T.C. ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1055 KARAR NO : 2026/90 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/01/2024 (Karar) NUMARASI : 2022//157 Esas, 2024/42 Karar DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 21/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 21/01/2026 Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davan…
T.C. ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1055 KARAR NO : 2026/90 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/01/2024 (Karar) NUMARASI : 2022//157 Esas, 2024/42 Karar DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 21/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 21/01/2026 Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...'nun sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı iş makinesi kar temizliği yaparken kaldırımda yaya olarak bulunan müvekkiline çarptığını ve yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiğini, kaza sonrası müvekkilinin yaralandığını, geçici ve sürekli iş göremezliğe maruz kaldığını, kazanın oluşumunda müvekkilinin bir kusuru bulunmadığını, aracın davalı sigorta şirketi tarafından sigortalandığını, müvekkiline 17/07/2020 tarihinde...Adli Bilimler Enstitüsü tarafından maluliyet raporu verildiğini, davalı şirkete tazminat talebine ilişkin başvuru yapıldığını ancak zaman aşımına uğradığını belirterek başvurunun sonuçsuz kaldığını, müvekkiline verilen maluliyet raporunun 06/11/2019 tarihli olduğunu, raporun 8 yıllık zaman aşımı süresi içerisinde alındığını, 17/07/2020 tarihinde ikinci bir rapor daha aldıklarını, 10/08/2020 tarihinde tekrar davalı sigorta şirketine başvurduklarını, ancak taleplerinin reddedildiğini, sonrasında Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuru yaptıklarını ancak genel yargı yoluna başvuru yapıldığından dosyadan el çektiklerini, zaman aşımı süresinin dolmadığını ileri sürerek şimdilik 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihinden, belediye için kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı belediyeden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekilinin 22/12/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini toplam 282.712,81-TL olarak ıslah ettiği anlaşılmıştır. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını ve zaman aşımına uğradığını, dava konusu taleple ilgili olarak müvekkilinin hukuka aykırı bir eylem ve işlemi bulunmadığını, müvekkilinden kaynaklanan bir zararın bulunmadığını, kaza tarihinden bu yana davacı tarafından müvekkiline hiç bir başvuruda bulunulmadığını, kusurun ... tarafından gerçekleştiğine dair somut bir ibarenin mevcut olmadığını, kazanın neyden kaynaklandığının meçhul olduğunu, açılan ceza davasında davacının davasından vazgeçtiğini, tam araştırma yapılamadan davanın kapandığını, kaza anındaki raporlarda geçici iş göremezlikten bahsedilmediğini, kötü niyetli olarak manevi tazminat davasının müvekkiline karşı yöneltildiğini, yıllar sonra alınan iş göremezlik raporunun dikkate alınamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur. YEREL MAHKEME KARARI; Mahkemece, "... Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; öncelikle davalı tarafın zamanaşımı defi yönünden yapılan değerlendirmede; KTK'nin 109.maddesi "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. Zamanaşımı, tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse, sigortacıya karşı da kesilmiş olur. Sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı, tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır." şekliden düzenlenmiştir. Arabulucluk Kanunu'nun 18/A-15.maddesi "Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez. " şeklinde düzenlenmiştir. Eldeki davada dava konusu trafik kazası 03.02.2012 tarihinde meydana gelmiştir. Arabuluculuk başvurusu 02.02.... tarihinde yapılmış ve süreç 03.03.... tarihinde sona ermiştir. Dava tarihi ise 14.03....dir. Arabulucluk başvurusu yapıldığında zamanaşımının dolmasına 1 gün kalmış ve arabulucuğun tamamlandığı süreye kadar zamanaşımı durmuştur. Ancak süreç 03.03.... tarihinde sona ermiş ve zamanaşımı süresi kaldığı yerden devam etmiş ve 1 günlük süre de dolduktan sonra dava açılmıştır. Kaldı ki davacı taraf Arabuluculuk yoluna yalnızca davalı sigorta şirketi yönünden başvurduğundan ve 10 yıllık zamanaşımı süresi sona erdikten sonra (ceza zamanaşımı süresi de 8 yıl olduğundan) davalı ...Belediyesi yönünden dava açıldığı anlaşıldığından, davalı ...Belediyesi yönünden maddi ve manevi tazminat davalarının zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Davalı sigorta şirketi yönünden yapılan zamanaşımı değerlendirmesinde ise, davacı taraf 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde davalı sigorta şirketi yönünden Sigorta Tahkim Komisyonu'na 31.08.2020 tarihinde başvurmuştur. Tahkim Komisyonu tarafından verilen karara İtiraz Hakem Heyetince el çekme kararı ile tahkim yargılamasının sonlanmasına karar verilmiştir. 