T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 24. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1184 - 2025/1612 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 24. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1184 KARAR NO : 2025/1612 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/03/2025 NUMARASI : 2025/9 Esas 2025/185 Karar DAVANIN KONUSU : Alacak İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN : Taraf vekilleri KARAR TARİHİ : 02/10/2025 KARAR YAZMA TARİHİ : 02/10/2025…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 24. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1184 - 2025/1612 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 24. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1184 KARAR NO : 2025/1612 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/03/2025 NUMARASI : 2025/9 Esas 2025/185 Karar DAVANIN KONUSU : Alacak İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN : Taraf vekilleri KARAR TARİHİ : 02/10/2025 KARAR YAZMA TARİHİ : 02/10/2025 Mahkemece verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin tesisleri için davalı şirketten elektrik enerjisi satın aldığını, davalı tarafça düzenlenen faturalarda, sayaç okuma ve faturalama hizmetlerine karşılık olarak perakende satış hizmet bedeli, tüketilen enerji miktarı üzerinden nispi ücret olarak tahsil edildiğini, 2011 Ocak – 2015 Aralık arası dönem için uygulanmak üzere 28/12/2010 gün ve 2999 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu Kararı ile 01/01/2011 tarihinden itibaren dağıtım şirketleri tarafından uygulanmasına karar verilen tarifelerin belirlendiği, 29/12/2010 gün ve 3002 sayılı Kurul Kararı ile de, 01/01/2011 tarihinden itibaren uygulanmasına karar verilen 21 dağıtım şirketi için tarife uygulamalarına ilişkin usul ve esaslar belirlendiğini, Danıştay 13. Dairesinin 31.03.2015 tarih, 2011/690 E. 2015/1261 K. sayılı kararı ile Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 11. maddesinin ve dava konusu kararların bu Yönetmelik maddesine göre tesis edilen kısımlarının serbest tüketiciler yönünden iptaline karar verildiğini ve 13/05/2019 tarihinde kesinleştiğini, davacı şirketin de serbest tüketici olduğu 6446 sayılı Kanun ve dava konusu dönemde yürürlükte olan Serbest Tüketici Yönetmeliği çerçevesinde serbest tüketici ve kesinleşen iptal kararı kapsamında olduğunu, şirketin tüm abonelikleri kapsamında sabit PSH faturalama bedelinin hesaplamayı gerektirecek olması sebebiyle 2015 Ocak döneminden itibaren 2015 Aralık dönemi sonuna kadar davalı ile devam eden sözleşme süresi boyunca fazladan alınan PSH bedelinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi akabinde HMK m.107 gereği belirsiz olan alacak tutarının bilirkişi incelemesi ile belirli hale gelmesinden sonra artırılmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak şimdilik davalıdan 10.000 TL’nin, ödeme tarihlerinden itibaren 6183 sayılı Kanunun 51. maddesine göre işleyecek gecikme zammı ve gecikme zammının KDV'si ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 02/10/2023 tarihli talep artırım dilekçesinde, 28.08.2023 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda dava değerini 599.533,92 TL’ye yükseltmiş, 599.533,92 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren 6183 sayılı Kanunun 51. maddesine göre işleyecek gecikme zammı ve gecikme zammının KDV'si ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı şirket tarafından aynı uyuşmazlık konusu ve taleple açılan derdest durumda bir davanın mevcut olduğunu, bu nedenle, davanın derdestlik itirazında bulunduklarını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağından hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, dava konusu edilen bedellerin dayanağı olan EPDK kararlarının yürürlükte olduğunu, davanın öncelikle idari yargıda açılması gerektiğini, dava dilekçesinden davacı şirketin dava konusu ettiği aboneliklerin kesin şekilde anlaşılmadığını, davacının somutlaştırma yükümünü yerine getirmediğini, davacı şirketin dava konusu ettiği dönemin tamamı bakımından serbest tüketici konumunda olduğunu somut şekilde ispatlayamadığını, davanın zamanaşımı nedeni ile de reddi gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEME KARARI: Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin, 27/03/2025 tarih, 2025/9 E., 2025/185 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne, 599.533,92 TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde, taraflar arasında imzalanan sistem kullanım anlaşması çerçevesinde ve Elektrik Piyasası İletim ve Dağıtım Sistemlerine Bağlantı ve Sistem Kullanımı Hakkında Tebliğin 15.maddesinin 3.fıkrasına göre dağıtım şirketinin açık hatası nedeni ile davacı şirketten fazladan tahsil edilen bedellere ödeme tarihlerinden itibaren gecikme zammının uygulanması ve davalı tarafça şirketten nispi olarak fazladan tahsil edilmiş olan PSH bedelinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek gecikme zammı, işlemiş ve işleyecek olan gecikme zammının KDV'si ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın hüküm kısmının 1. maddesinin " .... davanın kabulü ile 599.533,92 TL'nin ödeme tarihinden itibaren 6183 sayılı Kanunun 51. maddesine göre işleyecek gecikme zammı ile birlikte davacıya ödenmesine," şeklinde düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde, derdestlik itirazının hatalı ve eksik değerlendirildiğini, davanın bir kısım talep yönünden usulden reddi gerektiğini, abonelik sözleşme numaralarının ve istem konusu dönemlerin birbirinden farklı olduğu yönündeki tespitin yerinde olmadığını, davacının Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/273 E. sayılı dava dosyasında ileri sürdüğü talebin işbu dava dosyasındaki talebi de kapsamına aldığını, 4002371616 tesisat numaralı abonelikten kaynaklı olarak düzenlenen faturaların bu dosyanın konusu olduğu gibi 2021/273 E. sayılı dava dosyasının da konusu olduğunu, ilgili dava dosyasında hem tüm abonelikler yönünden değerlendirme yapılması hem de ilgili dosyaya konu 2011 Ocak - 2015 Aralık döneminin huzurdaki davaya konu 2015 Ocak - 2015 Aralık dönemini de kapsaması karşısında ilk derece mahkemesinin derdestlik itirazına yönelik değerlendirmesinin yerinde olmadığını, işbu davada bekletici mesele kararı verilmesi gerektiğini, davacı şirket lehine aynı uyuşmazlık konusu ile ilgili ikinci kez lehe karar tesis edildiğini, dava belirsiz alacak davası olarak açılamayacağından davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, davacının eldeki davayı belirsiz alacak davası olarak açmasının tek sebebinin zamanaşımı sürelerini hukuka aykırı şekilde bertaraf etmek olduğunu, dava dosyasında davacının ikili anlaşma imzalamış serbest tüketici olduğunu ispata yönelik hiçbir delil bulunmadığını, benzer uyuşmazlıklarla ilgili davacı şirketin taraf olduğu farklı dava dosyaları kapsamında düzenlenen bilirkişi raporlarında bu hususun isabetli şekilde tespit edildiğini, İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/195 E. ve 2023/214 E. sayılı dosyalarda düzenlenen bilirkişi raporlarının tamamında, davacı şirketin tedarik şirketleriyle ikili anlaşma yapmaması sebebiyle PSH bedeli iadesini talep edemeyeceğinin isabetli şekilde tespit edildiğini, çelişkili karar yasağı gereği, benzer uyuşmazlıklarla ilgili farklı kararların verilmesinin adil yargılanma hakkının ihlalini oluşturduğunu, dosyada enerji hukuku alanında uzman bilirkişiden itirazlar doğrultusunda ve özellikle Danıştay'ın iptal kararının kapsamı hakkında detaylı değerlendirme yapılmak üzere yeni bir rapor aldırılmadığını, olayda sebepsiz zenginleşme hükümlerinin uygulanmasının gerektiğini, Türk Borçlar Kanunu’nun 82. maddesi uyarınca sürenin 2 yıla çıkarıldığını ileri sürerek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Davada, Ocak 2015-Aralık 2015 tarihleri arasında, davacı şirketten 4002371616 tesisat ve 2067981 sözleşme no.lu elektrik aboneliğinde fazladan tahsil edilen PSH bedelinin davalıdan tahsili talep edilmektedir. Mahkemece görüşüne başvurulan elektrik mühendisi, mali müşavir ve nitelikli hesaplama bilirkişileri 28.08.2023 tarihli raporlarında, davacıya ait abonelikle ilgili olarak dava dosyası kapsamında bulunan fatura suretleri ile tahsil edilen ve fazla ödenen PSH Bedelinin Danıştay ve Yargıtay kararları doğrultusunda davacıya iadesi gerektiğinin değerlendirildiği, davacı abonenin kendisinden haksız ve fazla tahsil edilen bedellerle ile ilgili olarak; dava kapsamında talep ettiği miktarın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL olduğu, davalı tarafından sabit olarak alınması gereken sayaç okuma bedelleri düşüldükten sonra davacıdan fazladan tahsil edilen PSH bedelinin 508.079,59 TL ve KDV si 91.454,33 TL olmak üzere toplam 599.533,92 TL olduğu, davacı şirketin mevzuata uygun şekilde faturalara itiraz etmediği gibi itirazi kayıtla da ödeme yaptığına dair dosya kapsamında bir tespit bulunmadığı, Katma Değer Vergisi (KDV) Kanunu'nun 1/1 madde hükmünde KDV ye tabi faaliyetlerin, 24. maddesinde matraha dahil unsurların açıklandığı, KDV Genel Uygulama Tebliği'nin (I/C-1.1.2) bölümünde ise fazla ve yersiz ödenen KDV 'nin iadesine ilişkin açıklamalar bulunduğu, elektrik tüketim bildirimlerinde yer alan PSH bedelinin 3065 sayılı Kanunun 24. maddesine göre KDV matrahına dahil olduğu, bu bedelin mahkeme tarafından aboneye iade edilmesine karar verilmesi halinde, bu bedel üzerinden alınan KDV tutarının da yersiz ödenen KDV haline dönüşeceğini belirtmişlerdir. Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin, 14/12/2023 tarih, 2023/248 E., 2023/785 K. sayılı " davanın kabulüne, 599.533,92 TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine" ilişkin kararına karşı taraf vekillerinin istinaf başvurusu üzerine, Dairemizin 07/11/2024 gün, 2024/1143 E., 2024/1487 K. sayılı ilamı ile "… davadaki talep, Ocak 2015-Aralık 2015 tarihleri arasında fazladan tahsil edilen PSH bedellerinin istirdadına ilişkindir. İlk derece mahkemesince elektrik mühendisi, mali müşavir ve nitelikli hesaplama bilirkişilerinden oluşan heyetten rapor alınmış, neticeten davacının talebi ile de bağlı kalınarak hüküm tesisi yoluna gidilmiş ise de, Ocak 2015-Aralık 2015 tarihleri arasındaki dönem için iadenin gerekip gerekmediği konusunda açıklama içermeyen 28.08.2023 tarihli rapora göre hüküm tesisi yoluna gidilmesi doğru görülmemiştir. Bu itibarla; ilk olarak mahkemece dosya kapsamında görev almayan alanında uzman elektrik ve elektrik-elektronik mühendislerinden oluşturulacak tek sayıda bilirkişi heyetinden, davalının davaya yönelik aşamalarda ileri sürdüğü itirazları da karşılar nicelik ve nitelikte rapor alınması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz ek rapora göre karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu durumda, mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle, (diğer hususlar incelenmeksizin) davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK.'nun 353/1-a,6 maddesi gereğince, mahkeme kararının kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine” karar verilmiştir. Bu karardan sonra görüşüne başvurulan elektrik-elektronik mühendisi, Elektrik Yüksek Mühendisi ve Elektronik Mühendisi bilirkişilerin hükme esas alınan 24/02/2025 tarihli raporlarında; davacı şirketin davalı şirketten Ocak 2015-Aralık 2015 tarihleri arasında ödemiş olduğu PSH bedelini talep ettiği, 6719 S.Y. ile değişik 6446 sayılı yasanın 17. Maddesi d fıkrası ile PSH bedelinin perakende satış bedeli içinde yer aldığı ve bu hükmün Serbest olmayan tüketiciler için geçerli olduğu, 6446 sayılı yasanın değişik 17.(f) bendi uyarınca Serbest tüketicilerden tedarikçisini seçmeyenlerle ilgili EPDK'ca dava öncesi dönemlerde uygulamaya konulmuş bir son kaynak tarifesi bulunmadığı, EPDK tarafından uygulamaya konulan tarifelerde yer alan PSH birim bedellerinin Serbest Tüketiciler için uygulanma kabiliyetinin bulunmadığı, 6719 S.Y. ile getirilen değişikliklerin PSH bedeli açısından bir değişikliğe neden olmadığı, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin Serbest Tüketiciler Serbest tüketici kapsamı 20.Maddesinde “a) İletim sistemine doğrudan bağlı olan tüketiciler, b) Bir önceki takvim yılına ait toplam elektrik enerjisi tüketimleri serbest tüketici limitini geçen tüketiciler, c) İçinde bulunulan yılda gerçekleşen toplam elektrik enerjisi tüketimleri serbest tüketici limitini geçen tüketiciler d) İçinde bulunulan yılda serbest tüketici limitini geçeceğini görevli tedarik şirketine taahhüt eden ve bağlantı anlaşmasındaki bağlantı veya sözleşme gücü dikkate alınarak hesaplanan tüketim değeri serbest tüketici limitini geçen yeni tüketiciler.” koşullarından herhangi birini sağlayan tüketicilerin serbest tüketiciler olarak kabul edileceğinin belirtildiği, davacının Ocak 2015-Aralık 2015 tarihleri arasında yani tüketim yılında gerçekleşen toplam elektrik enerjisi tüketimleri 192.746.206,80 kWh olup yıllık serbest tüketici limiti olan 4.000 kWh/yıl miktarını geçtiği, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin Serbest Tüketiciler Serbest tüketici kapsamı 20.Maddesi c) ve d) bendi maddelerini sağladığı, davacının Serbest Tüketici olarak değerlendirilebileceği, son kaynak tarifesinin yayımlandığı 2016 yılı başına kadar iade talebinin yerinde olacağının değerlendirildiği, davacıya 4002371616 Tesisat numaralı abonelik için PSH ve sayaç okuma bedeli fazla tahsilat miktarı KDV dahil 599.763,03 TL olarak hesaplandığı belirtilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nun 355.md hükmüne göre istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı bilgi ve belgelere, özellikle istinaf olunan ilk derece mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre, uyuşmazlığa uygulanması gereken zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğu, bu sürenin de her bir faturanın tahsil edildiği tarihten itibaren başlayacağı gözetilerek, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğinden, davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı Esastan Reddine karar verilmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı ile davalı vekillerinin istinaf başvurularının HMK.'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı Esastan Reddine, 2-Alınması gereken 615,40 TL harç peşin alındığından davacıdan harç alınmasına yer olmadığına, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 40.954,16 TL harçtan davalı tarafından yatırılan 10.329,00 TL’nin mahsubu ile bakiye 30.625,16 TL nispi karar ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf kanun yoluna başvuranlar üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yolu açık olmak üzere, 02/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır