) getirerek tacir borçlular bakımından sözleşme özgürlüğü ilkesine geri döndüğünü, davalının ben cezai şart içeren bir sözleşme imzalamadım şeklindeki iddiası basiretli bir tacir olan davalının söylediklerine itibar edilemeyeceğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Dava,cayma bedelinin tahsiline yönelik yapılan takibe karşı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. İstanbul Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasında davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında 431.791,96 TL asıl alacak, 74.124,29 TL faiz olmak üzere 505.916,25 TLnın tahsiline yönelik yapılan ilamsız takibin itiraz üzerine durdurulduğu anlaşılmıştır. Davacının bazı faturaları zamanında ödemediği,gecikmeli olarak ödediğini beyan dilekçesinde bildirdiği açıktır. Bilirkişi incelemesi yapılarak bilirkişi raporu alındığı görülmüştür.Bilirkişi raporunda özetle;"Davacı ... A.Ş.nin ve davalı ... LTD.ŞTİnin 2022-2023 dönemleri ticari defterlerini KAĞIT ortamında tutuğu, yevmiye defteri, defter-i kebir ve envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin TTK. Md. 64 ve devam eden maddeleri ile VUK 220-226 maddeleri hükmü uyarınca yasal sürede usule uygun şekilde yaptırıldığı, yevmiye defterinin kapanış tasdikini yasal sürede yaptırdığı görülmüş olup, davalının incelenen ticari defterlerinin lehinde delil niteliğinin nihai takdirinin Mahkemeye ait olduğu,tarafların ticari defter kayıtlarında cari hesap hareketleri karşılıklı tetkik edildiğinde;taraflar arasında ticari ilişkinin; davacının düzenlediği 5.12.2022 tarihli “tüketim faturası” ile başladığı ve yılında başladığı 20.03.2023 tarihli “cayma bedeli” faturası ile sonlandığı, Bu süre zarfında davalının davacıya “tüketim” faturalarının tamamını (4 adet tüketim fatura toplamı 863.583,91 TL) kısmi ödemeler ile tamamladığı ve “tüketim” faturalarından kaynaklı borcunun kalmadığı,davacının 20.03.2023 tarihinde düzenlediği 431.791,96 -TL bedelli “cayma bedeli” faturasını ise davalının dosyaya sunduğu 23.03.2023 tarihli e-posta ya göre davalının faturayı kabul etmediğini ileterek bu ticari defterlerine kaydetmediği,davacının ticari defter kayıtlarında; 31/03/2023 son ödeme tarihli/ ... nolu “Cayma Bedeli” açıklamalı 431.791,96 -TL faturadan dolayı ticari defterlerinde davalıdan alacaklı olduğu,davalının ticari defter kayıtlarında; işbu faturayı kabul etmeyerek ticari defterlerine kaydetmemesi nedeniyle ticari defterlerinde cari hesabın bakiyesiz olduğu,borçlar mevzuatına yönelik inceleme neticesinde: Bilirkişi görevlendirmesi uyarınca “dava konusu edilen cayma faturasının düzenlenme koşullarının oluşup oluşmadığı, davalının cayma bedeline mahküm olmayı gerektirir sözleşme ihlalinin bulunup bulunmadığı, varsa niteliği, davacının davalıdan cayma bedeli talep edip edemeyeceği, edebilecek ise tutarı” hususunda taraflar arasında kurulan ... nolu Elektrik Abonelik Sözleşmesi'nin son sayfasında yer alan hükmün "..sözleşmenin tedarik başlangıç tarihinden sonraki ilk 24 ay içerisinde abone tarafından herhangi bir sebep ile feshedilmesi veya abonenin bu sürede herhangi bir neden ile tedarikçinin portföyünden çıkmış olma halinde ... fesih tarihine kadar kendisine düzenlenmiş olan faturaların ortalama tutarının 2(iki) katı kadar bedeli fesih tazminatı olarak ...derhal ödemeyi ...taahhüt eder." şeklinde olduğu; bu hükümde taraflarca TBK m. 179/1' hükmünce seçimlik ceza koşulunun (cezai şartın) kararlaştırılmış olduğu,davacı tarafından