18.01.... tarihinde İtiraz Hakem Heyetince Karar verildiğinden ve 14.03.... tarihinde eldeki dava açıldığından davalı sigorta şirketi yönünden zamanaşımı süresi içerisinde davanın açıldığı kanaatine varılarak yalnız bu davalı yönünden aşağıda açıklanan nedenlerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı sigorta şirketine karşı açılan maddi tazminat davasında, dava trafik kazasından kaynaklanan maddi davası olduğundan, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 2021/19605 Esas 2021/6472 Karar 11.10.2021 tarihli ilamı ile Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2020/10352 Esas 2021/2596 Karar 11.03.2021 tarihli ilamı doğrultusunda davacının maluliyetinin tespiti kaza tarihinde yürürlükte olan Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü'ne göre yaptırılmıştır. Yine bu ilamlar doğrultusunda aktüerya raporu TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak düzenlettirilmiştir. Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen maluliyet, kusuru raporları ve aktüerya bilirkişi tarafından düzenlenen rapor hükme esas alınarak davacının maddi tazminat davasının sigorta şirketi yönünden kabulüne karar verilmiştir." gerekçesiyle "Davacının davalı sigorta şirketine karşı açtığı maddi tazminat davasının kabulü ile; 225.000,00 TL'nin 24/03/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine, Davacının davalı ...Belediyesi'ne karşı açtığı maddi ve manevi tazminat davalarının zamanaşımı nedeniyle usulden reddine," şeklinde karar verilmiş, karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ve davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF İTİRAZLARI: Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu kaza nedeniyle sigorta şirketine yöneltilebilecek tazminat taleplerinin zaman aşımına uğradığını, davacı tarafından dosyaya sunulan ...Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalının adli tıp raporunun da 8 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğu tarihten sonra 17/07/2020 tarihinde alındığından zaman aşımı süresinin kesilmesinin de söz konusu olmadığını, Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğunu, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; KTK'nın 109. maddesinden de anlaşılacağı üzere kanun koyucu tarafından zaman aşımı konusunda tazminat yükümlüsü ile sigorta şirketinin bir tutulduğunu, biri açısından zaman aşımı kesintiye uğruyor ise diğer için de zaman aşımının kesilmiş sayıldığını, dava konusu olayda ...Belediye Başkanlığının zarara sebebiyet veren araç sahibi olduğu için tazminat yükümlüsü olduğunu, gerekçeli kararda da belirtildiği üzere davalı sigorta şirketi açısından zaman aşımının kesildiğini, bu nedenle tazminat sorumlusu davalı ...Belediye Başkanlığı açısından da zaman aşımı süresinin kesildiğini, bu nedenle usulden red kararının yerinde olmadığını, Yargıtay içtihatlarında bedensel zarar zaman aşımının zararın öğrenilebilir olduğu andan itibaren işlemeye başlayacağı, zarar gören kişinin tedavi altındayken zaman aşımı kaygısı içinde bulunmasının hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma hakkını zedeleyeceğinin belirtildiğini, öte yandan Covid-19 salgını sebebiyle 7226 sayılı Kanunun geçici 1/1-a maddesi ile adli yargı sürelerinin 13/03/2020 ve 30/04/2020 tarihleri arasında durdurulduğunu, bu tarihlerden sonra durma sürelerinin 2480 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla 01/05/2020 tarihinden 15/06/2020 tarihine kadar uzatıldığını, toplamda 13/03/2020 tarihinden 15/06/2020 tarihine kadar dava zaman aşımı süresi de dahil olmak üzere yargı sürelerinin durdurulduğunu, mahkemece zaman aşımı süreleri belirlenirken durdurulan yargı sürelerinin hesaba katılmadığını, gerekçeli kararda belirtildiği gibi dava zaman aşımı süresinin 03/03/... tarihinde dolmuş olsa dahi 2020 Covid-19 salgını sebepli durma süreleri hesaba katıldığında 14/03/... tarihli dava dilekçelerinin yine zaman aşımı süresi içinde mahkemeye teslim edildiğini, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince davalı ...Belediye Başkanlığı yönünden verilen kararın kaldırılarak adı geçen davalı yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır. Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davacı vekilinin dava dilekçesinde ...'nun sevk ve idaresinde bulunan iş makinesinin kar temizliği yaparken kaldırımda yaya olarak bulunan müvekkiline çarptığını ve yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiğini, kaza sonrası müvekkilinin yaralandığını, geçici ve sürekli iş göremezliğe maruz kaldığını, kazanın oluşumunda müvekkilinin bir kusuru bulunmadığını iddia ederek sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ve manevi tazminat talep ettiği, davalılar vekillerinin ayrı ayrı cevap dilekçelerinde davanın reddini talep ettiği, mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davalı sigorta şirketi yönünden maddi tazminat davasının kabulüne, davalı ...Belediyesi yönünden maddi ve manevi tazminat davalarının zamanaşımı nedeniyle usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Davacı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesinde; Davacının dava açmadan önce 10.08.2020 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonu Hakem Heyetine başvuru yaptığı, olay tarihinin 03.02.2012 tarihi olduğu, davaya konu trafik kazası sonucunda davacı yaralanmış olup bu eylem için kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda öngörülen ceza zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu, 8 yıllık ceza zamanaşımı süresinin 03.02.2020 tarihinde dolduğu, maluliyet artışının olduğuna dair davacı yanın iddia ve ispatının bulunmadığı (Yargıtay 4. HD 2025/2290 E. 2025/5810 K. Yargıtay 4. HD 2023/9479 E. 2025/4426 K. Yargıtay 4. HD .../3968 E. 2025/4769 K.) anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. Davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesinde; Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma sebebiyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41. maddesinde (6098 sayılı TBK'nın 49. md) haksız fiil tanımlanmış, 60. maddesinde de (TBK'nın değişik 72. md) haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan zararının tazmini istemiyle açacağı davaların zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl ve herhalde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine (TBK'nın 72. maddesinde 2 ve 10 yıllık zamanaşımı süreleri öngörülmüştür) tabi olduğu belirtilmiştir. Buna karşılık 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 109/1. maddesinde; motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler için, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde kaza gününden başlayarak 10 yıllık zamanaşımı süresi öngörülmüştür. Maddenin özellikle 2. fıkrasında "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğarsa" ifadesi ile kanun koyucu, taraf ayrımı yapmaksızın (davacı, davalı veya dava dışı 3.kişi) fiil cezayı gerektiriyor ise, uzamış ceza zamanaşımının uygulanacağını kabul etmiştir. Görüldüğü gibi, BK'nın 60. ve 2918 sayılı KTK'nın 109/2. maddesindeki düzenlemeler, zamanaşımı süresinin başlangıcı yönünden birbirine paraleldir. Aralarındaki tek fark, zamanaşımı süresinin trafik kazalarından doğan tazminat talepleri bakımından 1 yıl yerine, 2 yıl olarak öngörülmesidir (TBK'nın 72. maddesi ile bu konuda da paralellik sağlanmıştır). Haksız fiile dayanan tazminat isteminde zamanaşımının işlemeye başlayacağı tarih, zararın ve zarar sorumlusunun öğrenildiği andır. Zararın öğrenilmesi kavramıyla kastedilen ise, haksız fiil nedeniyle oluşan bedensel zararın kapsamının öğrenilmesi olup, bu bedensel zararın sebep olacağı maluliyet oranının belirlendiği tarihin, zararın öğrenilmesi kavramına bir etkisi yoktur. Bedensel zararın (yaralanmanın) gerçekleşmesi ve bu yaralanmayla ilgili tedavinin tamamlanması ile zararın kapsamının belli olduğu kabul edilmelidir. Somut olaya bakıldığında; kaza sonucu davacı yaralanmıştır. Kaza tarihinde yürürlükte olan 5237 sayılı TCK'ya göre zamanaşımı süresi 8 yıldır. Davaya konu trafik kazası 03.02.2012 tarihinde meydana gelmiş, dava ise 14.03.... tarihinde açılmıştır. Davalı vekili zamanaşımı def'inde bulunmuş, mahkemece Arabulucluk Kanunu'nun 18/A-15.maddesi kapsamında arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımının durduğu ve hak düşürücü süre işlemediği gerekçesiyle davalı sigorta şirketi yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Açıklanan ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; kaza sonucu sadece davacı yaralanmıştır. Davaya konu trafik kazası 03.02.2012 tarihinde meydana gelmiş, hakem heyetine başvuru ise 10.08.2020 tarihinde yapılmıştır. Açıklanan nedenlerle; davaya konu trafik kazası sonucunda davacı yaralanmış olup bu eylem için kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda öngörülen ceza zamanaşımı süresi 8 yıl olduğu, 8 yıllık ceza zamanaşımı süresinin 03.02.2020 tarihinde dolduğu, dosya kapsamında mevcut olan 17.07.2020 tarihli ...