Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alı
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin davalı şirketlerin kurucusu olan ...'ın kızları oldu ...'ın ise öz kardeşleri olduğunu, muris ...'ın özel du sebebiyle yurtdışına çıkacak olması ve şirketleri idare etmekte zorlan gerekçesiyle bu şirketlerdeki hisselerini emaneten oğlu ...'a devretti bu devrin bila bedel yapıldığını, ...'ın Türkiye'ye dönmesi üzerine ... tarafından iade edileceğini, ... üzerinde görülen hisselerin toplamının, %97'sinin müteveffa ...'a ait olduğunu, bu oranın hiçbir şekilde sermaye artırımından etkilenemeyeceğini, ... tarafından belgelerin sahte olduğu gerekçesiyle müvekkilleri aleyhine Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, yapılan soruştuma üzerine müvekkilleri hakkında takipsizlik kararı verildiğini, belgelerin muris ... tarafından 2005 - 2007 yılları arasında müvekkili davacı ... 'a ileride kendisine bir şey olacak olması veya haklarını koruyamayacak bir hale gelmesi halinde gerek kendisinin gerekse de diğer çocuklarının bir hak kaybına uğramamasını teminen verildiğini, zaman içerisinde ...'ın şirkete ait menkul ve gayrimenkulleri gerektiği gibi idare etmemesi, sahibi gözüktüğü hisselerin %97'sinin gerçekte babası ...'a ait olduğunu kabul etmeyerek şirketin asıl sahibi imiş gibi davranmaya başladığını, müvekkillerinin mirasçılık payları oranında adlarına tesciline ve şirket pay defterine işlenmesine karar verilmesi amacıyla Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açtıklarını, davanın henüz derdest olduğunu, ...'ın 30.06.2014 tarihli şirket genel kurulu toplantısında kendisinde bulunan çoğunluğunu da kullanarak müvekkillerinin itirazlarına rağmen şirket ana sözleşmesi tadiline gittiğini, TTK m. 395 ve 396 hükümlerinde yer alan işlemleri yapabilmek amacıyla yetki aldığını ve gerek ...'ın gerekse de diğer kardeşlerini ileride telafisi imkansız zararlara sokacak bir art niyet gösterisinde bulunduğunu, iş bu genel krul kararlarının iptali maksadıyla Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan davanın Yargıtay aşamasında olduğunu, 28.06.2017 tarihinde yapılan genel kurula müvekkillerinin pay sahibi ortaklar olacak çağrılı olduğu halde müvekkillerine vekaleten ...'un toplantıya katılmak üzere hazır bulunduğu halde toplantı başkanı tarafından sicil gazetesinde de yazılı olduğu üzere toplantıya katılamayacağı yönünde karar alınması ve müvekkillerinin genel kurul toplantısına katılması ve kararlara iştirak etmesinin engellenmesinin kanunun açık ve emredici hükümleri gereği genel kurul kararlarının geçersizlik halini oluşturduğunu ve genel kurulda alınan kararların ve genel kurulun iptali sebebinin doğurduğunu beyanla, her iki anonim şirket olağan genel kurul kararlarının butlan hükmünde olduğunun tespitine, bu mümkün olmadığı takdirde her iki şirket genel kurul kararlarının iptaline, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; 28.06.2017 tarihli davalı şirketlerin olağan genel kurul toplantılarına katılmak üzere davacıların temsilcisi olduğu ileri sürülen Av. ...'un şirket merkezine geldiğini, noterlikçe düzenlenen vekaletnamelerin TTK m. 445 gereği Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğinin 21/1 maddesinde anılan ve ayrıca 08.06.2017 tarihli ... sayılı TTSG 676.sayfasında ilan edilen toplantı davetinde örneği verilen vekaletnamenin unsurlarından olan pay adedini içermemesi, vekaletnamede yazılı hisse oranı ibaresinin yönetmelikte yazılı adedini göstermemesi nedeniyle toplantıya alınmadığını, davacıların yetkisiz olarak genel kurulda kendilerini temsil ettirmeleri neticesinde toplantılarda anılan kararlar hakkında dava açma haklarının ortadan kalktığını, TTK. m. 425 ve HMK. m. 114. dava şartlarının oluşmadığını, davalı şirketlerin 28.06.2017 tarihli usulüne uygun şekilde toplanan genel kurulda alınan kararların oy çokluğuyla karara bağlandığını, davacıların taleplerinin tamamen haksız olduğunu, davacıların dava dilekçesindeki ilanın durdurulması ve yürütmesinin geri bırakılması hakkında hiçbir kesin inandırıcı delil ibraz edemediğini, davacının huzurdaki davada elindeki sahte düzenlenmiş belgelerle, TTK'nun genel kurul kararlarının iptaline veya butlan sebebiyle geçersizliğinin tespitine dair hiçbir hak elde edemeyeceğinin aşikar olduğunu beyanla, davanın reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.