T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 09/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/01/2026 (Ara Karar) NUMARASI : ... Esas İhtiyati Haciz isteyen Davacı :... Vekili : Av. ... Davalı : ... DAVANIN KONUSU : Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynakl…
T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 09/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/01/2026 (Ara Karar) NUMARASI : ... Esas İhtiyati Haciz isteyen Davacı :... Vekili : Av. ... Davalı : ... DAVANIN KONUSU : Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan G.KARAR YAZIM TARİHİ : 09/04/2026 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen ara kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili ihtiyati haciz talepli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili banka ile davalı borçlu arasında Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi ve Ticari Kredi Karşı sözleşmesi akdedildiğini, davalıya tahsis edilen ticari kredi kartı kullanılarak yapılan harcamalardan doğan borçlarını ödemediğini, borcun kat edilerek muaccel hale geldiğini, bu nedenle davalıya ihtarnameler gönderildiğini, ihtarnamelere rağmen davalının borcunu ödemediğini, borcun ödenmemesi nedeniyle ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine başlanıldığını, davalının borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, davalının ileri sürdüğü hususların tamamının dayanaksız ve hukuka aykırı olduğunu, alacağın para alacağı olduğunu, rehin ile temin edilmemesi ve muaccel hale gelmesi sonucunda davalı borçlunun taşınır ve taşınmaz mal varlıkları ile 3. Kişilerdeki hak ve alacakları üzerine teminatsız olarak, mümkün olmaması halinde mahkemenin uygun göreceği teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı konulmasını talep ve dava etmiştir. İlk derece mahkemesi 19/01/2026 tarihli ara kararında; Taraflar arasında düzenlenen Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi ve Ticari Kredi Karşı sözleşmesi gereğince davalı borçlunun ticari kredi kartından kaynaklanan borcunu ödemediğinden bahisle icra takibinin başlatıldığını, davalı borçlunun borca itiraz etmesi üzerine itirazın iptaline yönelik iş bu davanın açıldığını ve davacı banka tarafından her ne kadar dava dilekçesi ile ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilmiş ise de; dava konusu alacağın yargılamayı gerektiği, yaklaşık ispatın sağlanamamış olup, şu aşamada vadesi geçmiş muaccel bir alacağın varlığına kanaat getirilemediğinden şartları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 257. maddesi uyarınca; rehinle temin edilmediği ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebildiğini, buna karşılık; vadesi gelmemiş borçtan dolayı ancak borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması ya da taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz kararı verilebildiğini, dava dosyasına sunulan Ticari Kredi Kartı (İmece Card Üyelik) Sözleşmesi, hesap ekstreleri, ihtarname ve tebliğ mazbatası birlikte değerlendirildiğinde İİK 257 vd. maddesinde yer alan ihtiyati haczin yasal şartların oluştuğunu, Mahkemece; davaya konu alacağın varlığının tespitinin yargılamayı gerektirmesi, mevcut delil durumu gözetilerek yaklaşık ispat olgusunun gerçekleşmediği, bu haliyle muaccel bir alacaktan bahsetme olanağının da bulunmadığına ilişkin değerlendirmesinin hukuka aykırı olduğunu, Mahkemece, yukarıda zikredilen ve dava dosyasına sunulan delillerinin hiçbiri değerlendirmeye alınmadığını, bu delillerin hangi gerekçe ile yaklaşık ispat şartını sağlayıp sağlamadığına ilişkin de herhangi bir tespitin de yer almadığını, her ne kadar ilk derece Mahkemece; alacağın yargılamayı gerektirdiğinden bahisle talebin reddine karar verilmiş ise de ihtiyati haczin geçici hukuksal koruma olması ve geçici hukuksal korumalarda yaklaşık ispat kurallarının geçerli olması sonucunda alacağın yargılamayı gerektirdiğine yönelik mahkeme gerekçesinin haklı ve hukuki olmadığını, İİK’nın 258/1 hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin “alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması” yeterli olduğunu, Mahkemenin “alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından” anlaşılması gereken alacağın, usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değil, ihtiyati haciz kararının verilmesi için yaklaşık ispat kuralı arandığını, somut olayda takibe konu kredi kartı sözleşmesi, kredi sözleşmeleri ve hesap hareketleri ile hesap kat ihtarı ve tebliğ şerhi, hesap ekstreleri ve takibe ilişkin belgeler bulunduğunu, müvekkili bankanın davalıdan alacaklı olduğu yaklaşık olarak ispatlandığından ilk derece mahkemece talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken talebin reddi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenlerle istinaf dilekçesinin kabulü ile, .