Üniversitesi Adli Bilimler Enstitüsü tarafından düzenlenen raporda ve karara dayanak olarak kabul edilen 23.12.... tarihli ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen raporda davacının tedavisinin devam ettiği ya da gelişen durum olduğuna dair bir tespitin yer almadığı, artan maluliyete dair davacı yanın iddia ve ispatının bulunmadığı hususları da dikkate alındığında olay tarihi ve hakem heyetine başvuru tarihi dikkate alındığında KTK'nın 109/2. maddesindeki uzamış ceza zamanaşımı süresi içinde davanın açılmadığı gözetilerek davalı sigorta şirketi yönünden de davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle sigorta şirketi yönünden davanın kabulüne karar verilmesi yerinde değildir. (Yargıtay 4. HD 2021/26766 E. 2023/4933 K. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/9403 E. .../4223 K.) Ayrıca, mahkemece davalı belediye yönünden zamanaşımı yönünden esasa girilmeksizin usulden red kararı verildiği belirtilmiştir. Oysa ki zamanaşımı usule müteallik bir mesele değildir. Zamanaşımı hakkın esasına müteallik bir meseledir (...: Borçlar Hukuku (C. ... Çevirisi), Ankara 1983, Cilt:I-II, sh.688). (Hukuk Genel Kurulu 2017/4-3013 E. 2018/47 K.) Bu sebeple zamanaşımı nedeniyle davanın reddi esasa ilişkin olup davalı belediye yönünden usulden red kararı verilmesi doğru değildir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2014/13631 E. 2016/11026 K.) O halde mahkemece, davalı sigorta şirketi yönünden de davanın zamanaşımı nedeniyle reddi yerine yazılı şekilde davalı sigorta şirketi yönünden davanın kabulü ve davalı belediye yönünden de zamanaşımı nedeniyle usulden reddi yönünde hüküm tesisi isabetsiz ise de, bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından, davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b.2. maddesi gereğince İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak davalılar yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; I-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, II-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun KABULÜ, ile; ilk derece mahkemesinin kararın HMK'nın 353/(1)-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, III-KALDIRILIP DÜZELTİLEN HÜKMÜN YERİNE GEÇMEK ÜZERE; "1-Davacının davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'ne karşı açtığı maddi tazminat davasının ZAMANAŞIMI NEDENİYLE REDDİNE, 2-Davacının davalı ...Belediyesi'ne karşı açtığı maddi ve manevi tazminat davalarının ZAMANAŞIMI NEDENİYLE REDDİNE, 3-Harçlar kanunu uyarınca; a)Maddi tazminat davası yönünden alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının peşin ve ıslah ile yapılan 978,39 TL harçtan mahsubu ile fazlaca alınan 246,39 TL'nin kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine, b)Manevi tazminat davası yönünden alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının peşin 68,31 TL harçtan mahsubu ile bakiye 663,69 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; a)Maddi tazminat yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 3/2. maddesine göre hesap ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, 5-Manevi tazminat yönünden; davalı ...Belediye Başkanlığı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap ve takdir olunan 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Dava şartı olan arabuluculuk son tutanağı gereğince arabulucuya ödenen 1.560,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 9-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine," şeklinde HÜKÜM TESİSİNE; IV-İstinaf aşamasında alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcından başlangıçta alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, V-İstinaf başvurusu sırasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, VI-Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde adı geçen davalıya iadesine, VII-Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından istinaf aşamasında yatırılan 1.169,40-TL Başvuru harcı ile 197,00-TL posta gideri olmak üzere toplam 1.366,40-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ... Sigorta A.Ş.'ye verilmesine, VIII-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, IX-Kararın kesinleştirme ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, X-Gerekçeli kararın tebliği ve harç ikmali işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361. ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi zarfında Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere 21.01.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.