sözleşmede kararlaştırılan ceza koşulunun talep edilebilmesi için ya davalının “tedarik başlangıç tarihinden sonraki ilk 24 ay içerisinde herhangi bir sebep ile feshedilmesi” ya da “bu sürede herhangi bir neden ile tedarikçinin portföyünden çıkmış olması” gerektiği; dosya kapsamı incelendiğinde davalının sözleşmeyi feshettiğine dair bir ihtara rastlanmadığı;yukarıdaki mali incelemede “taraflar arasında ticari ilişkinin; davacının düzenlediği 5.12.2022 tarihli “tüketim faturası” ile başladığı ve yılında başladığı 20.03.2023 tarihli “cayma bedeli” faturası ile sonlandığı” tespit edildiği için davacının söz konusu ceza koşulunu talep edebilmesi için gereken “tedarik başlangıç tarihinden sonraki ilk 24 ay içerisinde herhangi bir neden ile tedarikçinin portföyünden çıkmış olması” yönündeki koşulun (şartın) gerçekleştiği ve davacının ceza koşulunu talep edebileceği kanaatine varılacağı; takdirin, HMK ve TMK m. 4 hükmü gereğince münhasıran-tamamen Mahkemeye ait olduğu,sözleşmenin genel işlem koşulu içerip içermediği” hususunda ise, genel işlem koşulunu kullanan tarafın, karşı tarafa bu hükmü, değiştirilmesini engelleyecek tarzda ve o niyetle sunmuş olmasıdır. Mamafih, tek seferlik bir anlaşma için hazırlanan sözleşme metni için genel işlem koşulundan söz etmek mümkün değildir. Genel işlem koşulu niteliğindeki bir hüküm, sözleşmenin taraflar arasında müzakere ve pazarlık sonucu imzalanmış ise, artık ortada hukuka aykırı bir sözleşme hükmünden değil, sözleşme özgürlüğü çerçevesinde, sözleşmede yer alan bireysel bir anlaşma hükmündensöz etmek gerekir. Ancak bir sözleşme, bütün hükümlerin tartışılarak tartışılarak sözleşmeye konulduğuna dair kayıt konulması, TBK m. 20/3 uyarınca, onları tek başına genel işlem koşulu olmaktan çıkartmayacağı, dosya kapsamı incelendiğinde, taraflar arasında müzakerenin yapıldığını gösteren bir delile rastlanmadığı " değerlendirme ve tespitleri yapılmıştır. Yine taraflar arasındaki söz konusu sözleşmenin " Aboneye Özel Sözleşme Koşulları" başlıklı bölümün 1. Maddesi "Sözleşmenin, Tedarik Başlangıç Tarihi'nden sonraki ilk 24 (Yirmidört) ay içerisinde ABONE tarafından herhangi bir sebep ile fesih edilmesi veya ABONE'nin bu sürede herhangi neden ile TEDARİKÇİ'nin portföyünden çıkmış olması halinde ABONE, TEDARIKÇİ tarafından fesih tarihine kadar kendisine düzenlenmiş olan faturaların ortalama tutarının iki katı kadar, daha bir fatura duzenlenmerniş ise bile tahmini fatura tutarının iki katı kadar bedeli fesih tazminatı olarak TEDARİKÇİ'ye derhal ödemeyi kabul, beyan ve taahhüt eder." şeklinde cayma bedeli hususunda hükmün yer aldığı görülmüştür. Davacı faturaların geç ödenmesi nedeniyle cayma bedeli tahakkuk ettirerek bunun tahsili için takip yapmış ise de, davalının ödenmemiş borcu kalmadığı,geç ödeme nedeniyle sözleşmenin davacı tarafça feshedildiği ileri sürülmüş,ancak davalının sözleşmeyi feshetmediği,başka tedarikçiye geçmediği,davalının portföyden çıkmadığı ,abonenin sözleşmeyi süresinden önce feshettiğine dair kayda rastlanmadığı anlaşılmakla,davacı geç ödeme nedeniyle sözleşmeyi feshetse bile bu nedenle cezai şart talep etme koşullarına sahip bulunmamaktadır. Davada cezai şart koşulları oluşmamıştır.Davacı davasını ispatlayamamıştır. Mahkemenin kararı usul ve hukuka uygun bulunmuştur. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,) İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 361.madde uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 02/04/2026