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyasının 19.01.2026 tarihli ara kararının kaldırılmasını, ihtiyati haciz taleplerinin kabulü ile; alacağının teminat altına alınması ve telafisi güç ve imkansız zararlara sebebiyet verilmemesi amacıyla davalı borçlunun taşınır ve taşınmaz malvarlıkları ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine, teminatsız, olmadığı takdirde mahkemenizce uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasını, yargılama giderlerinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Talep, ticari nitelikteki kredi kartı sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla ihtiyati haciz istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş olup, karar ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. İhtiyati haczin koşullarını düzenleyen İİK'nın 257. maddesi, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır, taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarının ihtiyaten haczettirebileceği düzenlenmiştir. Aynı yasanın 258. maddesi gereğince alacaklının, alacağının varlığı ile haciz sebepleri hakkında mahkemeden olumlu şekilde kanaat uyandırması gerekli ve yeterlidir. Bir başka deyişle ihtiyati haciz kararı verilmesi için mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmayıp, yaklaşık ispat ölçülerinde ispat yeterli olacaktır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin emsal içtihatlarına göre ihtiyati haciz kararı verilmesinde mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmadığı, yaklaşık ispat ölçülerinde ispatın yeterli olacağı belirtilmiştir (bkz. 26/02/2014 tarihli 2013/16354 esas 2014/3605 karar sayılı emsal içtihadı). Kredi kartları 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nda düzenlenmiştir. Bu kanun hükümlerine göre taraflar arasında düzenlenen sözleşmede bankaya hesabı kat etme ve bunun sonucu olarak sözleşmeyi fesih yetkisi tanınmıştır. Somut olayda, alacaklı banka tarafından yukarıda belirtilen yetkiye dayanılarak kredi kartı hesabı kat edilerek borçluya ihtarname gönderilmiştir. Hesabın kat'ı ile birlikte kredi kartı borcu muaccel hale gelmiştir. İhtarname, temerrüt açısından önemlidir. Muacceliyet ile temerrüt, nitelikleri ve sonuçları itibariyle birbirinden farklı kavramlardır. Gerek 5464 sayılı Kanun, gerekse taraflar arasındaki sözleşmede muacceliyet için ihtarla belli bir süre verilmesine ilişkin herhangi bir şart öngörülmemiştir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2017/4199 Esas ve 2018/5698 Karar sayılı ilamında, bu türden alacaklar için belirtilen koşulların oluşması halinde ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiği de emsal olarak kabul edilmiştir. Hal böyle olunca, dosyadaki hesap ekstreleri ile borçluya tebliğ edilen ihtarname uyarınca, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcu bulunduğu konusunda yaklaşık ispat sağlandığından, İİK'nın 257. maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz koşullarının oluştuğu nazara alınarak teminat %15 teminat karşılığında talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında verilen 19/01/2026 tarihli ara kararın HMK'nın 353/1-b.2. maddesi gereğince düzeltilerek aşağıdaki şekilde yeniden karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, 2-Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin KISMEN KABULÜ İLE, 204.134,66 TL üzerinden % 15 teminat karşılığında davalı ... adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile üçüncü şahıslarda bulunan hak ve alacaklarından borca yetecek kadarının üzerine (İİK.'nun 82. ve 83. maddeleri ile özel yasalarınca haciz edilemeyecek mal, hak ve gelirler ile maaş gelirleri ve maaş gelirinin yattığı banka hesapları hariç olmak üzere) İİK'nın 257. maddesi uyarınca İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA, fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-İhtiyati hacze ilişkin müteakip işlemlerin ilk derece mahkemesinde takip edilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 732,00 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.09/04/2026 ... Başkan... Üye... Üye... Katip... Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.